Şekspir"den Ak Parti"ye mesaj var

00:0017/08/2008, Pazar
G: 2/09/2019, Pazartesi
Mustafa Özel

Siyasi ayak oyunlarını anlama ve tasvirde kimse Makyavelli''nin eline su dökemez sanırdım. Floransalı bilgin şerrin ciğerini okuyordu. Bu yaz Şekspir''i yeniden okumaya başlayınca gördüm ki ya gençken okuduklarımı uyuklayarak okumuşum; ya da "bazı şiirler bekler bazı yaşları".Macbeth, siyasi trajedide bir zirve. Neredeyse melek ruhlu bir insan nasıl da baştan çıkarılıp bir cinayet makinesi haline getiriliyor! Mefisto''muz Lady Macbeth daha ilk perdede gösteriyor gerçek yüzünü:Gelin cinlerim, kana

Siyasi ayak oyunlarını anlama ve tasvirde kimse Makyavelli''nin eline su dökemez sanırdım. Floransalı bilgin şerrin ciğerini okuyordu. Bu yaz Şekspir''i yeniden okumaya başlayınca gördüm ki ya gençken okuduklarımı uyuklayarak okumuşum; ya da "bazı şiirler bekler bazı yaşları".

Macbeth, siyasi trajedide bir zirve. Neredeyse melek ruhlu bir insan nasıl da baştan çıkarılıp bir cinayet makinesi haline getiriliyor! Mefisto''muz Lady Macbeth daha ilk perdede gösteriyor gerçek yüzünü:

Gelin cinlerim, kana susamış cinlerim

Gelin, alın benden kadınlığımı

Katılaştırın, taşlaştırın beni tepeden tırnağa

Öyle koyulaştırın ki kanımı

Merhamet işleyemez olsun içine!

Macbeth, eşinin aksine yufka yüreklidir. Kral kendisine konuk olacaktır. İşte karı-koca arasında o akşamki konuşma:

MACBETH: Kral buraya geliyor bu gece.

LADY MACBETH: Ne zaman gidecek?

MACBETH: Yarın gitmek niyeti.

LADY MACBETH:

Hayır, güneş hiçbir zaman

Öyle bir yarın görmeyecek.

Yüzün, beyim, yüzün bir kitaptır unutma

İçinde korkulu bir şeyler okuyabilir insan.

Dünyayı aldatmak isteyen

Dünyanın rengine bürünecek.

Ayartılan Macbeth cinayeti işler ve bir kez raydan çıktı mı, bir daha yolunu düzeltemez. Tıpkı Şeytan gibi: Düşüş o düşüş! Fakat şair iyiliğin ve iyilerin dünyamızı büsbütün terk etmediğine inanmaktadır:

Meleklerin en parlağı gökten düşmüş

Ama melekler pırıl pırıldır yine de.

Bütün kötüler iyi suretine de girseler

İyilik yine de iyilik olarak kalır.

Jül Sezar''da hürriyet aşkıyla ihanet düşkünlüğü yan yana. Brutus, hem hamisini hançerleten bir hain; hem Roma''yı tiranlıktan kurtarmaya çalışan bir özgürlük savaşçısı. Bu trajedideki bazı bölümleri okurken, bir yandan da ANLAYIŞ dergisinin sunuşunu yazıyordum. Kapatma davasının sonucu açıklanınca, herkes Ak Partililere akıl vermek için adeta sıraya girdi. Medyamızın amiral gemilerinin kaptanlarının Başbakan''a hitap biçimleri Hegel''in Efendi-Köle diyaloguna rahmet okuttu. Tam Şekspir''in siyaset içerikli oyunlarına uygun bir dekor. Büyük şair bugün yaşıyor olsa bu öğüt bombardımanına karşı Ak Partililere şöyle seslenirdi:

Her köle avucunun içinde taşır

Köleliğinden kurtulma gücünü.

Ne taş kuleler ne tunç duvarlar

Ne havasız zindanlar ne zincirler

Bağlayabilir insan kafasındaki gücü.

Ben bildiğim gibi herkes de bilir ki

İnsan kendi payına düşen zorbalık yükünü

Kaldırıp atabilir dilediği zaman.

Bazı Ak Partililerin cevabını tahmin edebiliriz: Ülkemiz için iyi olacaksa, biz her türlü tavize hazırız. Hayır diyor Şekspir; sizi tavize zorlayanlar haktan yana değiller ki:

Büyüklük ne zaman kötüye kullandırır kendini:

Vicdanı devlet gücünden ayırdığı zaman.

Bazıları da yükselme sarhoşluğu içinde bizi düpedüz düzen bozucu sayabilir. Onlar için tek gaye, her gün biraz daha yükselmektir:

Merdiven çıkanın yukarıya çevriktir yüzü

Ama son basamağa ulaştı mı bir kez

Merdivene çevirir sırtını bulutlara bakar

Hor görüp basıp çıktığı basamakları.

Derginin Ağustos sayısında deneyimli siyaset bilimci Metin Heper''le yapılmış öğretici bir söyleşi var. Ordunun aslında darbe heveslisi olmadığını anlatan Heper, çok önemli bir gerçeğe parmak basıyor:

"Türkiye''de devlet, toplumun bazı değerlerini onaylamadı, çok fazla öğretmen gibi davrandı. Belki bir aşamaya kadar bu gerekliydi. Fakat devletin artık her şeyi dikte ettirmesi doğru değil. Çünkü epey eğitimli ve deneyimli bir toplum olduk. Uluslararası pazarlarda yarışıyoruz. Bölgesel bir güç olduk."

Bölgesel gücün siyasi mimarları ne kendilerini küçük görmeli, ne de güçlerinin ana kaynağı olan halkı. Kurumsal mutabakat veya duyarlılık görüntüsü altında, millete ters düşülmemeli. Aksi halde, devletin sürüp giden "milletin değerlerine karşı konumlanma" hastalığı onlara da bulaşır. Son sözü Macbeth söylesin:

Doktor, beyler sattı beni

Haydi, çabuk ol biraz!

Ah doktor, şu bizim krallığın

Sidiğini muayene etsen de

İçindeki hastalığı görebilsen

Krallığa eski sağlığını verebilsen

Öyle alkışlarım ki seni,

Dünyayı tutar alkışlarımın sesi!

Çıkar, at şu illeti içimizden!

Hangi toz, hangi ilaç, hangi müshil

Atar içimizden şu İngilizleri?