32. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı başladı. Onlarca yazar, yüzlerce yayınevi binlerce okuyucuyla buluşacak. İnternette her gün sanal fuar düzenleyen kitapyurdu.com''un başkanı Sadi Kizir''le TÜYAP öncesi, fuarları ve sanal imza günlerini konuştuk. ''Okuyucuya internette her gün imza günü'' diyen Kizir, internetin kitap sektörüne katkı sağladığı konusunda ısrarcı.
Artık Türkiye''nin birçok şehrinde her yıl birçoğu uluslararası nitelik taşıyan onlarca kitap fuarı düzenleniyor. Yazarlar, yayıncılar ve okuyucular… Birbirinden ayrı ve farklı bu üç zümre de aynı çatı altında, benzer amaç etrafında toplanıyor. Türkiye''de fuarların en ilgi çekici yanı, yazarla okuyucuyu buluşturan birçok etkinliğe ev sahibi yapıyor olmasıdır muhtemelen. Ve elbette okuyucular için vazgeçilmez olan imza meselesi… Yazarından, kendi ismine özel imzalanmış kitap, okuyucunun yazarla yazarın okuyucuyla ünsiyetini hiç şüphesiz pekiştiriyor. Fakat tüm bunlara ihtiyacı büyük oranda ortadan kaldıran son zamanların yaygın bir uygulaması da var: internetten isminize özel imzalı kitap satın almak. Gelenekçi okuyucu buna hemen ''icat çıkarmayın'' diye yaklaşabilir fakat kitapyurdu.com''un yönetim kurulu başkanı Sadi Kizir, bunun dikkate alınması gereken makul izahları olduğunu belirtiyor. ''Yazarına ulaşamayan okuyucuyu, yazarıyla buluşturuyoruz'' diyor.
90''lı yılların sonunda internet kitapçılığına yeni başlarken benzer bir eleştiri ile karşılaşmıştık. Deniliyordu ki; internetten kitap satışı, kitapçılığı öldürecek ve kültür hayatımıza olumsuz etkisi olacak. Fakat 2000''li yıllarda, faaliyetimizin ilk yıllarında; haftada 80 – 85 adet yeni kitap başlığı girişi yaparken bugün bu sayı 450 civarına ulaşmıştır. Bu durum gösteriyor ki; Türkiye''de basılan kitap sayısı 6 kat artmış. Tiraj durumunun da 10 kat büyüdüğünü düşünüyoruz. O yıllarda bir kitap 5-10 bin adet baskı yaptığında olay olurdu. Bugün kitap tanıtımlarında ilk 100 bin, ilk 150 bin vurgusunu sıkça duyar olduk. Bu da, tiraj sayılarının da benzer oranda arttığını gösteriyor. Dolayısıyla çok net olarak ifade edebiliriz ki bunu zaman da göstermiştir, internette kitap satışı kültür hayatımıza olumlu etki yapmıştır.
Aynı şekilde imzalı kitap konusunda da bunu çok iyi gözlemliyoruz. Yazarından okura imzalı kitabın ulaştırılmasıyla; yazarla iletişime geçen okur sayısında ciddi bir artışın olduğu görünüyor. Mesela, özellikle taşradaki biri için inanılmaz güzel bir yansıması oluyor bunun. Yazarından imzalı bir kitabı; hayranlıkla bekleyen okuruna ulaştırdığımızda, o sevincini özellikle sosyal medyada veya kişisel ortamlarında paylaşıyorlar. Buradan gönül rahatlığı ile ifade edebilirim ki; endişeye gerek yok... Bu tür yenilikler; hem yazarı, hem okuru, hem de kitap – kültür alanında bulunan herkesi memnun edecek çalışmalardır.
Bizim internet kitap satışımız daha çok büyükşehirlerde gerçekleşiyor ve sıralama yapılacaksa da İstanbul, Ankara ve İzmir başı çekiyor. Aynı şekilde imzalı kitaplardaki talep edilen sıralamaya da bakıldığında, yine aynı düzlemde görünüyor. Tabi burada öncelikle taşra konusunu irdelemek gerekir diye düşünüyorum. Hakkâri veya Ardahan''daki bir okuyucunun yazara ulaşması ne kadar zor ise Sultanbeyli''deki, Silivri''deki hatta Kadıköy ve Fatih''teki bir okurun da yazara ulaşması o oranda zor. Yani okuyucunun imzalı kitap için yazara ulaşmak adına harcadığı süre ülke sınırları içerisinde pek de farksız olmayabiliyor. Bu ulaşım çabası ise kabul edilebilir bir zaman diliminin çok üstündedir.
Kitapyurdu olarak 14 yıldır, kitap göndermediğimiz ülke kalmadı. Turks ve Caicos Adaları''ndan tutun da Papua Yeni Gine de bu listeye dâhildir. Eğer sorunuz imzalı kitaplar ile ilgili ise, yurtdışında yaşayan bir Türk, içeriği Türkçe olan kitapla buluştuğu zaman o kadar mutlu oluyor ki, ayrıca imzalı kitaplarla pek ilgilenmiyor açıkçası.
Genellikle Kitapyurdu olarak yayınevleri ile irtibat halindeyiz. Zaten yayınevi de yazarıyla editörü aracılığı ile sürekli irtibat halinde oluyor. Yayınevi, ilgili yazarımıza; ''İmzalı kitap kampanyası yapalım'' diyor ve biz de elimizden gelen hizmeti, en güzel şekilde yürütüyoruz. Süreç bu yönde gelişiyor. Yazarların da bu konudaki memnuniyetini ifade edebiliriz.
Kitapların imzalı olarak okurla buluşma konusunda özellikle bazı özel taleplerimiz var. Mesela imza - kaşe basmak isteyen yazarlar oluyor ama biz asla bunu kabul etmiyoruz. Çünkü ıslak imzayı, yazarın o kitabı eline almasını daha uygun buluyoruz. Okuyucunun da talebi bu yönde zaten. Ayrıca sadece imza atmak isteyen yazarlara da, en azından bir ifade belirterek imza atılmasını şart koşuyoruz. Zaten bu durum, yazarla okur arasındaki muhabbeti de pekiştiriyor.
E- kitap satışına henüz başlamadık. Böyle bir talep olursa çok ilginç olacağı kesindir. Diyelim böyle bir talep oldu ve e- kitap satışımız var. Ama e-kitapta imzalı kitap konusunu henüz nasıl çözeceğimiz konusunda fikir sahibi değiliz. Aklıma ilk olarak e-imza geliyor. (Gülüşmeler)
Düzenli olarak kampanyalarımızı duyuruyoruz. Kitap fuar dönemleri için sloganımız: ''Kitap Kurtlarına Hergün Fuar.'' Biz Kitapyurdu olarak, kurulduğumuzdan bugüne sürekli kitap fuarları düzenlemekteyiz. Yani 14 yıldır… Bu fuarlar sayesinde okuyucu ekonomik olarak birçok kitabın da sahibi olabiliyor. İnternetten kitap almak, Türkiye''de kitap almanın en ekonomik yoludur. Çünkü hem birçok kitap seçeneğini burada görebilir hem de en ekonomik yoldan kitap sahibi olabilirler. Biz Kitapyurdu.com olarak, maksimum düzeyde indirim yapıyoruz. Türkiye''de kitap fuarları yanlış yapılmakta ve uygulanmaktadır. Şuan yapılan fuarlara bakıldığında bir kitap fuarından ziyade, panayır havasındadır. Oysa yurtdışındaki fuarlara baktığınız zaman, daha çok yayıncılarla yazarları buluşturan veya telif ajansları ile yayınevlerini bir araya getiren organizasyonlar olarak görülmektedir.
Yazarından okura imzalı kitabın ulaştırılmasıyla; yazarla iletişime geçen okur sayısında ciddi bir artışın olduğu görünüyor. Özellikle taşradaki okuyucu için inanılmaz güzel bir yansıması oluyor bunun. Buradan gönül rahatlığı ile ifade edebilirim ki; endişeye gerek yok... Bu tür yenilikler; hem yazarı, hem okuru, hem de kitap – kültür alanında bulunan herkesi memnun edecek çalışmalardır.
Hakkâri veya Ardahan''daki bir okuyucunun yazara ulaşması ne kadar zor ise Sultanbeyli''deki, Silivri''deki hatta Kadıköy ve Fatih''teki bir okurun da yazara ulaşması o oranda zor. Yani okuyucunun imzalı kitap için yazara ulaşmak adına harcadığı süre ülke sınırları içerisinde pek de farksız olmayabiliyor. Bu ulaşım çabası ise kabul edilebilir bir zaman diliminin çok üstündedir.
Bu yıl 32. kez kapılarını kitapseverlere açmış olan Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 650 yayınevinin katılımıyla dün TÜYAP fuar merkezinde başladı. Yayıncılar, yazarlar ve okuyucuları buluşturacak olan etkinliğin bu yıl onur konuğu ülkesi Çin Halk Cumhuriyeti. Çin edebiyatının önemli temsilcilerinin katılacağı fuar süresince ayrıca Çin kaligrafi sanatının örnekleriyle ilgili bir çalışma atölyesi takip edilebilecek. Yanı sıra Çin sineması ve mimarisi ile ilgili etkinlikler de ilgililerin dikkatine sunulacak.
İstanbul Kitap Fuarı''nda bu yıl tam anlamıyla bir Çin çıkarması var. Türk edebiyatının tanıtımı açısından da büyük önem arz eden İstanbul Kitap Fuarı''na Çin''den 100''e yakın yayıncı kuruluş katılıyor. 2-10 Kasım tarihleri arasında devam edecek olan fuar, hafta için 10.00-19.00 saatleri arasında, hafta sonu ise 20.00''a kadar kitapseverlerin ziyaretine açık olacak. 2-5 Kasım tarihleri arasında ise Uluslararası Salon''da Çin Halk Cumhuriyeti''ne ait etkinlikleri takip etmek mümkün. Çin, 10 binden fazla yayınla fuarda olacak.






