Koridor krizini ikna diplomasisi bitirdi

04:004/11/2022, Cuma
G: 4/11/2022, Cuma
Yahya Bostan

Yeni Şafak·Yahya Bostan - Koridor krizini ikna diplomasisi bitirdiPazartesi günü görüştüğüm kaynağım tahıl kriziyle ilgili “Çok zorlu bir süreç. Çözüm için 15 Kasım’daki G-20’yi beklemek gerekebilir” demişti. Ancak her şey 24 saat içinde değişti. Rüzgârın bir gün içinde nasıl döndüğünü anlatacağım, ancak önce birkaç bilgi vermem gerekiyor.22 Temmuz’da, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın himayesinde Ukrayna, Rusya, Türkiye ve BM tarafından imzalanan tahıl sevkiyatı anlaşması iki açıdan önemliydi.Bir. Dünyanın

Pazartesi günü görüştüğüm kaynağım tahıl kriziyle ilgili “Çok zorlu bir süreç. Çözüm için 15 Kasım’daki G-20’yi beklemek gerekebilir” demişti. Ancak her şey 24 saat içinde değişti. Rüzgârın bir gün içinde nasıl döndüğünü anlatacağım, ancak önce birkaç bilgi vermem gerekiyor.

22 Temmuz’da, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın himayesinde Ukrayna, Rusya, Türkiye ve BM tarafından imzalanan tahıl sevkiyatı anlaşması iki açıdan önemliydi.

Bir
. Dünyanın tahıl deposu olarak bilinen iki ülke savaşa tutuşunca tahıl fiyatları fırladı. Buğday fiyatı ilk bir haftada yüzde 62 arttı. Resesyon endişesi sürerken yapılan anlaşma olası bir gıda krizini frenledi.
İki
. Amaç insaniydi. Ancak bu anlaşma Ukrayna-Rusya savaşını bitirecek diplomatik yol haritası için bir eskiz çalışması da olabilirdi. Ankara tahıl krizinin çözümünü daha büyük bir barış planı için bir fırsat olarak görüyordu.

İmzalar atıldığında tepkiler ikiye ayrıldı. Bir tarafta anlaşmadan memnuniyet duyanlar, diğer tarafta memnun gibi görünmekle birlikte aslında rahatsız olanlar vardı. Kimi Batılı aktörlerin Ankara’ya “Rusya’ya yaşam alanı açıyorsunuz” diye sitem ettiği söylenir.

Anlaşma 120 gün boyunca -18 Kasım’a kadar- geçerli olacak ve daha sonra uzatılabilecekti. Rus lider Putin anlaşmanın ikinci ayında (27 Eylül) itirazlarını dile getirmeye başladı. Ukrayna’dan çıkan tahılın yoksul ülkelere gitmediğini ve bu durumun “sahtekârlık” olduğunu söyledi.

Edindiğim güncel rakamlar Putin’i haklı çıkarıyor. Buna göre, Ukrayna’dan çıkan 9,7 milyon ton tahıl 35 ülkeye gönderildi. Tahılın yüzde 47’sinin adresi Avrupa ülkeleriydi. En çok tahıl gönderilen ülkelerden biri İspanya’ydı. Afrika ülkelerinin tahıldan aldığı pay yüzde 14’te kaldı. Bu ülkeler Cezayir, Cibuti, Libya, Mısır, Tunus ve Kenya olarak sıralanıyor. En muhtaç durumdaki Somali, Etiyopya, Yemen ve Sudan’ın aldığı pay sadece yüzde 3.

Rusya tahıl sevkiyatıyla ilgili itirazlarını sürdürürken 29 Ekim’de Sivastopol Deniz Üssü’ne düzenlenen saldırı üzerine anlaşmayı askıya aldı. Moskova’nın anlaşmayı askıya alması üzerine yoğun bir diplomasi trafiği başladı. Ruslar masaya yeniden dönmek için dört maddelik bir talep listesi oluşturdu. Ukrayna’nın tahıl koridorunu askeri amaçla kullanmayacağına ilişkin Kiev’den yazılı garanti istediler. Anlaşmanın öngördüğü gibi Rus tahıl ve gübresini uluslararası piyasalara ulaştırmak istiyorlardı. Bunun gerçekleşebilmesi için Rus gemi ve mallarıyla ilgili sigorta sorununun çözülmesini ve Rus gemilerinin limanlara kabul edilmesini bekliyorlardı. Para transferi -SWIFT- konusunda kısıtlamalar vardı, sözleşme yapamıyor, daha önce ihraç edilen malların ödemelerini alamıyorlardı. Güvenlik kaygılarını gündeme getirerek koridordan boş gemi sevkiyatına karşı çıkıyorlardı.

Milli Savunma Bakanı Akar ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Rus mevkidaşlarıyla tahıl krizini ele alırken bir yandan da Ukrayna tarafıyla temas kurulmuştu. Pazartesi görüşmelerin nasıl gittiğini öğrenmek için konuştuğum bir kaynağım “Çok zorlu bir süreç. Sorunun nihai çözümü için (Endonezya’da 15-16 Kasım tarihlerinde düzenlenmesi planlanan) G-20 zirvesini beklemek gerekebilir” demişti. Üstelik Putin G-20’ye davetliydi ancak katılıp katılmayacağı belli değildi. Ukrayna da Rusya’nın istediği yazılı garantiyi vermeye yanaşmıyordu. Moskova bunun öncelikli şart olduğunu söylüyordu.

Çözüm için Ankara’nın önce Kiev’i yazılı garanti vermesi için ikna etmesi daha sonra Moskova’yı -tüm talepleri karşılanamasa da- yeniden masaya çekmesi gerekiyordu. Bu, koridoru açık tutmak ve barışa bir şans vermek için orta yol arayışıydı. Öyle de oldu. Ukrayna Ankara’nın ısrarı üzerine yazılı garanti vermeyi kabul edince Cumhurbaşkanı Erdoğan Rus lider Putin’i aradı ve Rusya’yı yeniden masaya davet etti. Putin de bu daveti karşılıksız bırakmadı.

Rus tahıl ve gübresinin dünya piyasalarına ulaştırılması 22 Temmuz’daki anlaşmanın bir gereğiydi. Ancak Avrupa ülkelerinin limanlarını Rus gemilerine açmaması ve sigorta sorunu Rusların elini kolunu bağlıyor. Rus tahıl ve gübresinin limanı kapalı ülkelere değil, Türk Boğazlarını kullanarak doğrudan Afrika’ya gideceği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından anlaşılıyor.

Ukrayna’da büyük bir savaş ve onun çevresinde kümelenmiş küresel bir gerilim var. Tahıl koridoru savaşan tarafları iletişimde tutan tek enstrümandı. Koridorun açık kalması hem barış umudunun korunması hem de gıda krizi yaşanmaması için önemliydi. Dünya Türk diplomasisine çok şey borçlu.

#Tahıl Koridoru
#Recep Tayyip Erdoğan
#Putin
#Avrupa