
“Açılım”ın TBMM''de “kapalı oturum”da görüşüleceğine ilişkin iddialar ve en büyük iki muhalefet partisinin bu “kapalılığa” ilişkin açıklamalarını dinlerken epeyce yıl önce bu tür oturumlara ilişkin bir yazı yayımladığımı hatırlar gibi oldum.
Yanılmamışım, 2003''ün ekim ayında yayımladığım “Sağır ve Dilsiz Kavaslar” başlıklı yazı karşımdaydı.
Bu yazı meşhur “tezkere” meselesi dolayısıyla yazılmış.
“Tezkere”nin TBMM''de “kapalı oturum”da görüşülecek olmasına takmışım o gün de.
Yazı, “kapalı oturumlar”da genel kurulda milletvekilleri ve (locada) Cumhurbaşkanı dışında bulunmasına izin verilen “sağır ve dilsiz kavaslar” bahsiyle açılmış.
Şöyle yani:
“Yanılmadığımı sanıyorum; TBMM Genel Kurulu''nun ''gizli oturum''larında, içeride milletvekillerinin dışında sadece ''sağır ve dilsiz kavaslar''ın bulunması sanıyorum hemen herkesin ilginç olduğu kadar ''ciddi'' de bulduğu bir manzara... Hani şöyle insanın ''içini titreten, kalp atışlarını hızlandıran'' bir ''ciddiyet'' bu... ''Devlet işi'', ''devlet terbiyesi'' gibi ''devlet tapınması''nın taşıyıcısı olan bir takım ifadelere çok alışık olan toplumumuzun ''sağır ve dilsiz kavaslar''dan söz edildiğinde de heyecanlandığını sanıyorum...”
Doğrusu, konuya ilişkin görüşüm bugün de aynı. Düşünün “kapalı” ya da “gizli” bir oturumdan söz edilmesi bile yeter… Bunun üzerine bir de genel kurul salonunda sadece “sağır ve dilsiz kavaslar”ın yer alması eklenince, kimin kalp atışları hızlanmaz?
“Sağır ve dilsiz kavaslar” meselesinin “imparatorluk” artığı bir alışkanlık olduğunu söylemişim. Bunun hemen ardından da şu soru gelmiş:
“Demokratik bir cumhuriyette ne işi var “sağır ve dilsiz kavaslar”ın?
Bugüne gelecek olursak:
AK Parti''nin “Açılım” projesini-yol haritasının TBMM''de “kapalı oturum”da görüşülmesini istediği söyleniyor.
Bu “söylentiye” karşı en büyük iki muhalefet partisi ise, “kapalı oturum”u kabul etmeyeceklerini ilan etti.
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay''ın konuya ilişkin açıklaması şöyle: “Bu projenin muhatabı millettir diyorlar. O zaman Meclis''te kapalı oturum yaparak milletten neyi kaçırıyorsunuz? Milletin neyi bilmesini istemiyorsunuz. Millete sunacağınız proje yoksa milletin benimsemeyeceği projeler mi, onların bilinmesini mi istemiyorsunuz?”
Doğrusu benim de bazı yönlerine katıldığım bir açıklama bu. Ama “bazı yönleri”ne sadece. Çünkü Okay, meseleyi öyle sunuyor ki, sanırsınız ki “kapalı oturum”da her şey olup bitecek ve “millet” bir bakıma bir oldu bittiye getirilecek.
Tuhaf bir akıl yürütme doğrusu… Oturumun “kapalı” olması ile iddia edilen gelişmeler arasında böyle bir ilişki nasıl kurulabilir?
Ama dediğim gibi, Okay''ın “muhatabı millettir denen bir projenin ''kapalı oturum''da görüşülmesini” yadırgaması yanlış değil.
Gelelim MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli''nin “kapalı”ya itirazına.
“TBMM''nin kapalı oturumunda PKK''nın siyasi temsilcileri hazır bulunacak, bu yolla PKK, İmralı ve Kandil ne konuşulduğundan haberdar olacak, buna karşılık yegane muhatap olduğu iddia edilen Türk milleti karanlıkta bırakılacaktır. “
Takdir edersiniz ki, Okay''ın açıklaması Bahçeli''nin açıklamasının yanında bir “barış mektubu” sayılır…
Bu açıklamayla ilgili olarak -önceden benzer durumlar için yaptığım gibi- ben yine TBMM Başkanı''nı göreve çağıracağım:
550 milletvekilinden oluşan TBMM bir bütündür, parçalanamaz. Bunun en iyi delili de (yanlış ama böyle) vefat eden milletvekillerinin de Meclis “üye tam sayısı”nın içinde yer sayılmalarıdır. Dolayısıyla, MHP Genel Başkanı''nın Meclis çatısı altında bulunan DTP milletvekillerini (belki bazı AK Parti milletvekili de kastediliyordur) “PKK''nın siyasi temsilcileri” olarak adlandırması karşısında ilk -sert- tepki TBMM Başkanı''ndan gelmelidir.
Toparlayacak olursak:
Adı “Açılım” olan siyasi bir projenin “kapalı oturum”da görüşülmesini istemek -gerçekten de- insanı gülümseten bir öneridir. “Açılım”ın TBMM''de görüşülmesi tam tersine apaçık olarak gerçekleşmelidir ki, “millet” kimin, hangi siyasi partinin hangi argümanlarla ve itirazlarla kürsüye çıktığını görebilsin. Yanlış anlaşılmasın; “millet” sadece muhalefet partilerinin muhalefetini değil, projenin sahibi olan iktidar partisinin sergileyeceği performansın da şahidi olabilsin. Yoksa inanın, ülke medyası görüşmeler sonrasında bizi bir kere daha “sağır ve dilsiz kavaslar” hakkında kaleme alınmış onlarca yazı ile esir alacaktır…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.