
Matematik bilmeli insan, hayatını idame ettirmek için… Hesabını bilmeli! Nasıl kazanacağını ve nasıl harcayacağını iyi hesap etmeli. Harcarken kazanmalı, kazanmak için harcamayı iyi bilmeli. İster ev, ister araba hatta insan kazanmak bile var bunun içinde… Bir insanı kazanmaya uğraşırken beş insanı üzmemeli. Beş insan şöyle böyle diyor diye, belki de hayatının en önemli insanı olacak birini yok saymamalı… Hesap etmeli yarını! Biriktirmeli parayı da, sevgiyi de… Yeri gelince de harcamaktan çekinmemeli! Eli ve gönlü açık ama her zaman aldıklarıyla verdiklerinin ayarını gözetmeli… Biliyoruz ki; almadan vermek Allah''a mahsus sadece...
Sırf matematik uğruna kredi kartı gibi de olmamalı insan! Olmayanı var gibi gösterip harcamamalı… Cepte olana da habire taksit yapmamalı… Peşin fiyatına taksitli diye alıp çantasına attığı malı aylarca ödememeli! Saygı duymalı emeğe ve kıymete… Nasılsa benim olacak diye, kıymeti düşermemeli!
Fizik de bilmeli insan!
Bilmeli ki, başkasına yaptığı bir etkinin tepkilerine de hazırlıklı olmalı. Suyu 100 derecede kaynadığını bildiği gibi uzun süre kaynarsa biteceğini de bilmeli! Seviyorsa sevdiğini göstermeli, sonra sevgi beklemeli… Bir telefon veya bir söz için dünyanın fizik kuralını alt üst etmemeli. Isınan havanın yukarı çıktığını bilecek kadar eğitimliyse, sıcak bir sözün karşısındakini de ne kadar mutlu edeceğini bilmeli… Hiçbir şey bilmiyorsa fizik adına, bir tokat atmalı bazen yanağına ayna karşısında hiç acımadan! Hemen bakamadığını görmeli kendine bile utancından…
“El yumruğu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz sanır” derdi zamanında bir güzel abim! Gücümü kuvvetimi ilk hissettiğim yaşlarımda ne de canım yanmıştı omzuma yapıştırdı bir yumrukla ama çok haklıydı! Şimdi burada bunu yazıyor olmaktan çok mutluyum. O gün canım yanmıştı ama ben can yakmamayı iyi öğrenmişim! Can yansa da, can yakmamak doğa kanunlarına pek uygun değil ama doğada aklı ve gönlü olan bizden başka kim var ki…
En çok empati yapmalı insan!
İşte bu olgu, ne abaküste boncuk sayarak ne de lisede fizik öğrenerek kazanılıyor! Hatta matematiği ve fiziği ne kadar bilirsen bil, bunu beceremiyorsan diploman bir işe de yaramıyor hayatta… Diploma belki kariyeri getiriyor ama empati mutluluğu veriyor insana! Bence empati kendini karşındakinin yerine koymaktan önce kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapmamak aslında! Şöyle bir düşünürseniz, gerçekten bu ikinci algılama şeklinde, kendinizi bir başkasının yerine koymanıza da gerek kalmaz… Ama bu arada bazı öyle entresan karakterler vardır ki; hatta çok da yakınınızdır onlar. Her şeyi yaparlar, her densizliği ederler ama sizin de empati yapmanızı bekleyerek, aynı tepkiyi isterler! İşte budur zaten hayatın kesişen yollarındaki çıkmazlar. Sempatidir aslında, empati kelimesini ilk kez duyanın aklına gelen ama empati de sempatiyi doğurur çoğunca! Aklınız karıştıysa empati yapın şimdi… Bir düşünün bakalım, bu saate kadar nelere üzüldünüz, nelere sevindiniz? Üzüldünüz şeyleri siz ne kadar yaptınız veya yapmayarak ne kadar mutlu ettiniz karşınızdakileri… Sonuç ne kadar iyi veya bu hayatta ne kadar başarılı olduğunuzu gösterir. Ve hatta ne kadar başarılı olacağınızı da…
Mutlu olmak için neyiniz eksikse…
İşte size küçük bir analiz yapma imkanı. Ben diyorum ki; biraz matematik, biraz fizik ve çokça empati yeterli mutluluk için! Eğer mutlu değilseniz, bir gözden geçirin kendinizi? Nerede eksik varsa bilin ki; çaresi yine sizde… Eğer matematiği para, fiziği de ince bel olarak düşünmüyorsanız zaten mutluluğa da pek uzak değilsiniz.
Ama empati yapabildiğiniz kadar da mutlu olacağınızı bilmelisiniz…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.