
İki emekli derneğinin sayıları 800 bine yaklaşan emeklinin maaşlarından “üyelik aidatı” adı altında 3 yılda epeyce milyon lirayı (31 milyon diyen da var) “otomatik” olarak tahsil etmesi medyaya haber olmasaydı, söz konusu milyonlar dernek kasalarına kim bilir daha kaç yıl akmaya devam edecekti.
Derneklerin üyelerinden “muvafakat” alarak üyelik aidatı toplamalarına -tabii ki- kimsenin bir itirazı olamaz. Ancak konumuzla ilgili olarak bu uygulamanın olması gerektiği gibi işlemediği yönünde ciddi iddialar var ortada. Ayrıca bu bahis çerçevesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu''nun (SGK) söz konusu aidatları maaşlardan kesmeden önce, dernekler tarafından önlerine getirilen listelerdeki “üye” emeklilerden imzalarını taşıyan birer muvafakat belgesi talep etmemiş olmasının da -en hafif deyimle- “ciddiyetsizlik” olarak nitelenmesi gerektiğini de unutmayalım.
Konuya ilişkin bu üçüncü yazım. 11 Nisan tarihli “Çalışma ve Sosyal Yardım Bakanı''na Sorular” başlıklı yazım üzerine medyada artık büyük yer kaplayan bu meseleyi Sayın Ömer Dinçer ile konuşmak imkânım da oldu. Ortada dolaşmaya yeni başlayan bu bilgilerden Dinçer de çok şikâyetçiydi. Sosyal Güvenlik Kurumu Danışma Kurulu''nda temsil de edilen bu dernekler, üye aidatlarının üyeler tarafından kendilerine doğrudan -yani SGK araya girmeden- ödenmesi önerisine -tahmini kolay nedenlerden dolayı- yaklaşmıyordu. Dinçer, bu “maaşlardan kesinti” işlemenin kuruma her ay ek bir yük getirdiğinden de şikâyetçiydi. Bu çerçevede ben de kendisine bir kere daha, sendika üyelerinden istenen “noter tastikli” bir üyelik belgesinin “üye” oldukları iddia edilen emeklilerden de niçin istenmediğini sordum.
Bu görüşmeden birkaç gün sonra, SGK Başkanı Mehmet Emin Zararsız''ın basında yer alan açıklamalarıyla karşılaştık. Zararsız, “Derneklere resmi yazıyı gönderdim. Bundan böyle yapılan uygulamada, 1 Ocak 2010 tarihinden sonra üye olan kişilerin muvafakat (izinleri) SGK''ya gönderilecek. Aynı zamanda bundan önce üye olanların aidat kesildiğine dair izin belgeleri de yıl sonuna kadar SGK''ya gönderilecek” diyordu.
SGK Başkanı''nın duyurduğu gelişme olumlu bir adımdı. Ancak bu açıklamanın 2010 yılından önceki aidatlara ilişkin “izin belgeleri”nin SGK''ya oluşturulması için derneklere niçin “yıl sonuna kadar” süre tanındığını belirten bölümünü anlamış değilim. Yüz binlerce üyesi olduğunu bildiren ve bunun karşılığında SGK''dan milyonlarca lira tahsil eden bu dernekler bütün bu işlemleri eski usul kalem-kağıt-dosya ile yürütmüş olmayacaklarına göre -yani mutlaka bilgisayar ortamında çalıştıklarına göre- üyelerinden aldıkları -almak zorunda oldukları- “izin belgeleri”ni SGK''ya ulaştırmak için 8 ay niçin bekleyecekler?
Konunun -önceden de söz ettiğim gibi- şu yönü de önemlidir: Ortada birçok emekliden söz konusu derneklere üye olmamalarına rağmen “aidat” kesildiği iddiaları dolaştığına göre, konuya ilişkin bir araştırma -ve sonrasında bir açıklama- da, dernekleri denetleme yetkisini elinde bulunduran İçişleri Bakanlığı tarafından yapılması gerekmez mi? Zaten dikkat ederseniz, SGK Başkanı Zararsız da, Türkiye Emekliler Derneği Başkanı''nın “Müfettişleri gönderin denetlesin” önerisini , dernekleri bu konuda denetleme yetkisinin İçişleri Bakanlığı''nda olduğunu, dolayısıyla bu hususta kendilerinin bir girişimde bulunamayacaklarını açıklayarak cevaplamış.
Önceki gün internet ortamına düşen “Ekmekli maaşı kesintini TIKLA öğren” servisi SGK''nın konuyu artık çok daha ciddiye aldığının bir delili olarak kabul edilebilir. “Tıklıyor” ve maaşınızın sizden habersiz biçimde tırtıklanıp tırtıklanmadığını ekranda görüyorsunuz. Böylece, işin başında karşılaşıldığı gibi, “emekliler derneklere giderek kesinti yapılıp yapılmadığını öğrenebilirler” türünden millete yeni bir iş icat eden tavsiyelerden hızla uzaklaşılıp, ekran karşısına geçebilen her emeklinin durumu hakkında bilgi edinmesi sağlanmıştır.
Peki ya bundan sonrası? Diyelim ki 10 000, 1000, 100, hatta 1 emeklinin maaşından rızası alınmadan kesinti yapılmış; bu durumda bu haksız kesintilerin (faizleriyle birlikte!) tahsili ve (varsa) bu usulsüzlüğün cezalandırılması amacıyla, kim nasıl, ne zaman, nereye başvuracak?
Görüyorsunuz, bu “dosya” özellikle emeklilerden oluşan kamuoyunu biraz daha meşgul edecek gibi…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.