AK Parti seçimi kaybetti

00:0011/06/2011, Cumartesi
G: 4/09/2019, Çarşamba
Mehmet Ziya Gökalp

Hayatımız, verdiğimiz kararlar üzerine kuruludur. Biz de kararlarımızın sonucuyuz elbette . Mutluluğumuz, mutsuzluğumuz, başarımız, refahımız, yaşadığımız çevre, arkadaşlarımız, hepsi…Şimdi yine bir karar arifesindeyiz. Bu kararı verirken ;Yetmişli yıllardaki kuyrukları, yoklukları, ihtilal yıllarını, muhtıraları, banka soygunlarını, üç koyun güdemeyecek ama belli odakların hizmetkarı olmanın ödülü olarak ülkeyi yönetenleri, deprem yardımlarını memur maaşı olarak ödeyip bu utanç ile bizi dış ülkelere

Hayatımız, verdiğimiz kararlar üzerine kuruludur. Biz de kararlarımızın sonucuyuz elbette . Mutluluğumuz, mutsuzluğumuz, başarımız, refahımız, yaşadığımız çevre, arkadaşlarımız, hepsi…

Şimdi yine bir karar arifesindeyiz. Bu kararı verirken ;

Yetmişli yıllardaki kuyrukları, yoklukları, ihtilal yıllarını, muhtıraları, banka soygunlarını, üç koyun güdemeyecek ama belli odakların hizmetkarı olmanın ödülü olarak ülkeyi yönetenleri, deprem yardımlarını memur maaşı olarak ödeyip bu utanç ile bizi dış ülkelere mahcup edenleri, bir kitap atmakla bile tarih en büyük ekonomik krizlerini düşünmeyip, geçmiş geçmişte kalsın diyebiliriz; ki gerçekten bunlar mazi olsun istiyoruz

Günümüze gelince..

Elbette son 8-9 yıl içinde ülkemizde inanılmaz gibi görünen icraatlar yapıldı. Fakat sonuçta ekonomiler büyüyebilir, hizmetler artabilir, köprüler, barajlar, fabrikalar, otoyollar, havaalanları açılabilir , milli geliriniz rekor düzeyde artıp, dünya krizle yaşarken ilk defa ayrışmanın keyfini yaşayabilir ama yine de bunların hiç birini etkileyici bulmak zorunda olmayabiliriz.

Ama ..

Tüm çocuk ve gençlerin sağlık güvencesinin olması, sağlık ve ilaç giderlerinin minimum hale getirilmesi , herkes okusun diye ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına para verilmesi, evinde bir tas sıcak çorba olması, evde yatağa bağlı ama tüm beyinsel fonksiyonları çalıştığı için öğrenim imkanından mekan problemini kaldırıp evde eğitim almasının sağlanması, özürlü bir çocuk sahibi olanların en basit ihtiyacını karşılamak için bile kendi kaderine terk edilmemiş, maaşa bağlanmış olması, okul kitabı için dükkan dükkan dolaşılmaması, en düşük gelirli kesimin ev sahibi yapılması, en basit ve yalın hali ile insana saygı duyulması, onun ihtiyaçları ve çaresizliği ile baş başa bırakılmaması…

Bunlar çocukluğumuzda, gençliğimizde yurt dışında yaşayan arkadaşlarımızın ülkemize geldiklerinde yaşadıkları ülkelerin gelir düzeyinin yüksekliğinden ziyade, daha gururla anlattıkları şeylerdi, insana dair şeyler.

Türkiye, devlet olarak ilk defa insanı merkez alan ve vatandaşlık bağı ile bağlı herkese bu gururu yaşatacak bir sosyal devlet olma yolunda ileri hamleler yaptı.

Bunların eksikliğini yaşamayanlar açısından; yaşayanlara, devletin elinin uzandığını bilmenin rahatlığını yaşamak, huzurunu duymak sosyal barış açısından varlıklı olan insanların da talebi elbette.

Tüm bunları yaşatmanın, vatandaşını çaresizliği ile baş başa bırakmamanın karşılığı sadece bir oy ise bu oyu da hizmet edenlerin hanesine ödülleri olarak yazmalı ve helalleşmeli..

Peki tersi olsa ve 12 Haziran Pazar akşamı sandıklar açılmış Ak Parti seçimi kaybetmiş olsa, ne olur ? Gördüğünüz gibi hiç bir şey olmaz !