Japonlar Türkiye’yi nasıl bilirler!

04:0015/03/2015, Pazar
G: 12/09/2019, Perşembe
Abdullah Muradoğlu

“BM Afet Risklerinin Azaltılması III. Dünya Konferansı”nı izlemek için bir kaç gündür Japonya’dayız. Konferans Japonyanın kuzeyindeki “Sendai” kentinde yapılıyor. 2011 depreminden en fazla zararı Sendai ve çevresi görmüştü. Konferansta önümüzdeki 10 yıl için afet risklerini azaltma konularını içeren politikalar belirlenecek. Konferansta ülkemizi Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş temsil ediyor. Numan Bey ve beraberindeki “AFAD” heyetinin havaalanından başlayarak ilgiye mazhar olması dikkat çekiciydi.

“BM Afet Risklerinin Azaltılması III. Dünya Konferansı”nı izlemek için bir kaç gündür Japonya’dayız. Konferans Japonyanın kuzeyindeki “Sendai” kentinde yapılıyor. 2011 depreminden en fazla zararı Sendai ve çevresi görmüştü. Konferansta önümüzdeki 10 yıl için afet risklerini azaltma konularını içeren politikalar belirlenecek. Konferansta ülkemizi Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş temsil ediyor. Numan Bey ve beraberindeki “AFAD” heyetinin havaalanından başlayarak ilgiye mazhar olması dikkat çekiciydi. Japonlar Türkiye’ye büyük bir muhabbet besliyorlar. Meraklı bakışlarla heyeti izleyen Japonların Türkiye’den geldiğimizi öğrendiklerinde yüzleri gülmeye başlıyor. Aynı ilgiyi “Tokyo Türk Camii”ne Cuma namazı için gelen çeşitli milliyetlerden müslümanlardan da görüyorsunuz.

Japon halkı ile Türkiye arasındaki muhabbetin tarihi 19. yüzyıl sonlarına uzanıyor. 1890’da Japon İmparatoruna bir dostluk ziyareti gerçekleştiren “Ertuğrul Fırkateyni”nin dönüş yolunda başına gelen kaza Japon halkını çok etkiledi. Bu talihsiz kazada 500’den fazla denizcimiz şehit oldu. Şehitlerimiz Japonya’nın küçük bir adasında toprağa verildiler. Bu talihsiz kaza iki ülke arasındaki dostluğun simgesi oldu. Faciayla gelen dostluk Japonların İslam’a bakışını olumlu etkiledi. Bu konudan bahsederken Japonya’da İslam’ın tanıtılması ve yayılmasında büyük emeği geçen Abdürreşid İbrahim’i anmadan geçmek yakışık almaz. Japon İmparatorluk ailesiyle iyi ilişkiler kuran Abdürreşid İbrahim Efendi, Rus esaretinden ötürü Japonya’ya hicret eden Kazanlı Türklerin bir cemaat olarak tanınmasını da sağladı.

Bütün hayatını İslam aleminin kurtuluşuna adayan Abdürreşid İbrahim’in, Osmanlı Devleti'nin son döneminde yaşanan Trablusgarp, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Harbi’nde yaptığı hizmetleri maalesef genç kuşaklarımız pek bilmiyor. 1909’da Tokyo’ya giderek “Asya Derneği” kuran Abdürreşid İbrahim sömürgecilere karşı “Asya dayanışması”nı savunan çok yönlü bir mücadele adamıydı. Mehmed Akif Ersoy’un “Süleymaniye Kürsüsünde” başlıklı şiirinde övgüyle söz ettiği Abdürreşid İbrahim, 1852’de Rus esareti altındaki Kazan’da doğdu. Bir süre Türkiye’de yaşayan Abdürreşid İbrahim 1933’te Tokyo’ya giderek kalan ömrünü Japonya’da İslamın yayılması için harcadı.

Sendai Konferansı için Japonyaya gelen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un “Tokyo Türk Camii”nden sonra ziyaret ettiği ikinci mekan Abdürreşid İbrahim Efendi’nin kabriydi. Tokyo’da yaşayan Kazanlı, Türkiye’li ve diğer ülkelerden kalabalık bir grubun katıldığı Tama Mezarlığındaki dua töreninde Numan Bey duygulu anlar yaşadı. Abdürreşid İbrahim’in mücadele hayatından bir kaç sahne anlatan Numan Bey, merhumun Japonya’da daha fazla tanındığına dikkat çekti. Ertuğrul Faciası ve Abdürreşid İbrahim Efendi iki ülke arasındaki ilişkide iki önemli tarihi figür. Bir diğer önemli figür ise İran-Irak savaşının en sıcak günlerinde Tahran’da mahsur kalan 215 Japon’un Başbakan Turgut Özal tarafından gönderilen bir uçakla tahliye edilmesiydi. Irak’ın Tahran’a saldırısından 3 saat önce gerçekleşen bu nefes kesici tahliye operasyonunu Japonlar hâlâ sitayişle yâd ediyorlar.

Tokyo’dan “Afet Riskini Azaltma Konferansı”nı izlemek için beş altı saatlik mesafedeki Sendai şehrine doğru hareket ederken zihnim hâlâ bu üç sahne arasında gidip geliyordu. Konferansta neler oldu, neler konuşuldu, mevzusuna girmeden evvel Tokyo’da neler yaşadığımızı anlatmayı daha uygun buldum. Konferans devam ediyor, vaktimiz var.

#japonya
#türkiye
#afet riskleri