Yazarlar Afrika kıtası ne kadar geniştir?

Afrika kıtası ne kadar geniştir?

Selçuk Türkyılmaz
Selçuk Türkyılmaz Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Sömürgecilik ve kolonyalizm kavramları birbirinin yerine kullanılmamalıdır. İki kavram arasındaki fark basit değildir. Kesin bir bilgiye dayanmadan bu iki kavramın geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren birbirinin yerine kullanılmaya başlandığını söyleyebilirim. Bunda dönem şartlarının etkili olduğunu düşünüyorum. İki kutuplu dünya kurulmuştu ve yeni sistem hem düşünme biçimimizi hem de kavramlarımızı değiştirecekti. Bir tarafta Çarlık Rusya’sının kolonyalist imparatorluk mirasını dönüştürerek Türk dünyası üzerindeki hâkimiyetini pekiştiren Sovyetler, diğer tarafta ise Avrupa’nın kolonyalist imparatorluk mirası ile emperyalist hegemonyasını dünya üzerinde en geniş sınırlarına taşımaya çalışan ABD vardı. Sömürgecilik kavramı, sınıf çatışması tezinin üzerine inşa edildiği için Avrupa dışındaki milletlerin tarihi ve coğrafyası önemini yitirdi. Kapitalizm ve sınıf çatışması tezi çok kullanışlı bir çözümleme biçimi olarak kabul gördü. Kuşkusuz bu,bir dönem sorunuydu.

MANDACILAR KİMLERDİR?

Kavramların anlamları belirlenirken zihin dünyamız da şekillenir. Böylelikle düşünme biçiminin sınırları oluşur. Düşünce özgürlüğü kavramının siyasal eleştiri hakkı ile sınırlandırılması önemli bir eksikliktir. Hâlbuki haritalarla da düşüncemize bir sınır çekilir. Kolonyalizm, bir sistemdi ve bütün dünyayı etkiledi. Muazzam bir dönüşüm yaşandı. Bu sistem ile Avrupamerkezci bir dünya inşa edildi. Türkiye doğrudan parçası olmadı ama sistemin zihin dünyamız üzerindeki etkileri zannedilenden fazladır. Örneğin Sayın Erdoğan mandacı zihniyetten bahsettiği hâlde iktisat teorileri içinde bu kavramın bir analiz değerinin olduğunu söyleyemeyiz. Oysa mandacı zihniyet de kolonyalizmin sonuçlarındandır ve bağımlılık ilişkilerinin analiz değerinin yüksek olması gerekir. Kolonyalizm, müstemleke, müstamere, manda, vekâlet, vesayet gibi yönetim biçimlerini ifade etmek için kullanılan kavramların farklı bir anlam dünyasına işaret ettiği çok açıktır. Soğuk Savaş dönemi bu dünyanın görülmesini ve tartışılmasını engelledi.

“Afrika açılımı” ya da “Yeniden Asya” kavramları gündeme geldiğinde “ne işimiz var orada” denilerek karşılık verilmesi ile Afrika kıtasının ne kadar büyük olduğuna dair bir sorunun cevapsız kalması arasında doğrudan bir ilişki vardır. Haritaların çok önemli olduğu bilinir fakat bunun düşünme biçimimiz üzerindeki etkileri hakkında söz söylemek kolay değildir. Londra-Pekin arasındaki mesafenin Cape Town-Kahire arasındaki mesafeye neredeyse eşit olduğunu bilmenin muhakkak bir karşılığı olmalı. Bütün bir Avrupa dünyasını, Rusya’yı, Asya’nın kalbini, Türkistan’ı içeren coğrafya gerçekten büyüktür. Bu irkiltici büyüklük Dakar’dan Mogadişu’ya uzanan alan için de geçerlidir. Bu iki mesafe birbirine neredeyse eşittir. Fakat bu eşitlik harita üzerinde tahrif edilmiştir. Koca bir kıtayı fikren küçültmeye çalıştıkları çok açıktır. Düşüncemize sınırlar çizilmiştir.

ONLAR YÖNETMEYİ BİLMİYORLAR, YÖNETİLMELERİ GEREKİR

Onlar yönetmeyi bilmiyorlar, yönetilmeleri gerekir sözünün sahadaki anlamını sömürgecilik kavramının açtığı pencereden göremezsiniz. İfade etmeye çalıştığımız küçültme işi, zihin dünyasında karşılık buluyor. Her bir krizde koca koca insanların Avrupa’ya iman tazelemesi veya günah çıkarması hem zavallılık hem de ayıptır. Kıtalar ve ülkeler Avrupaî kavramlara hapsedilmiş. Direnç Afrika’nın da Avrupa’ya ait olduğuna dair güçlü inançtan besleniyor.

Avrupa insanının üstünlüğüne dayalı zihniyet biçimi uzun zamanda inşa edildi. Sömürgecilik kavramından hareketle bu üstünlük fikri de anlaşılmaz. Kolonyalizm, müstemleke, müstamere, manda, vekâlet, vesayet gibi yönetim biçimleri yeni bir zihniyet dünyasına yol açmıştır. Bağımlılık ilişkisi bu sistem içinde kurumsallaşır. Gayr-i millî olan, zaman içinde güç kazanmış ve iktisadî bir yapı oluşmuştur. Bu da Avrupa merkezci bir inşadır. Mandacı zihniyetin anlaşılması için bağımlılık ilişkisinin ve bağımlı yapıların çözülmesi gerekir. Gürültü bir zihniyet biçiminin üstündeki örtünün kaldırılmasından kaynaklanıyor. Sayın Erdoğan’ın kaldırdığı örtünün altında birbirine zıt gibi görünen yapıların varlığı hakikatte çok şaşırtıcıdır.

Soğuk Savaş dönemi Sovyetler’in yıkılmasıyla sona erdi ama bu, bizim için geçerli değildi. Avrupalı ve ABD’li efendilerin kazanmasına sevinmekle biz kazanmış olmadık. Bizim için bu dönemin devam ettiğini 15 Temmuz’da yaşayarak gördük. Şimdi sınırları çizilmiş ve çerçevesi belirlenmiş bir dünyadan çıkıp çıkmayacağımıza karar verecek olanlar bizleriz.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.