Kutlu ile konuşmak...

00:002/05/2012, Çarşamba
G: 5/09/2019, Perşembe
Ömer Lekesiz

Mustafa Kutlu “Ortadaki Adam”ın dünyasına yöneltir ilkin nazarını; “Gönül İşi” kelimelerin evreninden konuşmaya taliptir; “Yokuşa Akan Sular”da arar hayatın, kaderin ve kazanın hikmetini; “Yoksulluk İçimizde” diyerek heceler ontolojinin lisanını; “Ya Tahammül Ya Sefer” üzre bir teslimiyetle biçimlendirir kelimelerini; “Bu Böyledir” diyerek belirtir iyi kulluğun ve has zikirin esasını; “Sır”ların açıldığı bir makama buradan yürür sessiz, sessiz; “Arkakapak Yazıları”nı olmuş, bitmiş olana bir dipnot

Mustafa Kutlu “Ortadaki Adam”ın dünyasına yöneltir ilkin nazarını; “Gönül İşi” kelimelerin evreninden konuşmaya taliptir; “Yokuşa Akan Sular”da arar hayatın, kaderin ve kazanın hikmetini; “Yoksulluk İçimizde” diyerek heceler ontolojinin lisanını; “Ya Tahammül Ya Sefer” üzre bir teslimiyetle biçimlendirir kelimelerini; “Bu Böyledir” diyerek belirtir iyi kulluğun ve has zikirin esasını; “Sır”ların açıldığı bir makama buradan yürür sessiz, sessiz; “Arkakapak Yazıları”nı olmuş, bitmiş olana bir dipnot olarak ekleyiverir.

“Hüzün ve Tesadüf”ü kaydetmekten öte ne düşer Kutlu''ya: “Uzun Hikaye”lerin gözbebeklerine aksetmiş imgelerini sunmaktan... “Beyhude Ömrüm”ün beyhudeliğini Allah''ın baki oluşuna karine kılmaktan... “Mavi Kuş”larla renklendirmekten, bir kanat sesi eklemekten başka hayata... “Tufandan Önce” uyarma niyetinden insanlığı... “Rüzgarlı Pazar”da dolaşmaktan bir Hızır sessizliğiyle... “Chef”te tahrip olan dillerin ve idraklerin resmini çizmekten... “Menekşeli Mektup”la farkların farkını anlatmaktan... “Kapıları Açmak”tan yeni kelimelerle bir müjde gibi... “Huzursuz Bacak”la devşirmekten huzurun ve huzursuzluğun bedellerini... “Tahir Sami Bey''in Özel Hayatı”nı olmuşla olmamışın üstüne birlikte kurmaktan... “Zafer Yahut Hiç”te küçük ve sade olanın yüklendiği ağırlıktan... “Hayat Güzeldir”de yılların tecrübesiyle, tanıklığın telkiniyle güzel olanı seslenmekten öte ne düşer?

İşte bu nedenlerle “Aynanın Sırrı Mustafa Kutlu Sempozyumu”nun değerlendirme konuşmasında, “Kutlu, konuşulmaz; Kutlu ile konuşulur” dedim. Demem o ki, Kutlu''nun kitaplarını okumak aslında hayatın bin bir yüzünü, gizini, açılımını, özetini sanki onunla konuşuyormuş gibi olmaktır.

Nitekim sempozyum boyunca konuşmacılar da böylesi bir konuşmanın notlarını paylaştılar dinleyenlerle. Hakkında bilinmiş ve bilinecek olan her şeyden daha büyük olan hayattan Kutlu''ca hikaye namına yapılmış olan soyutlamaları dört cepheden kuşatmaya çalıştılar.

Hasan Akay, Turgay Anar, M. Fatih Andı, Beşir Ayvazoğlu, Bahtiyar Aslan, Yunus Balcı, Sezayi Coşkun, Sabahattin Çağın, Yakup Çelik, Ali Şükrü Çoruk, Yılmaz Daşçıoğlu, Cafer Gariper, Fazıl Gökçek, Ahmet Isparta, M. Fatih Kanter, Alaattin Karaca, Turan Karataş, Ramazan Korkmaz, Mehmet Narlı, Şaban Sağlık, Mehmet Samsakçı, Büşra Sürgit, Cemal Şakar, Zeynep Kevser Şerefoğlu, Mehmet Tekin, İbrahim Tüzer, Abdullah Uçman, Ali Ural, Sadık Yalsızuçanlar, Ali Yıldız ve bu fakir, Mustafa Kutlu''nun sanat-edebiyat anlayışını kavramdan tahlile, tanımdan tasvire birçok boyutuyla anlattılar.

Bu anlatışa imkan oluşturulması işin önemli bir yanıydı kuşkusuz: Küçükçekmece Belediyesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi... Uyumlu bir işbirliği sergilediler.

FSMVÜ Rektörü Musa Duman nezaketi ve takipçiliğiyle, M. Fatih Andı rikkati ve vefasıyla, Bahtiyar Aslan tükenmeyen gayretiyle, Küçükçekmece Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Ersan Ulusan misafirperverliğiyle söz konusu işbirliğini etkisi uzun sürecek bir kültür eylemine dönüştürdüler.

Okurlarım bilirler, belediyelerin kültürel etkinlikleriyle ilgili olumlu şeyler düşünmem ve bir yanı siyaset bir yanı ticaret olan bu etkinliklere mesafeli dururum. Ancak Küçükçekmece Belediyesi''nin son bir yıl içinde yaptığı kültürel etkinlikleri -gölün karşı yakasında ikamet etmenin de avantajıyla- yakından izliyorum. Güzel çabalar sergileniyor, güzel işler yapılıyor orada. Bu nedenle -söz konusu genel kanaatim değişmemekle birlikte- Küçükçekmece Belediyesi''ni genel listenin dışına çıkarıyorum artık; Aziz (Başkan) Yeniay''ın adını da üç renkli kalemle yazarak…

Kurumlar için çalışmaya değil, insan için çalışmaya inanırım. Bu manada Aziz Yeniay''ın kültüre olan özel ilgisinin, onu temsil etme hassasiyetine sahip kabiliyetli bir ekip tarafından verimli etkinliklere dönüştürülmesini de buna yoruyorum.

“Aynanın Sırrı Mustafa Kutlu Sempozyumu”nun nezih mekanlarda, güzellikle, azami düzen içinde tamamlandığını da söylemiş oluyorum böylelikle.

Olumsuzluk değil, hatırlatma babından söyleyebileceğim tek şey, “belgesel” tanımının yanlış kullanılmış olmasıydı. “Mustafa Kutlu Belgesel Film Gösterimi” adına slayt gösterisi ve video kaydı sunuldu sadece.

Öte yandan, azami sessizlikle geri planda duran bir ismin yaptığı olumlu katkıyı da hemen belirtmeliyim: H. Salih Zengin, gerek bu sempozyuma mahsus olarak hazırladığı “Hikmet ve Ahenk” başlıklı Kutlu''nun hayatını, eserlerini ve bakış açısını içeren kitabıyla, gerekse Kutlu ile ilgili fotoğrafların gün yüzüne çıkmasıyla sempozyuma renk kattı.