
Kariyerinde önemli başarılara imza atan Gökhan İnler, 21 yıl önce başlayan Türkiye macerasının bilinmeyen yönlerini anlattı. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş'taki denenme süreçlerini aktaran İnler, kariyeriyle ilgili şaşırtan bilgiler verdi.

Gökhan İnler'in Türkiye kariyeriyle ilgili Fanatik'in sorularına verdiği cevaplar şu şekilde:

Türkiye'de ilk kez Fenerbahçe forması giyiyorsun. O dönemde teknik ekip kalmanı istiyorum ama Aziz Yıldırım senin gönderilmeni istiyor. Neler yaşandı o dönemde?
"Arka planda olan şeyleri bilemeyiz ama Fenerbahçe'nin eski hocası Daum, beni hep istedi. Türkiye'den ayrıldıktan sonra da konuştuk ve beni hep istedi ama yönetimsel bir karardı. Bir şey diyemem. Benim için çok zordu. Birdenbire yolda gördüm kendimi. Hem de yalnız geldim Türkiye'ye. Çok büyük zorluklar yaşadım ama ben hiç pes etmedim. Bu durum beni güçlendirdi ve aslında orada kariyerim başladı. Mental olarak benim için baskı olmuştu. Bayağı gerilme olmuştu."

Galatasaray ve Beşiktaş döneminde neler yaşadın, Fenerbahçe'deki dönemine benzer bir durum mu oldu senin için?
"Fenerbahçe'ye ben bir arkadaşımla beraber gittim. Orada ikimizi de almadılar. Daha sonra Galatasaray'a gittik ve çok önemli bir test maçımız vardı. O dönemde Galatasaray'ın hocası Hagi'ydi ve maçı izlemeye sadece bizim için gelmişti. O gün nasıl olduysa benim arkadaşım gelmedi. Ben, yine de kendimi en iyi şekilde profesyonelce maça hazırladım. Sahaya çıkar çıkmaz Hagi bana, 'Arkadaşın gittiyse, seni de görmek istemiyorum!' dedi. Beni hiç izlemedi aslında Hagi. Oynayamadım bile. Daha sonra Sergen Yalçın'ın sayesinde Beşiktaş'ın altyapısına gidebildim. Beşiktaş'ta daha sonra A takımla idmanlara çıktım. Çıktım 1-2 hafta. Daha sonra benim eski kulübüm beni istedi ve geri gelmem gerektiğini söylediler. Anlaşma olmadı. 4-5 aylık bir süreç oldu benim için. Oynayamadım ve benim için çok zordu."

Çok net bir şekilde kazanan bir karaktersin. Zurih, Udinese, Napoli, Beşiktaş, Başakşehir ve Adana Demirspor'da kupalar kazandın. Nasıl bir oyun vizyonun vardı?
"Hiç pes etmedim. Bir gün geldi ve ben, futbolcu olmak istiyorum. Başarılı olmak istiyorum dedim. Tabii ki Türkiye'deki günlerim beni çok güçlendirdi. İnişler ve çıkışlarla daha iyi bir şekilde baş etmeyi öğrendim. Bu mentalitemden dolayı Zürih'le 25 yıl sonra şampiyonluk kazandık. Bu tür şampiyonluklar gerçekten çok değerli."

Baban Fenerbahçeliymiş, ancak senin çocukluktan gelen bir Beşiktaş aşkın var. Senden dinlemek istiyorum bunu.
"Babamı 2006 yılında kaybettik. O, fanatik bir Fenerbahçeliydi. Bize Fenerbahçe forması alıyordu. Ancak, benim renklerim hep siyah beyazdı. Siyah ve beyazı gördüğümde çok mutlu oluyordum. Beşiktaş, benim çocukluk hayalimdi. İtalya ve İngiltere'den sonra Beşiktaş'a geldim ve müthiş bir duyguydu bu. O kupayı kaldırmak benim için inanılmazdı. Şampiyonluk kutlaması da gerçekten harikaydı. Denizde, taraftarlarla kutlamalarımız mükemmeldi."

Çocukluk aşkından bahsediyorsun sonuçta. Beşiktaş taraftarına bir mesajın olur mu?
"Her zaman her yerde en büyük Beşiktaş."






