Gündem İstanbulun altında yolculuk Tarihi Yarımadanın altında da tarih var

İstanbul'un altında yolculuk: Tarihi Yarımada’nın altında da tarih var

Topkapı Sarayı, Ayasofya Camii ve Aya İrini Kilisesi gibi önemli yapıların bulunduğu Tarihi Yarımada’nın altındaki gizemli yapılar, bir bölümü botla yapılan yolculukla görüntülendi. Antik dönemden itibaren İstanbul’un su isalesi için çok önemli olan su kanallarında küp, kemik parçaları ve eşya atıkları olduğu görüldü.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
​İstanbulun altında yolculuk: Tarihi Yarımada’nın altında da tarih var
Tarihçi Arzu Ulaş (Sağda), 3 yıl boyunca İstanbul’da yer altındaki sarnıçlar, çukur bostanlar, su yolları, kuyular, ayazmalar, çukur çeşmeler, yangın havuzları ve arkeolojik mimari kalıntıları inceleyip görüntüledi.

İstanbul’da içinde Ayasofya, Sultanahmet, Süleymaniye Camii gibi önemli tarihi miraslarımızın bulunduğu Tarihi Yarımada’nın altında kalan sarnıçlar, çukur bostanlar, su yolları, maksemler, kuyular, ayazmalar, çukur çeşmeler, yangın havuzları ve arkeolojik mimari kalıntılar, Kültürel Mirası Koruma Uzmanı ve Tarihçi Arzu Ulaş tarafından incelenerek görüntülendi. 3 yıl süren çalışmada 285 yer altı yapısı incelendi. Çalışmada, yüzyıllarca İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan sarnıçların metruk halde olduğu ortaya çıkarıldı.

  • Çalışmada paslı demir kapaklardan girilerek 23 metre derinliğe inildi ve su kanallarında küp, kemik parçaları ve eşya atıklarına rastlandı. Ulaş, çalışması sırasında Tarihi Yarımada’nın altındaki su kanallarında botlarla dolaştı. Su kanallarını adım adım gezen Ulaş, bazı noktalardan sürünerek geçti. Aynı zamanda bu çalışma hikayelere konu olan İstanbul’un gizemli tünel ve kaçış noktalarının efsane olduğunu ortaya çıkardı. Antik dönemden itibaren İstanbul’un su isalesi için çok önemli olan su kanallarında günümüzde artık küp, kemik parçaları ve eşya atıkları olduğu görüldü.

GEREKLİ İZİNLERİ ALDIM

İstanbul’un yer altı yapılarını aydınlatmak fikriyle yola çıktığını söyleyen Arzu Ulaş, “Öncelikle Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde yer altı yapılarının katalog taramasını yaptım. Daha sonra belgeleri dönemin tarihi haritaları üzerinde konumlarını tespit ettim. Gerekli izinleri aldıktan sonra yer altına inmek için de profesyonel mağaracılar ve dalgıçlarla çalıştım. Yer altı eserlerin iç mekanlarında da video ve fotoğraf çekimleri yaptım” dedi.

285’İNDEN 59’U KAYIP

  • Çalışmalarının üç yıl sürdüğünü belirten Ulaş, “Osmanlı belgeleri ışığında Tarihi Yarımada’da 285 tane yer altı yapısı inceledim. Çalışmalarımız sonucunda 285 yer alt yapısından 59’nun günümüzde artık mevcut olmadığını ve kayıp eser olduğunu belirledim” diye konuştu.

Küp, kemik parçaları ve eşya atıkları vardı

Arzu Ulaş, “Yer altında beni en çok etkileyen ve en ilginç bulduğum yapı Fatih Karadeniz Medresesi Sarnıcı oldu. 1939 yılından sonra sarnıcın giriş kısmının bulunmadığını tespit ettim. Bizler yer altındaki sarnıcın suyla dolu olan iç mekanını botlarla gezdik. Sarnıçta beni en şaşırtan kısmı ise sarnıcın zemininde arkeolojik dolgu tabakası olduğunu fark ettim. Ve sarnıcın içerisinde küp, kemik parçaları ve eşya atıkları olduğunu gözlemledim” ifadesini kullandı.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.