Hayat İmece usulü fotoğraf sergisi

​İmece usulü fotoğraf sergisi

İmece usulü fotoğraf sergisi

Uzun yıllar sokakta yaşayan insanları fotoğraflayan Ecem Engin, Balat'ta çok ilginç bir projeye imza attı. Lonca Mahallesi'nden başlayarak yaklaşık 20 sokağı 'This is not instagram' mesajı taşıyan fotoğraf baskılarıyla donattı. Balatlıların da destek vermesiyle adeta bir yeryüzü sergisine dönüşen sergi, Türkiye'de bir ilk.

Aybike Eroğlu Yeni Şafak
Balat sakinlerinin de omuz verdiği sergi için 200 fotoğraf basıldı.
Balat sakinlerinin de omuz verdiği sergi için 200 fotoğraf basıldı.

İstanbul'un Balat semti, sokakta çekilen fotoğrafların yeniden sokakla buluştuğu enteresan bir sergiye ev sahipliği yapıyşor. Çektiği sokak fotoğraflarını ait olduğu yere göndermek üzere harekete geçen Fotoğrafçı Ecem Engin, Lonca Mahallesi'nden başlayarak, Fener ve Vodina Caddesi'ni de kapsayan bir güzergahta kendisine yeryüzü sergisi açtı. Balat sakinlerinin de omuz verdiği sergi için 200 fotoğraf basılarak, mahallelerin duvarlarına asıldı. "Fotoğraf öldü, yaşasın fotoğraf" sloganıyla hayat bulan sergi, tüm sokak ahalisinin el ele vererek imeceye dönüştürmesi açısından da Türkiye'de bir ilk.

FOTOĞRAFLARI HARCIYORUZ

Projenin detaylarını Yeni Şafak'a anlatan Engin, sosyal mecralarda çok fazla kirlilikle mücadele edildiğini belirterek, "Her gün maruz kaldığımız görsel, beynimize nüfuz ediyor ama orada değeri bile yok. Instagramda çok iyi bir fotoğrafa ayırdığımız en fazla 10 saniye. Bunun en büyük telefon ekranı bile olsa 10 saniye bakıyoruz. Çok beğendiysek bir arkadaşımıza gönderiyoruz. Fotoğraf orada tükeniyor, hatırlamıyoruz bile" diye konuştu.

SANAT BİRİLERİNİN TEKELİNDE!

Ancak bu projenin hayata geçmesindeki en önemli nedenlerden biri de maddi imkansızlık. "Sanatı sergilemek için maddi bir birikim yoksa işiniz çok zor" diye söze başlayan Engin, "En basitinden iyi bir konser dinlemek için 200 lirayı gözden çıkarıyoruz. Bunu sıradan bir insan her ay yapamaz. Bir sergi salonunda vakit geçireceğine insanlar ekmek, yemek alıyorlar. Bu sanatçı için de böyle. Sanattan para kazabilmek imkansıza yakın, kazanabilenler şanslılar. Şanssız olan kesim daha fazla. O yüzden sokaklarda bu kadar fazla graffiti var. O yüzden sokaklarda bu kadar müzisyen, performans sanatçısı var. Çünkü insanların sergileyebilecekleri başka alan yok. İşte bu nedenle sanat halktan koparak belirli bir zümrenin tekeline geçiyor. Benim yaptığım çalışma buna da bir tepki aslında" ifadelerini kullandı.

REKLAM

SOKAĞIN PARÇASINA DÖNÜŞTÜ

Bazı çocukların fotoğrafları yırtarken bazılarının ise fotoğrafları koruyarak sahiplendiğini anlatan Engin, "Yırtılmış olsa da önemli değil, aslın önemli olan asılmış olması ve sokağın bir parçası haline gelmiş olması. Projeye gelen yorumlar, yaptığım projeye farklı bir anlam da yükledi. Hep evsizleri çektiğim bir mahalleli gariban ve evsizlere dikkat çekmeye çalışan bir proje mi diye sordu. Projenin öyle bir amacı yoktu ama o kişinin algısında projenin artık böyle bir amacı var. Bunlar ulaşmak istediğim önemli sonuçlardı. Eğer yapabilirsem, farklı semt, şehir ve ülkede projeyi sürdüreceğim" ifadelerini kullandı. Her fotoğrafın 'This is not Instagram' mesajı taşıdığı sergi, tarihi dokusu, yaşanmışlıklarıyla İstanbul'un ta kendisi olan Balat'ta meraklısını bekliyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.