
Önceki yazımda, orijinal adı "Founding Gods, Inventing Nations - Conquest and Culture Myths from Antiquity to Islam" olan William F. McCants imzalı kitabın Kültür Mitleri - Tanrıları Yaratmak Ulusları İcat etmek" adıyla (Çeviren: Merve Tabur, İthaki Yay.) yayınlandığından bahsetmiş ve onun "görülmüşken okunacak bir kitap olmadığını, Batı bilimciliğinin profan diline alışık olmayanlarca da okunmaması gerektiğini" hatırlatma ihtiyacı duymuştum.
Şerh düşmek suretiyle de olsa yaptığım bu tavsiyeden bilahare içten içe bir endişe duymaya başladım. Çünkü bir kitabı tavsiye etmek bu tavsiyeden sorumlu olmak demektir.
Aslına bakarsanız söz konusu kitapla ilgili genel planda bir problem yoktur; son tahlilde emek ve tecessüs ürünü bir kitaptır. Ama değil mi ki, "Oryantalist" bir çalışmadır ve bu türden çalışmaların bidayetinden beri zihinleri karıştıracak, sahih bilgilerle ilgili şüphe doğuracak bir cümle için bile yapılabileceği -açık örnekleri üzerinden- tecrübeyle sabittir.
Bu kitapla ilgili sonradan endişe duyuşum da bu nedenden kaynaklanmıştır. Örneğin yazarın, "halâknâ / biz yarattık, ve enzelnâ / ve indirdik" şeklindeki ilahi hitaplardan hareketle, bunların "dilsel belirsizlik"ler olarak "Tanrı''nın kültürün yaratılışındaki rolünü anlamamıza engel teşkil" ettiğini belirtmesi ve "Öncelikle ''Biz'' zamiriyle kastedilen kimdir? Bu müphem kelime Kur''an boyunca karşımıza çıkar fakat nesnesi her zaman belirgin değildir. Dahası, ''O''na atfedilen yaratıcı eylemlerin bazıları (…) ''Biz''e de atfedilir. Tanrı tek başına mı yoksa melekleriyle birlik içinde mi hareket etmektedir? Yoksa meleklerin, Tanrı''nın buyruğu üzerine, tek başlarına hareket etmeleri mi söz konusudur? (…) Kur''an''daki ''Biz''in genellikle melekleri ima ettiğini ileri süren önceki araştırmacıların fikrine kendimi daha yakın hissediyorum." şeklinde kuşkular üretmesi ve sorular sorması bu endişeyi gerektirecek türdendir.
Çünkü yazar Yesrib''teki Kaynuka kabilesinin "Kayn / demirci, ka/ düşük" kelimelerinin birleşmesinden oluştuğunu, Peygamber Efendimizin büyük dedesi Haşim''in "sarid" adlı yemeği ilk öğüten ve karıştıran olmasıyla "öğüten" anlamındaki bu ismi aldığını bilecek kadar "derin bir bilgiye sahip" olmasının okurda uyandıracağını düşündüğü bir güvenle "nahnu" zamirinin Kur''an''daki içeriğini ve yönünü "müphem" olarak ilan edebilmektedir.
Elbette yazardan, İbn Arabi derecesinde Arapça bilmesini ve onun gibi "nahnu"deki iki "nun"un, Hakkı ancak kendimizden bilmemizi ve O''nun da bizim vasıtamızla bilinmesini dolayısıyla her iki nun''un da Hakka ait olmayı ifade ettiğini öğrenmiş olmasını bekleyemeyiz ancak, en azından İbn Manzur''un "Lisânü''l-Arab"ına bakmayı bildiği kadar, "Nahnu, başkasıyla birlikte kendinden haber veren mütekellim (zamiri) ifade eder" diyen Râğıb el-Isfahani''nin "Müfredât"ına bakmasını da bekleriz.
Yine yazardan, bir Oryantalist olarak İlahi Kelam''a içeriden, kendi bağlamından bakmasını bekleyemeyiz ama, en azından Arap edebiyatından bakarak söz konusu zamirin "lisani bir inceliği" ifade ettiğini bilmesini bekleriz.
"Kültür Mitleri" kapsamında benim durduğum yer niyet okumaya kapalı olduğu kadar, Batı bilimciliğinin profan dilini ıskalamaya da kapalıdır. Ancak Yeni Şafak Kitap Eki''nden edindiğim tercübeyle, gazetemizde ve eklerinde yer alan hemen her kitabın okurumuz tarafından güvenle benimsenmesi yukarıdaki bilgiyi paylaşarak tavsiyenin sorumluluğundan doğan endişemi açıklığa kavuşturmamı ve dolayısıyla onu gidermeye çalışmamı zorunlu kılmıştır.
Tekrar da olsa belirtmeliyim ki, "Kültür Mitleri" kendi sahasında önemli bir kitaptır ancak son tahlilde Ortantalist perspektifle yazılmış bir kitaptır. Aynı türdeki diğer kitaplardan fazlasıyla iyi de olabilir ancak bu iyilik örneklendirdiğim şekliyle onun da "bir cümle ile zihin karıştırmasına" engel teşkil etmemektedir.
Kabalcı Yayınları''nın İslami bilginin bilgisini konu edinen "kaynak kitaplar"la kazandığı prestij ve bunun yayınevinin pazarını genişletmesi İthaki başta olmak üzere Ayrıntı ve Metis yayınları''nın da dikkatini çekmekle kalmamış, onları da aynı kulvarda kitap yayınlamaya sevketmiştir.
Bu yayınevlerinin yeni yönelişi çevirideki ciddiyetleri, özenli baskıları ve yaygın dağıtımlarıyla kültürel hayatımıza bir canlılık kazandırma istidadındadır ancak bununla birlikte, Oryantalist bakış ve tutumun yeniden canlanması gibi potansiyel bir tehlikeye de açık bulunmaktadır.
Yine İthaki başta olmak üzere adlarını zikrettiğim yayınevilerinin bu tehlikeyi görebilmeleri hem kültür hayatımız hem de ilgili yayınlarının akibeti açısından fazlasıyla önemli olsa gerektir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.