İsrail lobisi nifak peşinde
04:00, 21/10/2026, Çarşamba
Yeni Şafak

Arşiv.
İsrail lobisi, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini baltalamak için medya ve akademide kara propagandaya başladı. Türkiye özellikle, laiklik ve eğitim konularında Türk dünyası üzerinde baskı kurmakla suçlanıyor. Siyonistlerin söylemlerinin, Azerbaycan’daki bazı sosyal medya kullanıcıları tarafından aynen kopyalanması ise şaşırtıyor.
Soykırımcı İsrail, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini bozmak için dört koldan kara propagandaya başladı. İsrail merkezli düşünce kuruluşları, akademisyenler ve medya organları, Türkiye’nin yönetim modeli dayattığı yalanını işleyerek Azerbaycan kamuoyunda Ankara’yı hedef gösterdi. Kara propaganda, Türkiye’nin tüm Türk dünyasına baskı yaptığı iddiasına kadar uzandı. Siyonist lobinin inşa ettiği bu söylemin izlerine Azerbaycan’daki bazı sosyal medya kanallarında rastlamak mümkün.
İDEOLOJİK BASKI UYGULUYORMUŞ
Yahudi Ajansı Sokhnut’un Azerbaycan fahri elçisi ve İsrailli siyaset bilimci Roman Gureviç, Türkiye’de başörtüsü yasağına itiraz eden belirli siyasi çevreleri “Nurcu-İslamcı” diye yaftaladı. Bu söylem, Azerbaycan’daki bazı sosyal medya kullanıcıları tarafından da benimsendi. Yazısında Türkiye’yi Azerbaycan’a ideolojik baskı yapmakla suçlayan Gureviç, Türkiye’de bazı çevrelerin Azerbaycan-İsrail ilişkilerine yönelik eleştirilerini “ikiyüzlülük” olarak niteledi. Bakü’den, baskı yaptığını ileri sürdüğü “Nurcu-İslamcı” siyasi çevrelere “net bir yanıt” vermesini istedi.
İsrail’deki Bar-Ilan Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren BESA PSCRP programı, Türkiye hükümetinin Azerbaycan’ı laiklikten uzaklaştırarak Bakü’ye eşitsiz bir ilişki dayatmak istediğini öne sürdü. Kurum, Türkiye kaynaklarını İran ve Rusya’yla birlikte antisemitik bir kampanyanın arkasında olmakla suçladı.
“TÜRKİYE TÜRK DÜNYASINA BASKI UYGULUYOR”
2017-2019 yıllarında İsrail Sınır Polisi’nde görev yapan ve BESA araştırmacısı olan Joseph Epstein, Türkiye’yi Türk dünyasının laik düzenine yönelik bir baskı kaynağı olarak gösterdi. Epstein, dinî kurumları ve iktidara yakın medyayı AK Parti’nin ideolojisini bölgeye yaymakla suçladı. Yönettiği Turan Research Center’da 29 Eylül’de yayınlanan analizinde Epstein, Türkiye’den gelen baskının bir müttefikten kaynaklanması nedeniyle Azerbaycan açısından daha örtülü ve yönetilmesi daha zor olduğunu ileri sürdü. Azerbaycan ve Kazakistan’ı laikliğin iki dayanağı olarak sunan Epstein, Ankara’yla ittifakın bu ülkeleri Türkiye’nin din ve devlet anlayışını benimsemekle yükümlü kılmadığını savundu.
DİNDAR NESİL DAYATILIYOR (!)
İsrail’deki Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nün (INSS) Türkiye uzmanı Gallia Lindenstrauss, Türkiye’nin laik modelden uzaklaştığını savunarak Erdoğan’ın “dindar nesil” hedefini Azerbaycan’a da dayattığı imasında bulundu. İsrailli gazeteci ve medya yöneticisi Emil Şleymoviç, Isralife’ta 14 Ekim’de yayınlanan yazısında Türkiye’yi Azerbaycan kamuoyuna hedef gösterdi. Aliyev’in başarılı olması hâlinde tarihte Atatürk’le aynı safta yer alacağını savunan Şleymoviç, Türkiye, İran ve Rusya’nın Azerbaycan’a artık “büyük ağabey” gibi davranamayacağını yazdı. Erdoğan’ı Türkiye’yi geriletmekle suçlayan yazar, İsraillilerin Azerbaycan’ın eğitim yaklaşımına imrenmesi gerektiğini savundu.
“BAKÜ TÜRKİYE’YE KARŞI BAĞIMSIZLIĞINI KORUYOR”
İsrail gazetesi Israel Hayom’un muhabiri Neta Bar, 14 Ekim tarihli haberinde Türkiye’yi, Azerbaycan üzerinde giderek artan bir “radikalleştirici etki” olarak tanımladı. Bar, Azerbaycan’da darbe yaşandığını gösteren ve kim tarafından üretildiği belli olmayan yapay zekâ görüntülerinin Türkiye’de üretildiği yalanını da savundu. Bir diğer İsrail gazetesi Makor Rishon ise 18 Ekim’de AFP imzasıyla yayınladığı haberde, Türkiye’nin Azerbaycan’a baskı uyguladığını öne sürdü ve Bakü’nün bu baskıya direndiği yönünde değerlendirmelere yer verdi.

Gündem
DMM'den 'Azerbaycan'da Türk bayrağı indirilmeye çalışıldı' iddiasına yalanlama

Gündem
Mekke İttifakı Anlaşması kanun teklifi Meclis'te


