
"Yok canım, Serdar öyle şey demez; onun konsepti farklı, kim ara rejim ister bu zamanda? Zaten, başımızdaki de bir tür ara rejim hükümeti değil mi?" diye zihnini çelmeye, daha doğrusu dolduruşa getirmeye çalıştık ama, nafile.
Çocuk iddiasında ısrarlı:
"Teknokratlar hükümeti olmalı" diyor, "Bu ara rejimdir evet ama, tanım gereği bu böyledir; yoksa antidemokratik olacak diye değil..."
Yani, demek istiyor ki Serdar, ara rejim hükümetleri tanım gereği antidemokratik olabilir ama, biz öyle bir ara rejim hükümeti kuralım ki, hem "demokrat" olsun, hem Türkiye''nin sorunlarını çözsün, hem de "siyaset"e iade-i itibar sağlasın...
Olur!
Hatta istersen zikzak çizsin, ilik açsın, reçme yapsın.
Var mı böyle bir hükümet Serdar?
Ne zaman icat edilmiş?
Hangi sosyal ihtiyaca binaen, ya da hangi kamusal talebe göre ortaya çıkmış?
Bu vasatı, "liberte, egalite, fraternite" diye ünleyen Fransız uleması vaz''etmiş olabilir mi? Ya da "toplumsal sözleşme" fikriyatının babası Rousseau filan?
İkiyüz yıl sonra, "Aslında fitne ve fesattan başka bir şey olmayan bu (demokratik) düzen" diyen Reisülküttap Atıf Efendi''yle aynı demokratik çizgide buluşmuş olman ne güzel.
Yakışıyor da hani... Bu memleketin çağdaş batılı bir ülke olmasını isteyen, bilgili, birikimli bir vatansever (!) olarak sana...
Yaşın hatırlamaya elverir oysa, Türkiye''nin adıyla sanıyla yaşadığı Nihat Erim''li, Sadi Irmak''lı, Naim Talu''lu, Ferit Melen''li ara rejim hükümetleri ne kadar çözüm oldu ki, işin içine askerleri de katacağımız "neo ara rejim hükümeti" ülkeyi içine yuvarlandığı siyasetsizlik ortamından çıkarabilsin?
Ha, Serdar?
Serdar, "asker düşmanlığından prim toplamaya çalışan sözde demokratlardan olmadığı için" (Asker düşmanlığından prim toplamaya çalışan sözde demokratlar kimler acaba? "Çağdaş bir yaşamda askerin siyasette yeri yoktur" dediği için DGM''lerde hesap vermek zorunda bırakılan yazarlar mı?), kurulacak ara rejim hükümetine "asker desteği"ni şart koşuyor:
"Yeni bir kurtuluş savaşı açmak zorundaysak, askerleri bunun dışında tutamayız..."
Çünkü, bu memlekette adına siyaset denilen şeye insanların inancı tamamen tükenmiş...
Peki bu neden böyle olmuş?
Hem, niçin "yenilenmiş" bir parlamento ve yeni bir icra heyeti değil de, ara rejim hükümeti?
Hadi iyi niyeti elden bırakmayalım yine de:
Serdar, mensubu olduğu yayın grubunun "yaratıcı katkıları"yla hitama eren 28 Şubat postmodern darbesinin siyaset alanını daralttığını, siyasi partilerin üzerinde varolabilecekleri meşru zemini ortadan kaldırdığını bilmediği, duymadığı, görmediği için, zaten işin dışında kalmaya yanaşmayan unsurları ısrarla işin içine katmaya çalışıyor.
Bunu da, 1920''lerde bu memleketi yoktan var eden o ruha inanmış, o ruhun kurduğu yaşam biçimine kendi varlığını borçlu kılmış bir "demokrat" olarak yapıyor.
Eksik olmasın...
Oysa Cemil Meriç, "Türkiye''de bir iş başarmak istiyorsanız, önce aydını sivilleştirin!" diyordu.
Bu söz, ülkemizde kendisini "aydın" sıfatıyla taltif eden okur-yazar takımının sivil ve demokrat olmadığı önkabulünü de aşan "yepyeni" bir "gerçekliğe" işaret ediyor artık.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.