
Hafta başında TÜİK, 2023 yılına ilişkin Hanehalkı Bütçe Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. Araştırma bulgularına göre; Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı %23,9 ile konut ve kira harcamaları alırken, ikinci sırayı %21,9 ile ulaştırma harcamaları, üçüncü sırayı ise %20,6 ile gıda ve alkolsüz içecek harcamaları aldı.
Bu duruma göre Türkiye’deki hanehalkları gelirlerinin %66,4’ünü yani 3’te 2’sini gıda, konut ve ulaştırmaya ayırmış. 2023 yılı verileri göz önüne alınarak yapılan bu araştırmadan hareketle düşük gelir gruplarının neden enflasyonu daha fazla hissettiğini anlamak mümkün. Zira hem gıda, hem konut hem de ulaştırmadaki yıllık fiyat artışları dönem dönem ortalama TÜFE’nin üzerinden olduğu için düşük gelir grupları, gelirlerini ağırlıklı olarak bu alanlara harcadıkları için söz konusu dönemde enflasyonu daha fazla hissetmiş durumdalar.
Verinin alt kırılımlarına baktığımızda tablo biraz daha ağırlaşıyor. Örneğin en düşük gelir grubundaki kesim incelendiğinde onların gıda, konut ve ulaştırma harcamalarının toplam gelirlerinin %74,6’sına yani 4’te 3’üne karşılık geldiğini görüyoruz.
Bir süreden bu yana gündemde olan emeklilerin ise gelirlerinin %28,4’ünü gıdaya, %31,9’unu konut ve kiraya, %14,4’ünü de ulaştırmaya ayırdığı hesaplanmış. Yani toplamda %74,7’sini bu üç alanda harcamışlar. Gıda, konu, kira ve ulaştırmadaki yıllık artışlar göz önüne alındığında emeklilerin toplumun en çok zorlanan kesimlerinden birisi olduğu ortaya çıkıyor.
Şimdi hızlıca 2023 yılı enflasyon verilerine bakalım. 2023 yılının tamamında enflasyon yani TÜFE %64,77 olmuştu. Ana harcama gruplarından ulaştırmada enflasyon %77,14’tü. Gıda ve alkolsüz içecekler enflasyonu %72,01 olarak gerçekleşirken konut grubu yıllık değişim oranı da %40,39 olmuştu. Görüldüğü üzere gıda ve ulaştırma grubu TÜFE ortalamasının üstündeyken konut grubu da güçlü olarak ifade edebileceğimiz fiyat artışları ile karşı karşıya kalmıştı.
Yine söz konusu ana harcama gruplarının TÜFE sepeti içerisindeki ağırlıklarına baktığımızda, gıda ve alkolsüz içeceklerin %25,43 konut grubunun %16,62 ve ulaştırma grubunun da %15,08 ağırlığa sahip olduğunu anlıyoruz. Yani TÜFE sepetinin %57,13’ü bu gruplardan oluştuğu için emeklilerin ve düşük gelir gruplarının karşı karşıya kaldıkları fiyat artışlarının etkisi yüksek gelir grubundakilere görece olarak enflasyonun daha fazla hissedilmesine neden oluyor.
Sonuç olarak enflasyonun dar gelirliler ve emekliler üzerindeki etkisi göz önüne alındığında enflasyon sorununun neden bir an önce çözülmesi gerektiği de daha iyi anlaşılıyor. Bu bakımdan Türkiye’nin bir yandan enflasyonu aşağı çekerken diğer yandan da gelir adaletsizliklerini azaltarak yeni bir vergi reformunu hayata geçirmesi gerektiği verilerle de sabit bir durum olarak not edilmeli. Özetle günlük popülist kısır tartışmaları bir kenara bırakarak enflasyonun kalıcı bir şekilde tek haneye gelmesi için yapısal adımların hayata geçirilmesi elzem hale gelmiş durumda.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.