Hiç öyle lafı eğip bükmeden, fincancı katırları ürker mi diye endişe etmeden, kim ne düşünür diye umursamadan, meramımı ifade için seçtiğim kelimelerin isabeti hususunda tereddüde düşmeden sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeceğim: İnsanımız artık siyasetçilerden nefret ediyor!

Devlet bizde babadır, anadır; bir evladın ana babasına göstermesi gerekene denk bir hürmete layıktır, kutsaldır. Asırlarca dilimizden düşmeyen terennümü anlatmaya iki mısra kâfi gelir bu hususta:

“Biz bir din biliriz bir de padişah

Bin yıl ömür versin hazreti Allah”

Devlet ve ricalinin kalbimizde, idrakimizde ve tasavvurumuzda portresi budur. Dedelerimiz bu şuurla can vermiştir gaza meydanlarında, nenelerimiz bu duyguyla sırtında cepheye mermi taşımıştır, babalarımız bu şuurla devlet eliyle yapılan en olmadık işlere dahi rıza gösterip, yutkunup geçmiştir. Allah devlete zeval vermesin duası bize onlardan yadigârdır. Biz devlet adamlarına hürmet eder, muhabbet besler, hayranlık duyarız. Devlet de ricâli de baş tacıdır bizde.

Gel gör ki en son yaşanan olaylarla birlikte insanların devlete bir parça itimadı, siyasetçilere zerre hürmeti kalmadı. ‘En son yaşanan olaylar’ ifadesiyle kastedileni kendince yorumlayıp da hiç kimse ellerini iştahla ovuşturmasın. İktidarı, muhalefeti, bürokratı, milletvekili, belediye başkanı, teşkilat mensubu hemen herkes bu cümlenin parantezine dahil artık. Herkes demek biraz insafsızca değil mi? Değil! Kurunun yanında yaş da yanıyor, temiz olana bile ya kirlenme potansiyeli var olduğu için yahut kirlenene mâni olmadığı için mesafeli duruyor artık insanımız.

Programlar vesilesi ile ülkeyi dolaşıyoruz, sosyal medyada yazılan çizilene bakıyoruz, dost meclislerinde sohbet buraya gelince ekşiyen yüzleri görüyoruz; manzara çok vahim! İktidarın hatalarını görüp muhalefete alternatif alan açan umut da yok artık; bu muhalefetten bir cacık olmaz deyip ehven-i şer kabilinden iktidara yeniden meyleden tahammül de! Al birini vur ötekine hesabı memleket!

“Geçenler geçti seni uçtu pabucun dama

Çatla Sodom-Gomore patla Bizans ve Roma”

Siyasetçilerin isminin aynı cümlede geçtiği kelimeler hadiseyi özetlemeye yetiyor, fazla söze gerek yok: Uyuşturucu, zina, rüşvet, torpil, fesat, üçkağıt, dolandırıcılık, adam kayırma, iltimas, irtikap, yüzsüzlük, kibir, adaletsizlik, kul hakkı… Bütün bu meseleleri çözsün diye var olan siyaset müessesesinin aktörleri bizzat bu meselelerle anılır oldu, daha ne diyeyim? Dün oturduğu mekânın önünden bir siyaset erbabı geçecek olsa asırların kalbine yüklediği idrakle hürmeten ayağa kalkan insanımız bugün sokakta bir siyasetçinin gölgesini görse yüzünü buruşturup yolunu değiştiriyor. Dün bir siyasetçiye yakın olmakla itibar devşireceğine vehmeden anlayış, bugün cümle siyasilerden berî olmakla saflığını ve temizliğini ispat etmenin yegâne yoluna dönüştü. Yakında kız isteme merasimlerinde ‘oğlumuzun içkisi, kumarı yoktur’ dedikten sonra ilave dilecek cümle ‘siyasetle alakası yoktur, siyasetçi tanıdığı yoktur’ olursa şaşırmam.

Bu kadar çürümüşlük, kokuşmuşluk ve yıpranmışlık içindeki siyaset müessesesinin yeniden umut ve güven verir hale gelmesi için küçük, isim odaklı, milletin gazını alma kabilinden birtakım rötuş ve makyajlara değil köklü, derin, sarsılmaz bir glasnost ve perestroykaya ihtiyaç var. Kadrolar, siyaset yapma biçimi, üslup, teşkilat yapısı, yasa çerçevesi; her bir şey sil-baştan ele alınmak zorunda. Siyasetçilerimizin cümle içinde kurmayı çok sevdiği ‘İstiklal ve İstikbal’ ifadesini bendeniz artık ‘istiğfar ve istikamet’ mücadelesi olarak telaffuz ediyorum. Zira istiğfar ve istikamet mevzu halledilmedikçe istiklal ve istikbal git gide tatlı bir masala benziyor, fazlası değil.

Eskiden oy verirken memleketi bu sıkıntıdan kim kurtarır, ekonomiyi kim düzeltir, ülkeyi yönetebilecek kadrolar kimde var, hangi liderin hitabet ve karizması ne kadar gibi birtakım kriterlere bakardı seçmen. Önümüzdeki seçimlerde oy verirken görünen o ki seçmenin tek bir sorusu olacak: Kim ahlaklı, kim beni aldatmaz? Bu sorunun cevabını siyasi parti ismini eksene alarak sorarsak şu an itibariyle Türkiye’de gönül huzuru ve rahatlıkla iktidar olabilecek bir siyasi parti var mı yok mu sorusunun cevabını size bırakayım. Yok eğer seçmen bu soruya cevap ararken parti ismine değil lidere bakacaksa iktidar olabileceğini gördüğüm tek bir kişi var ama onun da iktidar olabilmesi için ya partiyi kapatıp yeni bir parti ile arz-ı endam etmesi lazım yahut yüreklere su serpecek, o güveni yeniden inşa edecek samimi, radikal, ciddi ve köklü değişiklikleri yaparak, yeni yüzler ve yepyeni bir ufuk ve anlayışla ve ilk günkü aşkla yeniden yola çıkması!

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026