Hasta mısın? Kolayı var! At bardağa bir poşet çay

00:004/01/2009, Pazar
G: 3/01/2009, Cumartesi
Yeni Şafak
Hasta mısın? Kolayı var! At bardağa bir poşet çay
Hasta mısın? Kolayı var! At bardağa bir poşet çay

Tabiatın bize cömertçe sunduğu şifalı bitki çayları hasta olduğumuzda ya da günlük telaşımıza hoş bir ara vermek istediğimizde hemen yanı başımızdalar. Türkiye'nin ilk bitki çayı üreticisi olan Eczacı Muzaffer Gürbüz'e bitki çaylarını kullanırken nelere dikkat etmemiz gerektiğini sorduk.

Sabahları canlanmak, akşam yorgunluğumuzu atmak, kışın soğuk günlerinde içimizi ısıtmak ve şifa bulmak için, bazen de zayıflamak için bol bol kullanırız bitki çaylarını. Bitkiyi doğrudan demlemenin yanı sıra, poşet bitki çaylarını da sık sık atarız fincanın içine. Bitki çaylarında tartışılan “Dikiş mi, tel zımba mı, yapışkan mı olmalı? Zararlı mı?” ve “Bir bitki çayının özellikleri nasıl olmalı?” sorularını 1984-1986 yıllarında Sağlık Bakanlığı'ndan alınan ruhsatla Türkiye'nin ilk bitki çayı üreten firması olan Tisan'ın sahibi Eczacı Muzaffer Gürbüz'e sorduk. Gürbüz, bitki çayının özelliklerinin nasıl olması gerektiğini anlattı.

Neden bitki çayı kullanmalıyız?

İnsan bitki hayvan üçlüsünde beslenme ve yaşam mücadelesinde muazzam bir alışveriş vardır. Yaşamları birbirine bağlıdır. Sağlıklı yaşamak ve vücudu hastalıklardan korumak için düzenli şekilde bitki çayları tüketmeliyiz. Çaylar koruyucu olarak, tedaviye yardımcı olarak ve kabızlık, öksürük, bronşit, stres, gaz, obezite gibi rahatsızlıklarda ise direkt tedavi edici olarak kullanılabilir.

Bitki çayı alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Bitki çaylarının içindeki bitkilerin doğru olarak toplanmış ve kurutulmuş olması gerekir. Bitki çaylarında kullanılan filtre kağıtlarının kalitesinin çok önemli, mutlaka sertifikalı olmalı. Bitki çayında gramaj konusunda tutam tabiri kullanılmamalı. Bitki çayı üretici firma entegre tesise sahip olmalı ve bitkiyi kendisi işlemeli. Temizlenmesi, öğütülmesi, sterilizasyonu ve paketlenmesi tek elden yapılmalı. Bitki çayları tek tek poşetlenmiş filtre kağıdında kullanılabilir. Filtre kağıtlarında yapıştırıcı vardır. Bu yapıştırıcı 180 derecede işlem görür ve yapıştırma işlemini gerçekleştirir. Biz bitki çayını demlerken bardağa koyduğumuz suyun sıcaklığı 100 derecede olduğundan yapışkan malzemenin çayın içine karışma olasılığı yoktur. Sadece bitkideki etken maddeyi almış oluruz. Bu nedenle bitki çayı alırken mutlaka güvenilir markaları tercih edin.

Çayları nasıl tüketebiliriz?

Bitkilerin en yararlı kullanım tarzı demleme, yani bitki çayı şeklindedir. Bitki çayları yılın 365 günü içilebilir. Çocuklar da kullanabilir. Poşet çayın üzerine sıcak su konmak suretiyle demlenir. Daima içileceği zaman taze olarak hazırlanmalı ve şekersiz olarak içilmelidir. Hakiki pekmez veya bal tatlandırmak için kullanılabilir. İsteğe göre limon ilavesi ile değişik tatlar yakalanabilir. Kekik, zencefil, sinameki gibi çayların günlük kullanım miktarları vardır. Bunların aşılmaması gerekir. Demleme süresi de önemli bir faktördür. Mesela Adaçayı için 1-2 dakikalık demleme süresi yeterli olurken bu Kuşburnu için 3-5, sinameki için 10- 15 dakikadır. Süre arttıkça çaydaki etken madde miktarı artar.

Bitkileri kendimiz toplayabilir miyiz?

Bu mümkün olmakla birlikte, her bitkinin toplanma zamanı ve kurutulma şeklinin bilinmesi gerekir ki bu durumda poşet çayları kullanmak çok daha pratik olacaktır. Çayda kullanılan bitkilerin toplanma zamanı geçerse bitki tohuma kaçar, erken toplanırsa etken madde yönünden zayıf kalır. Yapraklar, bitki çiçek açmaya başladığı zaman, çiçekler, tamamen açılmadan evvel veya tomurcuk halindeyken, kökler, bitkinin toprak üstündeki kısımları kuruduktan sonra, kabuklar, bitki yapraklarını döktükten sonra, meyveler ise olgunlaştıktan sonra toplanırsa tam verim alınıyor. Yalnızca sağlıklı, temiz ve haşaratsız (larvasız, kurtsuz ve böceksiz) bitkiler toplanmalıdır. Güneşli günlerde bitkiler sabah erken saatte toplanmalıdır.

Kurutma nasıl yapılır?

Bitkiler, havadar, rutubetsiz, kokusuz ve hijyenik koşullara uyulan bir ortamda gölgede kurutulmalı. Eğer bitkileri kendiniz toplamıyor ve hazır kurutulmuş olarak bir yerlerden alıyorsanız yukarıdaki koşullarda toplanarak kurutulup kurutulmadığından emin olmalısınız. Köklerde, kabuklarda ve çok sulu bitki bölümlerinde, kurutma için zaman zaman yapay sıcaklık da kullanılabilir. Fakat sıcaklığın 35 dereceyi aşmaması gerekir.


HANGİ BİTKİLER NEYE FAYDALI?

Kendilerinin ürettikleri çaylarda hijyen, bitkilerin toplanma, kurutulma ve işlenmesine azami derecede özen gösterdiklerini anlatan eczacı Muzaffer Gürbüz, çayları içinde bulunan bitkilerin hangi rahatsızlığa iyi geldiğini sıralıyor:

Öksürük ve bronşit: ıhlamur, hatmi, okaliptüs, papatya, meyan kökü, öksürük otu gibi bitkiler kulanılır. Bu tip bitkiler bizim çaylarımızdan “Tibronş” içinde var.

Mide ve Bağırsak şikayetleri: Papatya, kantaron, meyan kökü, hatmi, kudret narı, anason, kekik vb. Bu tip bitkiler “Tipepti” çayımızda bulunuyor.

Ağız ve boğaz ağrılarında ve soğuk algınlığında: Nane, adaçayı, kekik, hatmi, ıhlamur, okaliptüs vb. Bu tip bitkiler “Tiaro” çayıdır.

Kabızlık ve gaz: Bu rahatsızlığa iyi gelen sinameki, rezene, anason, meyankökü gibi bitkilerin bulunduğu çayımız “Tilaks”.