
Ulusal Süt Konseyi Başkan Vekili Muhittin Özder, pastörize işleminin sütün yapısını bozduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını savundu. Özder, sanayide işlenen sütlerle ilgili çıkan kara propaganda nedeniyle üretilen sütün sanayiye aktarılma oranının düştüğünü, sokak sütü tüketiminin ise arttığını söyledi.
Sanayi sütü yerini sokak sütüne bırakıyor. Ulusal Süt Konseyi Başkan Vekili Muhittin Özder, sanayide işlenen sütlerle ilgili yürütülen kara propaganda nedeniyle üretilen sütün sanayiye aktarılma oranının düştüğünü, sokak sütü tüketiminin arttığını söyledi. Özder, Türkiye’nin süt üretiminde dünyada 9. sırada yer almasına rağmen üretilen sütlerin sanayiye aktarılmasında 17. sırada bulunduğunu belirtti. Türkiye’de yılda üretilen 22,1 milyon ton sütün yüzde 48’inin sanayiye gittiğini belirten Özder, bu oranın 5-6 sene önce yüzde 55’lerde olduğunu aktardı.
HATA YAPAN VAR
Söz konusu gerilemeyi değerlendiren Özder, şunları söyledi: “Özellikle sanayide üretilen sütlerin aleyhine yürütülen bunların ‘sağlıksız’, ‘zararlı’ hatta ‘kanser’ olduğu yönünde kampanya var. Her sektörde olduğu gibi burada hata yapanlar vardır ama sütün kanser yaptığı, pastörize edilen sütün yapısının bozulduğu gibi söylemler çok tehlikeli.”
- İhracat artarsa üretici kazanır
- Afrika’nın tamamı ile İtalya, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan, Balkan ülkeleri gibi Avrupa’daki ülkelerin de süt açığı bulunduğunu kaydeden Muhittin Özder, şöyle devam etti: “Sanayiye giden sütün az olması ihracatı olumsuz etkiliyor. Biz burada hala sütümüzü değerinde satamıyoruz. Değerlendiremediğimiz için üreticilerimiz para kazanamıyor. Yavaş yavaş işi bırakıyorlar. Hele hele küçük işletmeler vazgeçerse işe dönmezler. Şu anda biz Kuzey Afrika’da Tunus, Cezayir ile bir miktar Orta Doğu’ya satıyoruz. Sanayiye giden süt artarsa ihracat artar.”








