
“Alamut’tan Pensilvanya’ya: İncil Müslümanları Altın Nesil” isimli eser, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in ‘İçeriden Hristiyanlaştırma Projesi’ni anlatıyor. Kitap, FETÖ'nün Hristiyanlaştırma hareketleri arasındaki ilişkiyi, benzerliği, söylem ve hedef birliğini çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.
“Alamut’tan Pensilvanya’ya: İncil Müslümanları” adıl eserde, FETÖ’nün İslâm’ı ve Müslümanları hedef almasını anlatıyor. Çalışmada Gülen’in vaazları, kitapları ve kontrol ettiği dergilerin satır araları titizlikle incelenip, Hristiyanlık kaynaklarıyla karşılaştırılıyor. Haçlı misyonerlerinin mühendislik ürünü olan ‘Altın Nesil’ İncil Müslümanları, Hristiyan Müslüman ve Hristiyan İslam gibi bir düzine ad kullanıyor. Müslümanların FETÖ’ye kadar hiç duymadığı bu isimlerin hepsi aynı kimliğe işaret ediyor. FETÖ’nün İncil Müslümanları, dış görüntüsü, sözleri, seçtiği kelimeler, işlediği konular itibariyle tamamen Müslüman bir görüntüye sahipken iç dünyada Hristiyanlara hizmet etmeye kuruluyor. Verdikleri görüntüden kullandıkları kavramlara, ibadetlerinden, ibadet mekanlarına her şey İslam’a ait.
İNCİL MERKEZE ALINDI
1974’ten sonra kurgulanan misyoner mühendisliği çerçevesinde Fetullah Gülen’e önce Hristiyan ruhuna sahip insanlar yetiştirmek için meşru görüntülü bir sistem kurduruldu, cemaat söylemlerinden uygulamalarına, tamamen İncil merkezli ve İncil’e yönlendirici faaliyetler yürütüldü.
HRİSTİYANLIK SOLUYAN İNSANLAR
Gülen’in 1970’lerden günümüze kayda giren yazı ve konuşmalarında Mesih olma hedefi ve talimatı görülüyor. ‘Mesih, Mesih soluklu, Mesih enfas, Mesih eda, gökten inmiş Mesihler’ Gülen’e özel tabirler olarak konuşmalarında yer alıyor. Müslümanları, İslam’ı ve Hz. Muhammed’i, Muhammediyet adı altında, Hristiyanların hitap şekliyle kullanıyor.
MİSYONERLER NE DEDİYSE FETÖ ONU YAPTI
FETÖ, tarihinin başından itibaren misyonerler ne dediyse onu yaptı. Mesihi cemaatler kurulsun dediler, Gülen mesihi cemaat kurmaya başladı. Müslüman görüntüsü ile Hristiyanlık için çalışılacak dediler, Gülen, ‘Altın Nesil’ konferans-larına başladı. Müslümanları toplu olarak içten Hristiyanlaş-tıracak cemaatlerin kurulması süreci ve yöntem tartışmaları başladı, Gülen de cemaatinin kurulması için faaliyetlerine hız verdi. Hristiyanlığı işleyecek dergiler yayınlanmalı dendi, Gülen, Sızıntı dergisini yayınlamaya başladı.
HRİSTİYAN TERİMLERİNİ ÖRGÜTÜN MERKEZİNDE
Misyoner mühendisliğinin ilk ayağını köle askerler yetiştirmek oluşturuyor. Gülen de bu taktiği uyguladı. Önce kendine sorgusuz tapacak köleler yetiştirdi. Yetiştirdiği kölelere, Hristiyanlığa özgü ne kadar Hristiyan’ı tanımlayan lakap ve isim varsa verdi. Mesihleşenler, Mesih soluklu yiğitler, Havariler, Rahipler, Ruh insanları, Kudsiler, Bizans askeri, Haçlı askeri gibi isimleri kullandı.
KENDİSİNİ TANRI’NIN OĞLU İLAN ETTİ
Gülen, içten dışa yürütülen Hristiyanlaştırma faaliyetleri kapsamında zihinlere oynadı. Resimlerde mesihi sembolleri, yazı ve sözlerinde ise kendisini işledi. Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu hatta bir ileri seviyeye taşıyarak Hz. İsa’nın Tanrı olduğunu, Hz. İsa’nın haça gerildiğini, Hz. Muhammed’in Hz. İsa’nın babası olduğunu, kendisinin ve örgütünün de Tanrı’nın oğulları olduğunu, Tanrı’nın insan bedenine girdiğini söyledi, yazdı, sembollerle de ifade etti. Gülen yalnız teslis inancını işlemekle kalmayıp, Hristiyanlığa ait asli günah, doğuştan günah, vaftiz, Hristiyanlığın ahiret anlayışı, İstavroz, haç çıkarma gibi diğer tüm esasları da ayrı ayrı işledi.
CENNET PARSELLEYİP CEHENNEMDEN ÇIKARDI
Tasavvuf inancını da Hristiyanlığa uyarlayan Gülen, tasavvuf diye Hristiyan Ruhbanlığına yöneldi. Rahipler gibi evlenmemeyi ideal haline getirdi, beden düşmanlığı üretti, dünya düşmanlığı üretti, cennet parselledi, cehennemden çıkardı.
İSLAM YIKILSIN DEYİP KİLİSELERİN YOLUNU GÖSTERDİ
Gülen'in Dinler Arası Diyalog projesi yürüttüğü faaliyetlerin altın vuruşu oldu. İslam'ın kale kapılarını içten açmak ve Mesih inancını yerleştirmek için çaba harcadı. Tek kurtuluş kaynağının Kur'an-ı Kerim olmadığını, tek Peygamberin değil peygamberlerin olduğunu, İslam değil Hristiyanların Muhammediliği dininin olduğunu, Türkiye değil Hristiyanların Kapadokya'sı olduğunu yaydı. İslam yıkılsın deyip altın nesline kiliselerin yolunu gösterdi. Hristiyan dünyasının devamlı takdirini toplayıp, dua ve övgülerini aldı. Eserde, FETÖ’nün yurt içinde çökertildiği, yurt dışında ise can çekiştiği 2017 sonlarında “www.lausanne.org” adlı web sitesinde, dünya çapındaki tüm misyoner ve Hristiyanlara FETÖ’ye sahip çıkılması için özel bir çağrı yayınlandığı belirtiliyor.
Hediye tablonun sırrı ne?
q-Gülen’in 1998’de Papa’ya yazdığı mektubun her bir ifadesi Hristiyan dünyasına açılan bir kapı niteliği taşıyor. Mektupta kullandığı ifadeler Mesih’in dönüşüne ortam hazırladığını gösteriyor. Bu mektuba karşılık Papa’nın Gülen’e verdiği hediye de dikkat çekiyor.
Papa, Gülen’e Hristiyanlığın sembollerinden olan ve Anadolu’ya Hristiyanlığı ilk getiren Aziz Pavlus ve Aziz Petrus’un kabartma tablosunu veriyor. Papa’nın hediyesindeki Pavlus, misyonerlik faaliyetlerinde geliştirdiği içten Hristiyanlaştırma taktik ve yöntemleriyle biliniyor. Pavlus, Hristiyanlaştırmak istediği kitlelerin kılığına girerek faaliyetlerini yürütürken Gülen’in de aynı taktiği uyguladığı görülüyor.
Hz. Adem’le Hz. Havva’yı zina ettirdi
Gülen, yıllar boyunca Hz. Adem’le Hz. Havva’nın cennette zina ettiğine ilişkin sapkın fikirleri de yayıyor. 1993 tarihli Sonsuz Nur adlı kitabının Dil Belası ve İffet ile İsmet ve Diğer Peygamberler bölümlerinde şöyle diyor: “Memnu meyve, Hz. Adem için karşısında dayanılması mümkün olmayan, onun beşeri duygularıdır. Bu duygu sayesindedir ki, insanoğlu çoğalacak ve neslini devam ettirecektir. Aynı duygu Hz. Havva validemiz için de geçerlidir. Allahu a’lem ‘Şecere’ye dokunmak, neslin devamını sağlayacak muamelede bulunmak demektir. ..Tıpkı nikahta 2 şahit huzurunda bir nikahın akdi gibi. Ancak ondan sonra sen uzatabilirsin. İşte böyle bir meselede acaba meselenin vakt-i merhunu mu diye elini uzattı memnu meyveye.. Bu hakikaten onu o duyguya itecek bir şey idiyse şayet orada bulunduğu yerde işte ona orada içtihatta el uzatması iktiza ediyordu. Mukarrebine göre.. yok seyyidedine validemiz Hz. Havva’ya el uzatması Allah’tan izin gelmeden en ikinizi birbirinize bağladım demeden Zeyneb bint cahş semada nikahı kıyıldığı gibi efendimize Allah.
O şahit-i meşhud. Nikahı kıyan o yani. Kayın da o şahid de o.. Öyle bir şeye bağlıysa şayet o memnu meyve validemize el uzatmasa şayet Havva validemize.. Bir içtihat yaptı ezan henüz kulağına gelmeden tamam iftarına açabilirsin demeden elini uzattı…”
Zeus’un oğulları
Eserde, Gülen’in 1970’li yıllardan beri kendilerini Yunan Baba tanrısı Zeus’un oğulları olarak gördüğü ve böyle sunduğu, Allah’la Zeus’u eşleştirdiği, Herkül’e de kendilerini aynı kategoriye soktuğu vurgulanıyor. Eserde, ‘Gülen’in dizleri olan tanrısı, Gülen’in telefonla görüşen tanrısı, Gülen’in ayakları olan tanrısı, Gülen’in baş okşayan tanrısı, Gülen’in kulak çeken, enseye tokat vuran tanısı’ başlıklarıyla da Gülen’in kendi konuşma ve kitaplarında yazdığı ifadelerde dikkat çekiyor.












