ABD’de bugün yapılacak olan ara seçimler öncesinde ilginç tartışmalar yaşandı. “Dünya Yahudi Kongresi” Başkanı Ronald Lauder İsrail’in ABD’de Demokrat Parti’yi kaybettiğini, Cumhuriyetçi Parti’yi de kaybetmek üzere olduğunu söylemişti. Sıkı İsrail yanlısı çıkışlarıyla tanınan Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz de epeyce süredir aşağı yukarı aynı şeyleri söylüyor.
Ekim ayında “Wall Street Journal”a konuşan Cruz, “Son iki yılda sağ kanatta, hayatım boyunca gördüğümden daha fazla antisemitizm gördüm” diyordu. Cruz de İsrail’e koşulsuz desteğe son verilmesini isteyenleri “Yahudi Karşıtı” ilân eden çevrelere ayak uyduruyor.
2028’deki seçimlerde “Başkan aday adayı” olması beklenen isimler arasında yer alan Cruz, Cumhuriyetçi genç tabanda giderek artan İsrail aleyhindeki duyguların partinin İsrail yanlısı tutumunu tehlikeye attığını düşünüyor. Cruz, Senato ofisinde çalışmak üzere başvuran Cumhuriyetçi gençlerin çok önemli bir bölümünün ‘Yahudi karşıtı’ olduğundan şikâyet ediyor.
Cruz’ün Cumhuriyetçi genç seçmenler üzerinde bir hayli etkili olan ve İsrail’i yüksek sesle eleştiren programcı Tucker Carlson’ın ABD Başkan Yardımcısı JD. Vance ile yakın ilişkisinden rahatsız olan İsrail yanlısı çevrelere kendisini “alternatif” olarak sunmaya çalıştığı anlaşılıyor.
Trump Kampı’ndaki “Önce Amerika” ile “Önce İsrail” yanlıları arasında kıyasıya bir rekabet söz konusu. Bu rekabet partinin geleceği ve 2028’deki başkanlık seçimleriyle de yakından ilgili tabii. “Neocon’lar” ve “Müesses Nizam Cumhuriyetçileri” olarak nitelenen kanatlarsa Trump’tan sonra Cumhuriyetçi Parti’nin eski kodlarına yeniden kavuşacağını umut ediyorlar.
Analizciler Cumhuriyetçi Parti’nin yerleşik güçlerini temsil eden isimlerin yaşlı kesimlere hitap ettiklerini, genç seçmenler üzerinde etkili olmadıklarını vurguluyorlar. “Genç Demokratlar” gibi “Genç Cumhuriyetçiler” de partilerinin koşulsuz İsrail yanlısı tutumuna isyan ediyorlar.
Trump’ın ilk döneminde “Beyaz Saray Başstarejisti” olan ve kendini “popülist milliyetçi” diye niteleyen Steve Bannon da 31 Ekimde “Financial Times” gazetesinde yer alan röportajında ara seçimlerin hemen ardından Cumhuriyetçi Parti’de iç savaşın şiddetleneceğini söylüyordu.
Amerika’da Yeni Sağ’ın ideologları arasında sayılan Bannon’ın Trump’la inişli çıkışlı bir ilişkisi var. İsrail’in çıkarları için İran’a savaş açılmasının şiddetle aleyhinde olan Bannon, Trump’la bu konuda anlaşmazlık yaşıyor. Bannon 3 Kasım’daki ara seçimlerden sonra İran’a yapılacak yeni bir saldırının ise Trumpçı Kamp’ta çok şiddetli bir muhalefetle karşılaşacağını belirtiyor. Bannon kendisinin de savaşa karşı gelişen muhalefetin ön saflarında yer alacağını ilân ediyor.
Bannon, Cumhuriyetçi Parti’nin yerleşik güçlerinin Trump’ı “geçici bir yaz fırtınası” olarak gördüklerini, bu güçlerin Trump sonrasında partinin “Neoliberal” ve “Neocon” politikalara döneceğini umduklarını belirtiyordu. Bannon’a göre Cumhuriyetçi Parti için o yol artık kapalı.
Bannon 3 Kasım’dan sonra “İsrail”, “İran” ve “göç politikası” gibi konuların Cumhuriyetçi Parti’de şiddetli ayrışmalara yol açacağını belirterek, “Bu konular etrafında taraflar arasında şiddetli bir mücadele yaşanacağını ve farklı kampların giderek taraflarını seçeceğini göreceksiniz. 2027 yılına gelindiğinde, bu süreçten yeni liderler ortaya çıkacak” diyordu.
İsrail konusunda bir diğer gelişmeyse Demokrat Parti’de yaşanıyor.” İsrail Lobisi” İsrail’e mesafeli isimlerin aday olmaması için çok büyük miktarlarda para harcamıştı. Lobi Michigan Eyaletinde Senato için adaylık yarışında Dr. Abdul El-Sayed’in rakiplerini desteklemiş, ancak başaramamıştı. Lobi’nin desteklediği Kongre Üyesi Haley Stevens ön seçimi kaybetmişti.
Bu kez İsrail Lobisi, El-Sayed’in Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers’ın kazanması için yoğun bir çaba içerisinde. Haley Stevens’ın seçimlerden hemen önce pozisyon değiştirerek Rogers’ı desteklediğini açıklamasıysa şiddetli tepkiyle karşılandı. Stevens’in yakın çalışma ekibinden, özel kalem müdürü ve iletişim direktörü dahil çok sayıda isim görevlerinden istifa ettiler. Michigan Eyaleti Demokrat Parti yönetimi de Stevens’in artık parti üyesi olmadığını ve bir daha da asla üye olamayacağını duyurdu. Trump ise Stevens’i tebrik etmekte gecikmedi.
Demokratlar’ın Temsilciler Meclisi’nin yanı sıra Senato da çoğunluğu kazanma ihtimalleri var. Bu bakımdan Michigan kritik önemde. İsrail yanlısı Demokrat siyasetçilerinse Senato’nun kontrolünün Cumhuriyetçiler’in eline geçmesini mesele etmedikleri dikkatlerden kaçmıyor.

