
Referandum net bir şekilde ortaya koydu: memlekette iktidar sorunu yok, muhalefet sorunu var.
Bugün muhalefette bir ''durumu kanıksama'' gözlemliyorum. Bir ''öğrenilmiş çaresizlik'' halet-i ruhiyesi çökmüş sanki üzerlerine. Umutsuz atalet. Yani ''istediğimiz kadar uğraşalım, millet bizi iktidara getirmeyecek'' anlayışı morallerini bozmuş durumda. Haliyle çalışmayı da gereksiz görüyorlar, uzlaşmayı da. İş çoğu zaman inada biniyor. Kutuplaşmayı körüklüyorlar. Bulundukları pozisyonu korumayı yeterli görüyorlar. Böyle olunca da iktidarın tek başına üstesinden gelemeyeceği milli meselelerde tıkanıklık yaşanıyor.
Bu meselelerin en başında da terör var elbette.
CHP''yi ele alalım. Genel başkan değişikliği referanduma kadar üstü örtülü bir kavgayı biriktirdi. Şimdi de taraflar karşılıklı taciz ateşine başladılar. Parti teşkilatları merkeze göre konum almakta gösterdiği cevvaliyeti seçim çalışmalarında gösteremiyor.
Genel başkanın geçici olduğu herkesten önce teşkilatın kabullendiği bir görüş sanki. Önder Sav''dan da, Baykal''dan da, Kılıçdaroğlu''ndan da umudu olmayan bir teşkilat görüyorum ben.
Bu iç çekişmelerden sıyrılıp yenilenebilse parti, -yine iktidar olamaz belki ama- milli meselelere katkı verebilir. Böylelikle CHP, iktidarın göremeyebileceği endişeleri dile getiren bir misyon üstlenir ve halkın teveccühünü kazanabilir. Terör meselesinde demokratik açılım çabalarına bir şekilde katılma kararlılığı gösterecek bir CHP''nin millete hayrı dokunacaktır.
Yoksa içi boş bir kasanın kaç anahtarının olduğu mu önemli, bu anahtarların kimlerde olduğu mu?
MHP farklı bir durumda mı? Referandumun sonuçlarına bakarak, Devlet Bahçeli''nin ülkücüleri temsil etmek noktasında yeterli olduğunu söyleyebilir misiniz? Açılıma gösterilen tepkinin millet nezdinde olumlu karşılık bulduğunu söyleyebilir misiniz? Milletle inatlaşmak MHP''ye ne kazandıracak?
Oysa MHP''nin de kendi endişelerini dile getirerek katkı verdiği bir açılım politikası daha başarılı olacaktır. Milli meselelerde biraraya gelmenin önemini en iyi bilecek durumda olanların sorumluluktan kaçarak siyasetsizlik üretmeleri ülkeye zaman kaybettiriyor. Devlet Bahçeli bu hassasiyetleri gözetmeden de MHP Genel Başkanlığı yapabilir. Ama ona yakışan bu konuda iktidarın göremeyebileceği noktada halisane niyetle çalışmalara katkı vermektir.
MHP kendi gücünü barış için kullanırsa hepimizin güven içerisinde yaşayacağı ortamın kurucularından biri olarak hayra ortak olur.
Açılım gayretleri iktidarı güçlendiren ve muhalefeti zayıflatan çabalar olarak görülmemelidir. Huzur herkesin kazandığı bereketli bir kavramdır. Muhalefet barışın tesisi için gayret gösterdiğinde en büyük kazancı kendisi sağlayacaktır.
Terör belasını tek başına iktidarın çözmesini beklemek, terörden nemalanmaktır. CHP ve MHP, milletimizin hayrına olan bu projeyi derhal gündeme almalı ve iktidara görüşmeleri başlatmak için çağrıda bulunmalıdır.
Unutulmuş gibi görünen bir gerçeği hatırlatalım, AK Parti de bir muhalefet partisiydi. Bir yılı aşkın bir süre yani kurulduğu Ağustos 2001''den, seçimlerde tek başına iktidar olduğu Kasım 2002''ye kadar muhalefetteydi AK Parti. Hatta milletvekili dahi olmayan Recep Tayyip Erdoğan, grup toplantıları vesilesiyle Meclis''e girerdi. Başka sebepler de amil olmuştur ancak muhalefette başarılı olmasaydı herhalde iktidar da olamazdı AK Parti.
Bugünkü muhalefet iktidar olmak istiyorsa, AK Parti iktidarının icraatlarına değil, AK Parti muhalefetinin yaptıklarına odaklanmalıdır. Muhalefetteki Erdoğan''ı örnek almalıdır. O dönemde Ecevit hükümetine olumlu icraatlarında ve özellikle Avrupa Birliği uyum yasaları konusunda nasıl destek verildiğine bakmalıdır. AK Parti''nin muhalefet güncesi iyi analiz edilirse, iktidarın yolunun yapıcı muhalefetten geçtiği görülecektir. Bu garantili bir yöntemdir, zira bu yolla bir yıl içerisinde yepyeni bir parti tek başına iktidar olabilmiştir.
Yani bugün Başbakan''ı performansı üzerinden eleştirecek birşeyler bulmakta pek mahir muhalefet liderlerinin bile kabul edecekleri gerçek şu: Tayyip Erdoğan, (aynı zamanda) Türk siyasi hayatının en başarılı muhalefet lideridir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.