Bir kıymığın hüznüne prelüd

00:0010/09/2011, Cumartesi
G: 4/09/2019, Çarşamba
Ömer Lekesiz

-ALTI-SU DAMLIYOR MATARAMDANMandolinin telleri kesemiyor rüzgarıdan dan vuruyor yayı kırılmış bir tentepervazda itiraz, çerçevede nazkum fırtınasında alfabesini yitirmiş ingilizlawrencecanı benden çalıyor kannesepsiz devletler çıkıyor tabancasının kab zasındandan dan kana can karışıyor cana kan-BEŞ-TEKLİYOR BİR ŞANZIMANbir menekşenin ağladığını duymayankulaklara kar doldurulmalı karkarmalı yıldırımla hera''nın saçlarınıares ağlamalı komadan çıkmış o delinin başındabaştan sona hüsran!kesilmeli Hekatonkheir''lerinbaşının

-ALTI-
SU DAMLIYOR MATARAMDAN
Mandolinin telleri kesemiyor rüzgarı

dan dan vuruyor yayı kırılmış bir tente

pervazda itiraz, çerçevede naz

kum fırtınasında alfabesini yitirmiş ingiliz

lawrence

canı benden çalıyor kan

nesepsiz devletler çıkıyor tabancasının kab zasından

dan dan kana can karışıyor cana kan
-BEŞ-
TEKLİYOR BİR ŞANZIMAN
bir menekşenin ağladığını duymayan

kulaklara kar doldurulmalı kar

karmalı yıldırımla hera''nın saçlarını

ares ağlamalı komadan çıkmış o delinin başında

baştan sona hüsran!

kesilmeli Hekatonkheir''lerin

başının yirmi beşi, kollarının ellisi

kala kalmalı ortalıkta

yüzde ellisiyle hain

ilenci duyarak bir sübyanın dudağından
-DÖRT-
ŞİMŞEK MİDİR SALYANGOZUN ANTENİNİ YALAYAN
kıyım kıyım kıyılmakta bir kıymık

öykünüyor sarıçamın gümrah dallarına

düşüyor Helios Hyperion''un cebinden

suyu az verilmiş

bir çeliğin ışıltısında

boynu bükük menekşeyi ağlayan

volga''dan süzülmüş bir bardak su

gözyaşlarım mıdır öğle vakti

yağmur niyetine yağan
-ÜÇ-
AY MIDIR GÖKTE BENİ PARLAYAN
hasretim ellerine menekşenin sevgilim

iris elektra''nın hangi kocasından

kalan bir kokudur kulak memesine yapışık

bir kuzunun karaman koyunundan

menekşenin ellerinde suskun bir mektup

olsam dudaklarını uzatan

o zaman belki kızmaz kuzuya pan

kaç milyon dolar bozdurur

içindeki fitneyi yatıştırmak için

moşe dayan
-İKİ-
SAAT OLMUŞ 07 YOK ARAYAN
gülümsüyor menekşe

doymuş dünyanın acılarına

vazcaymış Paris''ten, Athena''dan, Roma''dan

bir doğum sancısı gibi tenine düşen

kıymıktan topluyor acıların hazzını

mahzun kıymık boğulmuş hıçkırıklara ağlayan

kıyamıyor menekşesine ondan

canına karışıyor menekşeden bir damla kan

gülümsüyor tentenin kırılmış yayı

yarılıyor mezopotamya tam ortasından

dan dan vuruyor davullar

hüznünü bir kıymığın
-BİR-
SÖYLER MİSİNİZ, KAÇ KERE ÖLÜR İNSAN!

-SIFIR-
"ÜÇ KERE SAĞOL" ÇAVUŞUN ANISINA ALBAYDAN

(Not: Bu şiirim doğduğunda, Cağaloğlu''nun sokakları, caddeleri ne kadar da dar gelmişlerdi bana; bir yapıt üretmek böyle bir şey işte, yazıyorsun güzel şiiri, bir anda dolduruyorsun yazın tarihini.)