
Tarihe olan ilgi dizilerle yeniden arttı. Başta Diriliş Ertuğrul olmak üzere pek çok dizideki kahramanlardan ilham alan gençler arasında börkler, okçu yüzüğü zihkir, miğfer ve zırha büyük ilgi var. Genç kızlar arasında ise Halime Sultan’ın kostümü revaçta.
Polat Alemdar yüzüğü, Hürrem takıları derken son yıllarda özellikle gençlerin özellikle de erkeklerin yeni gözdesi Diriliş Ertuğrul dizisindeki aksesuarlar oldu. Kapalıçarşıdan tutun da işportaların tezgahına kadar hemen her yerde karşımıza çıkan bu aksesuarlara gösterilen ilgi her geçen gün artarken işin ustaları da yoğunluktan siparişlere yetişemez hale geldi. Ertuğrul börkleri, yüzüğü, kılıcı, yayları derken dizide kullanılan bu aksesuarları satın alan gençler, ecdadına olan bağlılığını da bu şekilde göstermeye çalışıyor. Konya'da diktiği börklerle tanınan Börkçü Mehmet Usta, bayrak ve arma sembollü yüzükler tasarlayan Bekir Usta ve Diriliş Ertuğrul ekibine miğfer ve zırh yapan Ufuk Usta özellikle dizilerin her dönem insanları etkilediğini söylerken şanlı tarihimizin tarih dizileriyle yediden yetmişe aksesuarla sokağa taşınmasından oldukça memnun.
2000 yılından beri şapka ve börk yapan Mehmet Dilekçi, küçük yaşlardan itibaren bu işe merak salmış. Konya'da terzilik işiyle de uğraşan ve hobi olarak bir süre börk yapmaya devam eden Dilekçi, Diriliş Ertuğrul dizisiyle birlikte artan börk taleplerine yetişemeyince geçtiğimiz yıl seri üretime geçmiş. Dizinin 20. bölümüyle piyasaya sürdüğü börklerle birlikte Selçuklu ve Osmanlı kıyafetleri de tasarlayan Dilekçi, "Milletimizin özüne dönmesiyle birlikte özellikle börkümüz oldukça talep görmeye başladı. Ben de tarihimizi inceleyerek tasarımlar yapıyorum. Börkü günümüze uyarladım. Örneğin o zamanlar atın üstünde oldukları için börk düşmesin diye ip kullanılıyormuş. Bir de omuzları kapatan börkler varmış" diyor. 20 ve 35 yaş arası gençlerden çok fazla börk talebi olduğunu söyleyen Dilekçi, "Özellikle bu yıl ciddi bir börk akımı başladı. Şimdilerde çocuğunun ismini Ertuğrul yapanlar benden baba-oğul börkü yapmamı istiyor. Siparişlerimize yetişmek için atölyede 6 kişi çalışmaya başladık "diye konuşuyor.
En yoğun talebin Konyadan geldiğini belirten Dilekçi, "Konya'yı Kayseri, Ankara ve İstanbul takip ediyor. Ama Türkiye'nin her yerinden sipariş alıyoruz. Bu yıl yurt dışındaki gurbetçilerimize de börk göndermeye başladık. Almanya, Fransa, Hollanda en fazla börk gönderdiğimiz ülkeler arasında" diyor ve ekliyor: "Diriliş Ertuğrul dizisinin yanı sıra 15 Temmuz'un da etkili oldu. Çünkü 15 Temmuz'la birlikte milli ve manevi duygularımızda yaşanan artış börke ve milli kıyafetlerimize olan ilgiyi arttırdı. Halkımız artık uyandı. Batıya özenmek yerine ecdadının kullandığı aksesuarları ve kıyafetleri tercih ediyor" ifadelerini kullnaıyor.
Tarihi dönem dizileriyle birlikte milletin eskiye olan özlemini aksesuarla gidermeye çalıştığını söyleyen Kalemkar Bekir Ağlamaz, kişiye özel yüzük tasarımları yapıyor. Diriliş Ertuğrul dizisiyle birlikte bu taleplerde ciddi bir artış yaşandığını belirten Ağlamaz, "Osmanlı armaları, IYI bayrağı, padişah yüzükleri ve tuğralar çokça talep edilenler arasında. İki yay ve bir okun sembolü olan Kayı bayrağı kuvvet ve güç anlamına geldiği için IYI yüzükleri çok ilgi görüyor. Filinta dizisindeki Bıçak Ali karakterinin yüzüğünü isteyenler de oldu. Daha çok 20 ile 50 yaş aralığındaki erkeklerden sipariş alıyoruz. Entellektüel kimseler de saat ve bileklik tercih ediyor" diyor.
Geçtğimiz yıllarda Muhteşem Yüzyıl dizisindeki Hürrem takılarının çok fazla ilgi gördüğünü bunun yerini günümüzde Diriliş Ertuğrul aksesurlarının aldığını belirten Kalemkar Rıdvan Morkoç, " Milletimizde Hürremle başlayan bir eskiye dönüş oldu ama pek tutmadı. Çünkü dizi, Osmanlı'nın gerçek tarihini yansıtmıyor diye eleştiriliyordu. Erkekler pek bir şey almadı o sıralar. Kadınlar Hürrem yüzüklerini ve takılarını istiyordu. Dirilişle birlikte erkekler özel tasarımlar ister oldu. Özellikle bu diziden öğrendiklerini gelip bizden istiyorlar"diyor ve devam ediyor: " Osmanlı'nın tesiri altında kalmış Arap ülkelerinden, İngiltere ve Belçika'dan da siparişler alıyoruz. Bu akım aslında Kurtlar Vadisi'yle başladı. Orada Polat Alemdarın taktığı yüzük de talep ediliyordu. Şimdi de Payitaht Abdülhamit dizisiyle birlikte rozet ve fese ilgi artabilir ama Diriliş Ertuğrul'un yerini tutamaz diye düşünüyorum."
Kapalıçarşı'da ailesinin üçüncü kuşak antikacısı olarak çalışan İsmail Karataş, dükkanlarına eskiden antikacı ve koleksiyoncuların şimdilerde ise halkın daha çok geldiğini söylüyor. Özellikle gençlerin ve orta yaşlı erkeklerin geldiğini belirten Karataş, "Diriliş Ertuğrul dizisiyle birlikte son yıllarda okçu yüzüklerini çok satar olduk. Bunu sadece ok atanlar almıyor üstelik. Okçulukla ilgisi olmayan da alıyor. Ertuğrul'un kılıcını da soran çok oldu. Ok yay da çok sattık ve şu an için elimizde yok. Tesbih de satışı en çok yapılan aksesuarlarımız arasında. Diziyle birlikte inanılmaz bir merak oluştu halkımızda. Ürünleri pahalı bulup alamayanlar da aksesurlarla hatıra fotoğrafları çekiyor" şeklinde konuşuyor.
Kapalıçarşı'daki atölyesinde, babadan ve dededen aldığı bakırcılık sanatını 40 yıldır yaşatan tombak ustası Ufuk Erol, Diriliş Ertuğrul dizisine zırh, kalkan ve miğfer yapıyor. Diziler ve sinemacılarla çalıştığını fakat bu ürünlere halkın çok fazka ilgi gösterdiğini söyleyen Erol, "Muhteşem Yüzyıl'a kılıç yapıyordum. O zamanlar daha çok ibrik ve miğfer istiyorlardı. Diriliş Ertuğrul'a da miğfer yaptım. En son dizide tekfurun baş adamı Vasilyus'a miğfer ve zırh yaptım" diyorek ekliyor: "İnsanlar dizilerden bir resim getirip aynısını istediklerini söylüyor. En çok da miğferi tercih ediyor. Mesleğimiz 10 yılda düşüş yaşadı ama ben parayı miğferden kazandım. Feriköy pazarında bile miğfer satıyorum. 20 yaşından tutun da yaşlılara kadar halkımızda bir miğfer hastalığı başladı. Çünkü miğfer bir güç sembolü. Sultanlar taktığı için tercih ediliyor."
Kapalıçarşı'da dönem kıyafetlerinin satışını yaptığı bir dükkan işleten Halil İbrahim Tığlı, Diriliş Ertuğrul dizisiyle birlikte insanların kostüme olan ilgisinin arttığını söylüyor. Tığlı, "Dirlişten önce kimse kostüm nedir bilmiyordu. Diziden sonra günde en az 50 kargo çıkıyorsak şimdi 40'ı Diriliş Ertuğrul'dan oluyor. Halkımız bu kıyafetlere oldukça ilgi gösteriyor. Kıyafetlerimiz kolçak, kemer ve başlık, şalvar, gömlek, çizmeden oluşuyor. 1100-1200 dönemlerini kapsıyor. Almanya, Fransa ve Hollanda ve Arap ülkelerindeki gurbetçilerimiz bu kıyafetleri daha çok sipariş ediyor. Çünkü dizi orada da çok izleniyor. Türkiye'den de İç Anadolu bölgesine satışlarımız çok oluyor. Ayrıca artık genç kızlar kına gecelerinde Halime Sultan, erkekler de Ertuğrul gibi giyiniyor. Küçük çocuklara da Alp kıyafeti satışımız çok fazla. Bunlar genellikle sünnet düğünlerinde kullanılıyor" diyor.










