
Sonunda bu da oldu! ''Ne kadar hırsızlık o kadar kazanç'' yaklaşımıyla hırsızlık meslek olarak tanımlandı. Bir sigorta reklamında. Hırsızlık, sigorta sektörü için baş tacı olabilir, hırsız endişesi yaşayanlar sigortacıların kapısını çalabilir ama hırsızlık bir meslek değildir!
Meslek; herkesin çalışarak ekmeğini kazanması ve başkasının emeğine, kazancına el uzatmaması demek. Hırsızlık ise tam tersi çalışmadan çabalamadan başkasının malına göz dikmek demek.
İki hırsız karakteri mevcut reklamda. Çoğunluğun sahip olmak için bir ömür boyu çalışıp çabaladığı iki şeye gözünü diken: Ev hırsızı Köstebek Tahir ve araba hırsızı Sincan Nemci. ''Sempatik hırsızlar'' aracılığıyla aldığınız önlemlerin hepsi boş, bir hırsız istediği her şeyi çalabilir, çaldırmaya mahkûmsunuz ama gelin sigorta yaptırın, biz gidenin yerine yenisini koyalım diyor reklam.
Köstebek Tahir için çelik kapı tül perde. Sekizinci kat mı? Su borusu trekking yapmak için ideal! İki saatte on beş ev patlatırım diyor Köstebek Tahir çünkü evlere dalma konusunda tam bir uzman o! Dış ses bir film süresi olan 2 saat boyunca ortalama 20 eve hırsız girdiği konusunda bilgilendiriyor muhatabını korkutmayı ön plana çıkartarak.
Araba hırsızı Sincap Nemci 2 saatte 25 araba götürdüğü iddiasında. Arabalarını alarmla emniyete aldığını düşünen insanlarla alay edercesine, ''o alarm çalsın be abi, eğlence, oynuyoruz biz'' diyerek dalgasını geçiyor.
Hırsızlığı meslek olarak yüceltip, istatistiki bilgiler eşliğinde kutsuyor reklam. Dakikada şu kadar ev, saatte şu kadar araba.
Spor giyim, spor araba, hızlı hayat eşliğinde rol model olarak sunuluyor hırsızlar.
Sigortacılar kriz zamanını, hırsızlar yaz mevsimini kollar. Global krizi fırsata çevirmeye çalışan sigorta sektörü için kâr zamanı. Reklam için doğru zamanlama. Kaybetmekten korkan insanlar soluğu sigortacıda alır. Kriz zamanlarında işsizlik sigortası taleplerinde patlama yaşanır çünkü işini kaybetme endişesi yaşayanlarda ciddi bir artış söz konusudur.
Sigorta, olmasını hiç istemediğimiz bir şeye ya olursa endişesi ile düzenli para ödemek. Kaybetme korkusu yaşayan insanların sığındığı güvenli liman.
Belli risklere dikkat çekerek doğru mesajlar vererek reklamının yapılmasına itirazım olamaz elbette. Anneler günü münasebetiyle ekrana sürülen son yılların en başarılı reklamı olan ''benim annem hem doktor, hem öğretmen, hem kuaför, hem aşçı…….hem ayakkabı bağlayıcısı'' örneğinde olduğu gibi. Reklam çok başarılı olmasına seyretmek için özel çaba sarf edilmesine rağmen çoğunluk bir sigorta reklamı olduğunun ayırdında değildi.
Tersine yaşlanan bir adamın hikayesini anlatan Benjamin Button''un vizyon tarihine paralel bir reklam filmi girdi yayına. Yaşlı bir kadının sesi ve görüntüsü ile başlayan reklamda hem kadın hem de şarkı gençleşiyordu. Bir sigorta reklamı için en doğru slogandı: sakın geç kalma erken gel.
Başladığınız yere dönebilirsiniz temalı reklam da çok başarılı. Lüks arabasıyla yolculuk yapan adam telefonla gelen yangın haberi sonrası kendini küçük kamyonetin kasasında sebze satarken buluyor hani. Bir diğeri lüks yattan küçük kayığa geçiş yapıveriyor bir anda. Doğrudur yangın deprem gibi belli risklere karşı korunmak için sigorta güvencesi şarttır.
Benim başıma gelmez umursamazlığıyla sel felaketine meydan okuyan adamın diz boyuna gelen suları görmezden gelmesi gibi kör olmaktan bahsetmiyorum. Ya da en son yerdeki halıyı götüren hırsızı yok sayan benim evimi soymak mı diyen adamın başına çarpan halı rulosundan.
Hırsızlığın meslek olarak tanımlanmasına, hırsızların sempatik karakterler olarak resmedilmesine, en önemlisi de şantaj yoluyla insanların sigortaya mecbur bırakılmasına itiraz ediyorum. ''Becerikli hırsızlar'' sebebiyle alınan her türlü önlemin boş olduğunda ısrar edilmesi rahatsız edici. Araba alarmları, çelik kapılar bizi korumuyorsa neden tonla para ödüyoruz ki! Teknolojinin koruma amaçlı değil sadece tespit etme amaçlı kullanıldığının farkındayım tabi ki. Her tarafa takılan kameralar suçu önlemeye yetmiyor sadece suç işlendikten sonra tespit ediyor. Halbuki hayatımızdan çıkan gece bekçileri geri dönse, sokaklarda dolaşsa, o insanın içini ısıtan emniyet hissi veren düdüklerini çalsa, hırsızlar bu kadar ellerini kollarını sallayarak dolaşabilir mi ortalıkta?
Korku ve endişe yaratarak satış yapmaya itiraz ediyorum. Ne kadar hırsızlık o kadar kazanç yaklaşımına. Reklam korku duygumuzu depreştiriyor. Çünkü sigorta ''kaybetme korkusuna'' dokunduğu an devreye giriyor.
Güvenlik Endüstrileri Sanayicileri ve İşadamları Derneği (GESİDER) Reklam Özdenetim Kurulu''na (RÖK) şikayet etti reklamı. Sektöre karşı bir saldırı niteliği taşıdığı gerekçesiyle reklamın gerekli düzeltmeleri yapıncaya kadar yayınının durdurulmasına karar verdi RÖK. İlerleyen teknoloji sebebi ile artık pardon geri çektim demek maalesef mümkün değil. Yayın durdurma internet reytinglerini artırmaktan başka bir işe yaramıyor.
Ayrıca hırsızlığı teşvik edici ve özendirici yanı, hırsızlığı bir meslek olarak kutsaması bir sektöre saldırgan tavır takınmasından çok daha önemli değil mi?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.