
17 Aralık seçim ayarlı darbe kalkışmasında başarılı olsalardı, baş olacaklardı.
Ama şimdi ayak bile değiller.
Yüklendikleri maşa rolüyle ortalıkta kaldılar.
Sahipleri başarısızlık yüzünden azarlamış mıdır onları?
Hiç sanmıyorum, tenezzül bile etmemişlerdir.
Kendilerini fil zanneden farelere karşı ilgisizliği, ilişkisizliği seçmişlerdir, kapatmışlardır açtıkları kapıları yüzlerine; açacaklarını vaadettikleri kapıları da daha muhkem kilitlemişlerdir. Bana inanmıyorsanız o malum elçinin koşarcasına AK Parti"yi tebrik etmeye gidişine bir bakın hele.
Hal odur ki, darbede başarılı olmak için ürettikleri maddi tedbirlerin telaşıyla baş başa kalmışlardır.
Başka bankalardan kredi alarak kendi bankalarında bilmem kaç yüz bin "inadına" yeni hesap açmışlardı örneğin.
Vadesi dolmuş olmalı o kredilerin; bu yolla himmet ehli olduklarını ispata kalkışanlar şimdi himmet derdine düşmüşlerdir.
Siz bakmayın kuyruklarını dik tutmak için savurdukları salvolara.
Asıl buralarda ivme kazanıyor erimeleri.
Öyle istismar ettiler, öyle sıkboğaz ettiler, öyle sömürdüler ki esnafı; onlar şimdi adeta Hizmet Örgütü"nün tasallutundan kurtuluşlarını bayram olarak ilan edip, kutlayacaklar.
Sadece kapıları değil, kasalarını da kapatmıştı zaten sahipleri.
Şimdi "Dıral dedenin düdüğü" gibi kalakaldılar ortalık yerde.
"Hesap sorulması bekleniyor" demiştim ya birkaç yazı öncesinde.
Şovu gerektirmeyen bir durum olarak bu içten içe sürüyor.
Oylarınızı vererek hesaplaşma yetkisi verdiklerinizin elleri armut toplamıyor bundan emin olunuz.
Darbe kalkışmasının ilk gününden bugüne kendi eliyle ve diliyle kendisini kirletmiş olan liderlerini muteber bir çerçeve içine oturtmak ve orada olsun temiz tutmak için sürdürdükleri çaba tam hızla devam ediyor.
Çünkü asıl onun bittiğinin halk tarafından anlaşılması en büyük korkuları.
Ama korkunun ecele faydası yoktur malum. Sandık da kimin neyi ne kadar bildiğini gösterdi zaten.
Bazen "Atem tutam men seni / Şekere gatem men seni / Akşem baben gelende / Öğüne atem men seni" dizeleriyle başlayan ninninin kıvamında, bazen "O zamanın alimidir, bir mütefekkir dervişidir, bir tefekkür çilekeşidir" tarzındaki Küçük Emrah tripleriyle "son bir umut" niyetine yine de devam ediyor parlatma işleri.
Oysa ki o artık sadece "bir dava adamı"ndan ibarettir.
Alim oldur ki hakkı göre, alim oldur ki başkalarının dümen suyuna girmeye.
Milletine, vatanına reva görülen zulme tereddütsüzce taraf olandan, başka akılların güdümüne girenden alim mi olur?
Dahası sorgulamaya kapalı olandan alim mi olur?
Masumiyet zırhına bürünenden, her düşünüşünde, eyleyişinde bin bir manalı himmetler sıçrattığını iddia edenden mahremiyet düşmanından, kasetçiden, porno uzmanından alim mi olur?
Alim oldur ki, hata etmemeye çalışa; hata edende bunu itiraf etme olgunluğu göstere ve bu olgunluk nedeniyle sorgulanmaya açık ola.
"Atem tutam men seni" eşliğinde, "alimdir alimdir" ısrarıyla alim olunsaydı, doğan her çocuk alim olarak doğardı.
Erimenin ivme kazanması, on batman kalayla dahi parlatılması artık mümkün olmayan liderin parlatılmaya çalışılması da çok iyi gösteriyor ki, Hizmet Örgütü"nde asıl sona yani umutların tükenişine ramak kalmıştır.
Bir hal daha var mezkur sonu haber veren: Kargaların kılavuz olarak seçilmesi. Dış merkezli darbe kalkışmasındaki rolleri de böyleydi; şimdi asıl güçlerinin güçsüzlüklerini saklamaktan ibaret olduğunun da anlaşılmasıyla iç merkezli halleri de buna tebdil oldu.
Neredeyse tayınını beğenmeyen bir şimendiferin, kaptanının azarını yemiş bir tayfanın itirazlarını da kendilerine destek olarak yorumlayacaklar.
Daha dün hukuksuzluğu meşrep edinenler bugün işlerine gelen sözler oradan çıkıyor diye bir hukuk kurumu "son kale" olarak alkışlıyorlar.
Bu nedenle çaycıların, çorbacıların, işkembecilerin bile konuşurlarken dikkatli olmaları gerekiyor.
Çünkü karganın kılavuzluğu aşırı şekilde makbul ve muteber hale gelmiş durumdadır.
Bilen bilir "ola ki dirilir" umuduyla kocasını mezarı üstünde gösteri yapan kadının fıkrasındaki gibi her durumdan, her tutumdan, her edadan, her imadan, her sözden medet umar hale geldiler.
Daha beter olsunlar.
Sizler, onlara karşı bilinçli ve bilgili olmaya devam ediniz yeter.
Haşhaşi olduklarının, sülük gibi hareket ettiklerinin bilinci ve bilgisi onların en büyük korkusudur.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.