‘Nükleer saldırı’ planları yapılıyor. ‘Asker Millet’e dönüş zamanı geldi! Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ortak ‘nükleer kalkan’ oluşturmalı. Mezhep ve etnik kimlik deliliğine bir son verin!

İbrahim Karagül
İbrahim KaragülYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 03/11/2026, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
‘Nükleer saldırı’ planları yapılıyor. ‘Asker Millet’e dönüş zamanı geldi!
Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ortak ‘nükleer kalkan’ oluşturmalı. 
Mezhep ve etnik kimlik deliliğine bir son verin!

Bir önceki yazıda, Netanyahu’nun Trump’ı da ikna ederek, nükleer saldırı dahil, dünya genelinde infial uyandırıcı bir tehdide yol açabileceğini yazdım. Bu bir karamsarlık, endişe değil, hazırlıklar bu yönde ve gerçekten coğrafyanın tamamı için tehlikeli günlerin başladığına dair çok güçlü işaretler var.

“Gizli ve açık hazırlıklar, elçiliklerin boşaltılması, konvansiyonel olmayan askeri yığınaklar, klasik bir saldırı olmayacağını, daha yıkıcı silahların kullanılacağını gösterdi. İsrail ve ABD, belki de nükleer saldırılar çağını başlatacak hazırlıklar yapıyordu.”

NETANYAHU NÜKLEER ÇILGINLIĞI DENEYECEK!

Ondan önceki yazıda da, “Eğer “Netanyahu seçilirse nükleer silahlar patlar, Türk-İsrail savaşı çıkar” dedim. Şimdi, “Netanyahu bir şekilde iktidarda kalırsa” diye aynı tezi tekrarlıyorum. Hatta kaybetse bile, hükümeti değiştirene kadar geçecek süre içinde bu çılgınlığı deneyecek!” ifadelerini kullanmıştım.

Sürekli korku yayma derdinde değilim. Ama “her şey yolunda” diyerek gevrek gevrek caka satan yazar ve güvenlikçilerin, bugün olanları ve olabilecekleri anlayabildiğini sanmıyorum.

Bütün Avrupa sokak gösterileri ile sarsılıyor. Hiçbir şey yokken Polonya bir günde darbe ile yüzleşebiliyor. Ülkelerin krize sürüklenmesi bir gün hatta saatler içinde gerçekleşebiliyor.

BİRKAÇ GÜN İÇİNDE Mİ!

Benzer bir açıklama dün ABD’li gazeteci Tucker Carlson’dan geldi: “Netanyahu’nun baskısı altındaki Trump, birkaç gün içinde İran’a nükleer saldırı emri verebilir.”

Ve Carlson bu saldırının Rusya’nın Ukrayna’ya, Hindistan’ın Pakistan’a, Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye nükleer saldırı yapmasına kapı açacağını, bunun da Üçüncü Dünya Savaşı’nı kaçınılmaz hale getireceğini söylüyor.

Şahsen Carlson’ın sözleri ile değil, kendi bölgesel okumalarım yüzünden bu tehlikeyi uzun süredir yazıyorum. Gazze’deki soykırımdan hemen sonra oluşan coğrafya ölçekli tehditler, İsrail’in zihninde olan ve hazırlıklarına da yansıyan işaretler, coğrafyamızın çok büyük bir nükleer tehdit altında olduğunu görmemize yol açtı.

SOYKIRIMIN KÜRESELLEŞMESİ, NÜKLEER SALDIRI ÇAĞININ BAŞLAMASI…

Sadece İran değil, Türkiye dahil, Suudi Arabistan, Pakistan ve bölge ülkelerinin tamamı bu tehdidi artık görüyor ve olağanüstü bir hazırlık içinde. “İsrail sorunu”nun bütün insan ırkı için ortak tehdit haline geldiğini bizler gördük, çok yakında bütün dünya, bütün insanlık görecek.

Soykırımın küreselleştirilmesi, nükleer saldırılar çağının başlatılması İsrail aşırı sağının nasıl bir hastalıklı zihin haline geldiğinin artık açık olması, bütün milletler için nasıl bir ortak tehlikenin inşa edildiğinin de göstergesidir.

Her ülke, her millet, her coğrafya, bu tehdidin küreselleşmesi yüzünden bedel ödemekle yüz yüzedir.

Türkiye içeride fon krizi ile boğuşurken, Türkiye-Azerbaycan gerilimi tartışılırken, her iki olayın da birbiriyle ilişkisi ve burada ifade etmeye çalıştığımız tehditlerle bağlantısı ortadayken, gözlerimizi açık tutmak, ülkemizi ve coğrafyamızı düşünmek, olağanüstü tedbirler almak ve bunu asla geciktirmemek zorundayız.

İRAN’DAN SONRA TÜRKİYE Mİ? MEKKE VE MEDİNE’YE YÖNELİK BÜYÜK BİR KOMPLO DENENECEK…

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai’nin; Mekke İttifakı’nın Tahran ziyareti sırasında, “İsrail’in İran’dan sonra Türkiye ve Suudi Arabistan’a saldıracağı”nın konuşulduğuna dair sözleri ne kadar gerçek bilmiyorum.

Ama artık bu tür sözlere ihtiyacımız yok. Fotoğraf ortada, ülkelerin algıladıkları tehditler ortada, bir adım sonrasına dair gerçekler ortada.

Cepheler çok net biçimleniyor. Daha İran’la savaşırken Suudi Arabistan Cephesi açtılar. Mesele artık Yemen ve Husi meselesi değil, bu ülkenin bütünlüğü meselesi oldu. Ve bu birkaç hafta içinde oldu. Artık S. Arabistan’ı parçalamaya dönük bir saldırı stratejisinin belirginleştiği ortada.

Husiler üzerinden vuranlar yarın iç çatışma, aşiret kavgaları ile bu da yetmezse Mekke ve Medine’ye yönelik korkunç bir komplo ile bunu deneyecekler.

İşte tam bu arada Ürdün’ün Suriye topraklarına yönelik hava saldırıları da bu bütün planın bir parçası olarak öne çıkıyor ve yakından izlenmeli. Çünkü devamı gelecek.

MEZHEP VEYA ETNİK KİMLİK DERSENİZ İMHA OLURSUNUZ. BU DELİLİĞE BİR SON VERİLMELİ!

Kimse etnik farklılıklar, mezhep ayrışması üzerinden bu olaylara bakmasın. Çok büyük hata yapar ve ülkelerinin imhası ile karşı karşıya kalır.

Bu coğrafyada, ülkeler arası çatışmalar, iç çatışmalar, İsrail ve Batılı işgaller tamamen etnik, mezhep çatışmaları, ayrışması, düşmanlıkları üzerinden formatlandı. Artık bu deliliğe bir son verme zamanı geldi.

İran’a ilk saldırdıklarında, kimse İran’ın bu kadar direnebileceğini düşünmedi. Birkaç hafta içinde çöker, rejim devrilir, İran halkı yönetime el koyar diye düşünüldü. Ama ABD ve İsrail daha Hürmüz Boğazı’nı geçemedi. İran füzeleri hesaplarını bozdu.

İRAN; BİZ DE NEW YORK’U, WASHINGTON’I VURURUZ! MÜMKÜN MÜ?

Herkes İran’ın sadece kendini savunacağını düşündü. Kimse bölgedeki ABD üslerine böylesine saldırı yapma cesareti göstereceğini öngörmedi. ABD üsleri, tarihte ilk kez böylesine vuruldu ve kendini savunamadı bile. İran savaşının hesap bozucu yanı bu oldu.

Şimdi ikinci kez saldırıya hazırlanıyorlar. Bu sefer “nükleer silahla çökertelim” diyorlar. Bu ülkeyi işgal etme güçleri yok. Hava ve füze saldırıları ile dize getiremiyorlar. İran halkı da yanlarında olmadı. Onlara göre tek seçenek nükleer saldırı…

Buna karşı İran, bölgedeki değil, İngiltere ve Almanya’daki ABD üslerini de vuracaklarını, New York ve Washington’u vuracaklarını açıkladı.

HER ÜLKENİN BİR SÜRPRİZİ OLACAK.

Bu mümkün mü? Bence mümkün. Füze teknolojisinin sınırı yok, yeryüzünde ulaşamadığı yer yok. Yeni savaş teknolojilerinde artık “cephe” yok.

Peki İran ABD başkentini füzelerle vurursa ne olacak. Ya da Avrupa şehirlerini, Avrupa’daki ABD üslerini… Bu mümkün. Kimin elinde ne kadar uzak menzilli füze olduğunu artık kimse bilmiyor.

Her ülkenin sürprizleri olabilir. Ya da İsrail’in nükleer silah kullanması sonrası İran da İsrail’e nükleer füze gönderirse ne olur? Evet, görünüşte İran’ın nükleer silahı yok. Peki ya varsa ya da bir yerlerden tedarik etmişse?

YA İRAN İSRAİL’E NÜKLEER FÜZE İLE VURURSA!

Dünya hiç bu kadar küresel bir tehditle yüzleşmedi ve hiç bu kadar sınıra dayanmadı. Her an, ardı ardına şehirlerin üstünde nükleer silahların patlayabileceği korkusu oluşmadı. Bir sabah nasıl bir “kış”a uyanabileceğimiz konusunda bu kadar endişe içinde olmadı.

Bütün bu tehditlerin tamamı İsrail odaklıdır, İsrail kaynaklıdır. “İnsan ırkına savaş açtılar” derken kastettiğimiz de budur.

TÜRKİYE, PAKİSTAN VE S. ARABİSTAN ACİLEN ORTAK NÜKLEER GÜÇ OLMALI.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, acilen ve gün geçirmeksizin bir ortak nükleer caydırıcılık oluşturmalı. Ortak nükleer savunma kalkanı oluşturmalı. Bunun artık tartışılacak yanı kalmadı.

İsrail’den nükleer tehdit bütün bölgeye yayılabiliyorsa aynı tehdidi İsrail de hissetmeli. Milletleri ve ülkeleri imha etmeyi kafalarına koymuşlarsa kendileri de imha edilme tehlikesi içinde olmalı.

Barış, çözüm adına bölgesel ve küresel hiçbir mekanizma kalmadı. Türkiye ve birkaç ülke, Erdoğan ve birkaç lider dışında insanlığı tehditlerden koruma, barış masaları kurma girişiminde kimse ve hiçbir uluslararası mekanizma kalmadı.

“Ya saldıracaksın ya savunacaksın” dışında insanlığın önünde hiçbir yol, seçenek kalmadı. Savunmada kalmanın intihar anlamına geldiği böylesi bir zaman hiç olmadı.

TÜRKİYE; BU HALDE, İÇERİDE ÖRTÜLÜ HAREKETLERE “TAHAMMÜL” EDEMEZ.

Boşverin Husiler’i, Somaliland’i, Eş-Şebab’ı… Onlar sadece aparat, sadece başkalarının coğrafyamızdaki silahlı güçleri. Her büyük musibet benzer yapılar üzerinden servis edildi, kapıyı onlar açtı, diğerleri girdi.

Ama artık bunların ömrü de bitti. Doğrudan saldırı dönemi başladı. Bu da milletlerin savaşına doğru sürüklenme anlamına geliyor.

Türkiye, bir an önce, vakit geçirmeksizin, fon ya da diğerleri, içerideki sorunları radikal biçimde çözmek, temizlemek ve coğrafya ölçekli bu yeni büyük tehdide hazır olmak zorunda.

Böyle bir dönemde kişisel hevesleri peşinde koşanlar ile, içeride başta tür örgütlenmeler içinde olanlara karşı tahammül sınırı olmaz. Devlet bir şeylere hazırlanırken, millet büyüyen tehditleri fark ederken içeride örtülü hareketlerin bir an önce çözülmesi ve etkisizleştirilmesi gerekiyor.

Biz Mustafa Sarıgül’ün kirli dosyaları ile, kim daha çok milyar kazanmış soruşturmaları ile, hangi bürokrat devletine ihanet etmiş örnekleri ile boğuşurken onlar, ülkeleri nükleer saldırılarla imha etme planları yapıyor. Durum bu kadar çarpık işte.

ERTELEMEK, GECİKMEK İNTİHARDIR. “ASKER MİLLET”E DÖNÜŞ ZAMANI!

Netanyahu’nun iktidara gelip gelmeyeceği belli değil. Ama ABD ara seçimlerinden hemen sonra bir şeyin deneneceği açık. Dünya bu uğursuz fırtınayı engelleyebilir mi? Engellemeli. İsrail durdurulmalı, diz çöktürülmeli, etkisizleştirilmeli, gücü elinden alınmalı.

İsrail var olduğu sürece 21. yüzyıl boyunca bu coğrafyada barış olmayacak. Şimdi anlıyoruz ki, İsrail var olduğu sürece 21. yüzyılda dünyada da barış olmayacak.

Çok konuşulan Üçüncü Dünya Savaşı’na da İsrail sebep olacak. İnsan ırkı ila savaşan, “Tanrı”ya savaş açan bu milletin, yeryüzünü büyük felaketlere sürükleyeceğine dair artık hiçbir şüphe kalmadı.

Uyumak intihardır. Gecikmek intihardır. Ertelemek intihardır. Türkiye çok acil nükleer güç olmalı. “Asker millet”e dönüş zamanı!

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026