
Paul Connerton, belleğin (hâfızanın) genellikle bireysel bir kabiliyet olduğunun düşünüldüğünü ama bununla birlikte kolektif bellek ya da toplumsal bellek (hâfıza) diye bir şeyin bulunduğu inancında olan düşünürlerin de vârolduğunu ileri sürer ve özellikle Maurice Halbwachs"ın eserleri içinde bu görüşün savunulduğunu vurgular.
Tarihin yazmadığı, ama toplumların kendi hâfızalarında taşıdıkları, bazı halk hikâyeleri ve türkülerle korudukları bir "hâfızaları" olduğunu söylemek mümkündür. Bu konuda Anadolu"nun muazzam bir zenginliğe sahip olduğunu ve halk ezgilerinde, türkülerde gündelik hayata dâir, tarih kitaplarında da bulunamayacak pekçok bilginin yeraldığını düşünüyorum. Anadolu insanının acılarını, kederlerini, hüzünlerini, özlemlerini, sevinçlerini anlatan o kadar çok türkü vardır ki, bu sayede günlük hayatın en önemsiz gibi görünen detaylarını bile halk müziklerinden öğrenmek mümkündür. Meselâ bir Amasya türküsü, komşu köye gelin giden "Zilha (Zeliha)" adlı gelinin, at sırtında Kızılırmağı geçerken, bir kartalın gelinin atını ürkütmesi neticesinde nehre düşüp hayatını kaybetmesi, hem hazin bir olayı ve hem de o yörede bir düğün alayının nasıl meydana geldiğini anlatması bakımından önemlidir ve belki de o yöre halkının, "N"ettin Kızılırmak Zilha geline" türküsünü dinledikçe bu hazin olayı tekrar hatırlamasına katkı sağlamaktadır. Bu katkıyı sadece yöre halkına değil, halk müziği bilimi araştırmacılarının çalışmaları sayesinde bütün Türkiye halkına anlatarak da sağlamaktadır. "Allah Allah dedik ata bindirdik / Hayır dua ilen yola gönderdik / Kıble tarafından elden aldırdık / Nettin Kızılırmak allı gelini /Ah zilha gelini / Martin getir şu kartalı vuralım / Dalgıç getir şu gelini bulalım / Biz gelinsiz köye nasıl varalım/ Nettin Kızılırmak zilha gelini / Anam anam gülümü /Kızılırmak bırakmamış huyunu / Kurban ettik sürüleri koyunu / Göremedim güveyinin boyunu / Nettin Kızılırmak zilha gelini / Anam anam anam anam gülümü" sözleriyle türküde bir düğün-derneğin nasıl gerçekleştiği, bu olayın nasıl hüzünle neticelendiği ve huyunu bir türlü bırakmamış olan Kızılırmak ile yöre halkının nasıl sık sık hüzünlü olaylar yaşadığını öğrenmek mümkün. (Sözkonusu türküyü ve buna benzer türküleri Cengiz Özkan"ın Kalan Müzik tarafından yayınlanan "Gelin" adlı albümden dinleyebilirsiniz.)
Anadolu türkülerinin hemen hemen tamamında yaşanmış bir olayın ayrıntıları gizlidir. Karadeniz türkülerinde, Rumeli türkülerinde, Ege türkülerinde, İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu türkülerinde buna benzer daha pekçok olayı hemen hemen bütün ayrıntısıyla öğrenmek mümkündür. Başta Selânik olmak üzere çok sayıda Balkan ve Rumeli türküsünde Balkanlar"daki savaşlara ve yaşanan acılara dâir hüzünlü hikâyeyi, acıları, sevinçleri, ayrılıkları öğrenmek mümkündür. Bu özelliği ile müzik, hem başlıbaşına bir bellek olma vasfına sahiptir ve hem de toplumun ortak hâfızasına ait bilgileri içinde barındırmaktadır. "Burası Muş"tur / Yolu yokuştur / Giden gelmiyor / Acep ne iştir" sözleriyle anlatılan Yemen savaşının hüzünlü hikâyesinden, Çanakkale Savaşı"ndan İstiklâl Savaşı"na kadar pekçok savaşın halk içinde nasıl karşılık bulduğunu, ne ayrılıklara, hüzünlere sebeb olduğunu türkülerimizden öğrenmek mümkün olduğu gibi, Osmanlı arşivlerinde yavaş yavaş ortaya çıkan bilgi ve belgeler sayesinde bazı fetihlerin hikâyelerine ve bu olayların detaylarına müzik eserlerinde rastlamak mümkündür.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.