Baba mesleğinden akademik kariyer

Yeni Şafak
Aylin İzmir
04:0029/01/2017, Pazar
G: 28/01/2017, Cumartesi
Yeni Şafak

El işi mücevher ustalığının tarihe karıştığı tezini "Bir Dönüşüm Hikayesi" isimli kitabında okurla buluşturan Yrd. Doç. Dr. Fatma Altınbaş Sarıgül, iki yıl boyunca Kapalıçarşı'daki 28 mücevher ustasıyla vakit geçirdi. Küreselleşmeyle birlikte bu mesleğin yok olmadığını fakat dönüştüğünü belirten Sarıgül, "Ustalar ancak büyük şirketlere girerek varlıklarını devam ettiriyor. Diğerleri ise ayakta kalamıyor"diyor..

Küçük yaşlarda aile şirketleri olan Altınbaş Mücevherat'ta çalışan Fatma Altınbaş Sarıgül, yıllarca altın üretimi ve tasarımı işiyle haşır neşir olmuş. Üniversite eğitimi için Uluslararası İlişkiler bölümünü tercih eden ve Milano'da işletme masteri yapan Sarıgül, üniversiteden sonra akademik kariyerini baba mesleği üzerine yapmaya karar vermiş. Doktora tezi için el yapımı mücevheratın bugün ne durumda olduğunu araştıran Sarıgül, böylelikle baba mesleğine de katkı sunduğu için mutlu.




Doktora tezini geçtiğimiz günlerde "Bir Dönüşüm Hikayesi" adlı kitabında toplayan Sarıgül iki yıl boyunca Kapalıçarşı'da 28 mücevher ustasıyla vakit geçirmiş. Sarıgül, Bugün artık sayıları parmakla gösterilen el yapımı mücevherat yapan ustaların kendi başlarına ayakta kalmakta zorlandığını bu yüzden (istisnalar dışında) büyük şirketlerin himayesinde çalıştığını anlatıyor. Sarıgül, "Kapalıçarşı'daki ustalardan sadece 3-4 tanesi kendi markasını oluşturarak pazarda yer edindi. Kapalıçarşı'daki kimi ustalar modernleşmeye direniyor ama herhangi bir şirket bünyesine katılmadan tek başına ayakta kalmaları artık mümkün değil" diyor.





İKİ YILIMI KAPALIÇARŞI'DA GEÇİRDİM


İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Sosyoloji Bölümü hocalarından Yrd. Doç. Dr. Fatma Altınbaş Sarıgül, "İki yıl Kapalıçarşı'da tam mesaili çalıştım. Bu çalışma dönemim sırasında imalat yapan ustalarla yakından görüştüm. Onlarla sohbet ettim. Satıştan ziyade imalat kısmında çalıştım. Burada ustalar, 'Mesleğimiz artık bitiyor, öğretecek kimsemiz de kalmadı. Sanatımız yok oluyor. Şurada kaç kişi kaldık ki? diye serzenişte bulunuyorlardı” diyerek o iki yılı anlatıyor. Mesleğin Kapalıçarşı'da yok olmasından dolayı kendisinin de büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Sarıgül, "Bu meslek, kuşaklar boyu aktarılarak bu zamanlara gelmiş. Tahminlere göre 10-15 yıl içerisinde bitecek. Ben de 'Gerçekten bu meslek biter mi? Meslek şimdi ne durumda?' merakıyla araştırmalarıma başladım. Babam kız erkek ayırt etmeden yaz tatillerinde bizi çalıştırırdı. Dolayısıyla mücevheratın hem imalatında hem satış kısmında çalışmış biri olarak bu alana katkı sağlamak istedim" diyor.



Kuyumculuk İtalya'da bitti




İtalya'nın gerek tasarım gerekse imalat konusunda mücevheratta lider bir ülke olduğunu fakat artık orada da kuyumculuğun kalmadığını belirten Fatma Altınbaş Sarıgül, "İtalya'da da artık sadece markasını oturtabilmiş ustaları görebiliyoruz. Küçük kuyumcular da kalmadı orada. Dolayısıyla o dönüşüm orada daha önce yaşanmış. Türkiye mücevherat sektöründe ithalat ve ihracat noktasında İtalya'dan sonra geliyor. Bu trendin devam edeceğini umuyorum. Ülkemizdeki ekonomik büyüme ve gelişmenin yükselmesiyle birlikte bu sektör daha da gelişecektir" diyor.



Türkler altından vazgeçemiyor




Türk kadınlarının yaşadıkları bölgeye göra altın zevklerinde değişiklikler yaşandığını ama çoğunun altından vazgeçemediğini söyleyen Sarıgül, "Doğuda yaşayan kadınlarımız 22 ayar altını, batıda yaşayanlar ise Avrupa tipi beyaz altın üzerine işlenen minik pırlantaları tercih ediyor. Ama bir genelleme yapacak olursak biz Türkler evliliği temsil eden tek taş ile 22 ayar bir bileziği, Trabzon burması ve altın kemeri hayatımızda bir kez de olsa kullanıyoruz. Benim için de mücevher vazgeçilmez bir aksesuar" şeklinde konuşuyor.



MÜCEVHARATI BIRAKIP KÖFTECİLİK YAPAN VAR




Yaptığı doktora tezinde el yapımı mücevherat mesleğinin küreselleşmeyle birlikte şekil değiştirdiği sonucuna varan Sarıgül, "Ustalarımız içinde kendini şirketleştirebilen ve tasarımlarıyla fark oluşturanlar markalaşarak varlıklarını devam ettirebilecekler. Örneğin, Sevan Bıçakçı, Kapalıçarşı çıkışlı ve kendi markasını oluşturarak adını dünyaya duyurdu. Ama ötekiler ne yazık ki daha fazla tutunamaycaklar" diyor ve ekliyor: "Kapalıçarşı'da tüm ustalarla görüştüm. 20 yıllık mücevher ustalığı işini bırakıp köftecilik yapanlarla tanıştım. Hayata dair bakışlarını dinledim. Mücevherat ustalığının sadece bir meslek olmadığını bunun bir kültürel yansıma olduğunu, bir ustanın çırağına önce ahlak, edep verdiğini ve mesleki değişimden ziyade kültürel değişimin yaşandığını söylediler." Bu alanda çalışan ustaların erkek olduğunu da sözlerine ekleyen Sarıgül, "Ustaların pek çoğu Ermeni kökenli. Çünkü Cumhuriyet'in kurulmasıyla özellikle yabancı vatandaşlara devlet kademesinde görev verilmemiş, onlar da zanaate yönelmiş. Türk çocukları da bu zanaat meşakkatli olduğu için tamircilik gibi alanlara yönelmiş" şeklinde konuşuyor.


















#Bir Dönüşüm Hikayesi
#Fatma Altınbaş Sarıgül