
Çukurova Üniversitesi''nce Yaşar Kemal''e onursal doktora verilmiş. Bununla ilgili yapılan törene, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Adana Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı ile yazarın doğduğu Gökçedam köyünden arkadaşları katılmışlar.
Asıl adı Kemal Sadık Gökçeli olan Yaşar Kemal, maddi zorluklar nedeniyle ortaokulu son sınıfında terkedip, hademelik, ırgatbaşılığı, traktör sürücülüğü, tarla bekçiliği, gaz kontrol memurluğu, arzuhalcilik, gazetecilik yapmıştı. Şimdi büyük çoğunluğu dünyanın sayılı dillerine de çevrimiş onlarca kitapların sahibi olmakla bu onursal doktorayı hakettiğini düşünebilir, hatta bunu hem hayatının zorluklar içinde geçen dönemine karşı bir rövanş, hem de üniversitelerimizin yazarlara vefasına güzel bir örnek de sayabiliriz.
Konunun bu kısmında bir problem yok.
Problem onursal doktroranın verildiği tarihte ve veriliş mantığında.
Verildiği tarih: 07 Ekim 2009
Bu, zurnanın zırt diyeceği tarihtir.
Yani Nobel ödüllerinin açıklanmasına kalmış bir gün…
Hem de konunun "Yaşar Kemal bu yıl da Nobel''i alamadı" diye çocukların bile diline düştüğünü, Akademi''nin kararının çok büyük bir ihtimalle oluştuğunu bile bile… Yaşar Kemal''e bu tarihte onursal doktora veriyorsun.
Bu tezgahı hazırlayacak kadar yüksek zekaya sahip kişi ya da kişiler, numaralarının içeride de dışarıda da işe yaramayacağını hiç düşünemedikleri gibi, bu işin sonunda Yaşar Kemal''i gülünç duruma düşüreceklerini de hiç hesap etmemişler anlaşılan.
O garibim de çıkmış kürsüye, başına geleceklerden habersiz bir sünnet çocuğunun oyuncak sevinciyle pıtraktan mıtraktan bahsediyor.
Şimdi soracaklar ona: "Büyük romancı abimiz, Nobel''e bir gün kala, Çukurova Üniversitesi''nden onursal doktora aldın ama Nobel''i yine alamadın. Akademidekiler mi senin kıymetinden habersiz, yoksa sana onursal doktorayı verenler mi cahil?"
Nasıl çıkacak Yaşar Kemal bu komedinin içinden?
Doksanına merdiven dayamış adama bu yapılır mı?
Hadi, olmuş bir kere, yapılmış diyelim. Ertuğrul Günay''ın şeyhini uçurmaya heveslenmiş mürit niyetiyle söylediği sözleri ne yapacağız?
Demiş ki, Yaşar Kemal için: "Türkçe''nin en büyük ses bayraklarından birisi".
Böylesi sözleri duyduğumda, Cemil Meriç''in şimdi, burada olmayışından içim yanar, içim.
Cemil Meriç, yıllarca önce Yaşar Kemal''e, bir saz edinip köylerde halk hikayeleri anlatmasını, edebiyatımızın selameti için elini yazıdan çekmesini tavsiye etmişti.
Onun bu tavsiyeyi yaptığı günden bugüne ne değişti Yaşar Kemal''de?
Hiçbir şey!
Fakat bu söylediğim edebi anlamda "doğrudur", siyaseten doğru değildir?
"Siyaseten doğru değildir"i biraz açayım:
Orhan Pamuk''un Nobel''i almasına en çok kimler kızdı, karşı çıktı, reddiye döşendi?
Kemalistler!
Neden?
Çünkü, onlar bu ülke ve insanı için olabilecek şeyleri sadece kendilerinin planlayabileceklerine, uygulayabileceklerine körü körüne inanmışlardır da ondan.
Türkan Saylan''ı hatırlayın. Özellikle de şu sözleriyle: "Gençlik Orkestrası''nı yaratan ve yöneten arkadaşımızın ismi Muhammed. Düşünebiliyor musunuz buradaki ironiyi?"
Oysa ki, ona acı veren asıl şey, o orkestrayı onun kurduramayışı ve adı "Muhammed" olan birini oraya kendisinin seçememesiydi. Konuyla ilgili derin muhalefeti bundandı. Türkan Saylan sorgulama için tutulduğunda demokratlık yarışına giren bizim köşe-perdazlarımızın da göremediği şeydi onların bu şiarı: "Ben kurmamış, ben seçmemiş, ben atamamışsam iyi değildir.!"
Neyse geçelim bunu bir kalem, nasıl olsa herkesin yazdıkları ahirette boyununa asılacaktır. Nasip olursa orada onlarla birlikte tekrar okuruz yazdıklarını.
Kemalist olup olmadığını bilmiyorum ama Pamuk''un onları hiç iplemediğini iyi biliyorum. Onları delirtmesi de bu yüzden.
İçlerine zıpkın gibi oturdu seçmedikleri, öngörmedikleri, istemedikleri birinin Nobel''e erişmesi.
İşte, Yaşar Kemal''e zurnanın zırt dediği saatte onursal doktora vermelerinin nedeni budur.
Güya, Akademi''ye şu mesajı ulaştırmak istediler: "Ey akademi, bizim seçtiğimiz, beğendiğimiz yazara biz bugün onursal doktora veriyoruz, bunu mutlaka gör, sen de ödülü Yaşar''ımıza ver, tamam mı?"
Tamam mı?
Tıssss!
Sanki Akademi bilmiyor Yaşar Kemal''in, Elifşafakgiller''in üstünde bir yazar olduğunu; bu üstündeliğinse bir gömlek ya da burun farkında öteye geçmediğini…
Uyanıklar, gelecek sene de çekin aynı numarayı.
Ya da daha garantilisi, Herta Müller''in ödülünü iptal ettirip, oylamayı Yaşar Kemal lehine yeniletin.
"Açık oy, gizli tasnif"in mucitlerinden yaşayan kalmadı mı aranızda?
Yaşar Kemal''e onursal doktoranın verileceği tarihi öyle belirleyecek düzeyde zekası olanlarınız mı kaldı kala kala?
Hadi göreyim sizi.
Mahçup etmeyin beni.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.