
"Her giden memnun ki yerinden / Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden"
[YAHYA KEMAL BEYATLI]
Mehmet Ali Birand ve Toktamış Ateş"e rahmet diliyorum.
Ruhları şâd olsun.
Metin Kaçan"ın naaşı bulundu ve cenaze namazı kılındı.
Kıymetli romancıyı da rahmetle anıyorum.
Kimileri, insanların İslam"la olan bağını, dinî tutum ve ifadelerini tetkik etmeksizin artlarından dua edilmesini yadırgıyor.
Bu hassasiyeti anlıyor ve değerli buluyorum.
Fakat, şahsi inancım şu: Hepimiz, Allah"ın kullarıyız.
Kaderlerimizin en büyük ortak paydası: Her birimizin alnında ölüm yazılı.
"Dünya hayatı" enteresan bir tabir.
Dünya, yalandır.
Buna karşılık, hayat hakikattir.
Müslümanlar, asıl hayatın ölümden sonra başladığına inanır.
Demek ki, ölüm dünyevi, hayat uhrevidir.
Dolayısıyla her vefat, bir doğumdur.
Şahsi kanaatim, tüm enerjimizi helalleşmeye harcamak gerektiği yönünde.
Ben, oyumu rahmetten yana kullanıyorum.
Her gideni cennete uğurladığımız umudu taşımak, bana değerli görünüyor.
Birine hakkını helal etmek, ona cenneti helal etmek değilse nedir?
Affetmeye eğilimli olduğumuz nispette, affedilmeye yaklaşabileceğimiz kanaatindeyim.
Bir merhamet dili kurabilirsek, rahmetin bereketlenmesini umabiliriz sanki.
Fatih Altaylı ile Levent Kırca arasındaki tartışma, epey ilgi uyandırdı.
Levent Kırca"nın siyasetçi kimliğiyle yaptığı çıkışlar, bir süredir gündemden düşmüyor.
Kimi yazarlar, Kırca"nın mizahını hiçbir zaman sevmediklerini söylüyorlar.
Acaba öyle mi?
Levent Kırca"nın yaptığı Olacak O Kadar adlı program, Birand"ın 32. Gün"ü gibiydi: Herkes izler, ertesi gün ondan bahsederdi.
Ben diyeyim 15, siz deyin 20 sene, Kırca"ya ve ekip arkadaşlarına güldük.
O sarhoş taklitlerini, devrisi gün, hayatta ağzına içki sürmemiş kişiler bile ballandırarak anlatırdı.
Kırca"nın yaptığı rahmetli Toktamış Bey ile Abdurrahman Dilipak taklitleri de büyük alaka görmüştü.
Ne yazık ki, mizah kolay eskir.
Espriler çabuk bayatlar.
Anladığım kadarıyla, Kırca da kendi içinde bazı dengeleri koruyamadı.
Halbuki, Grup Gündoğarken"in şahane Olacak O Kadar şarkısı, eminim benim gibi, o günleri yaşamış herkesin ezberindedir:
Niyetimiz kimseyi kırmak değildir
Şur"dakini buraya koymak değildir
[…]
Arada bir dilimiz sürçer ise affola
Tutmasını biliriz de kemiği yok bunun.
Edward Gibbon, birbirinin fikirlerine değer vermeyen kimselerin tartışmasını sakıncalı bulduğunu söyler.
Altaylı-Kırca "maçı" biraz öyleydi sanırım. Yani, karşılıklı küçümseme söz konusuydu.
Dolayısıyla belki reyting aldı, fakat umutları karartmak pahasına..
***
Tartışmaları kısırdöngüye sokan en büyük faktör, herhalde bilgisizlikten de çok öfke.
Niyeti, muhatabını "kırmak" olanların tavrı.
Politik nutuklarda, gündelik konuşmalarda, hatta cenazelerin ardından söylenen sözlerde bile öne çıkan öfke.
Güçlü rüzgarıyla, zihnin fenerini söndüren öfke.
Sonuçları her zaman, sebeplerinden daha üzücü olan öfke.
Bulaşıcı, helalleşmeyi haram eden, cehennem ateşini besleyen öfke.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.