
Bozgunculuk çirkin bir davranıştır. Oyun oynayan iki çocuğun oyununu bozmaktan, aile, toplum, millet ve devletin huzurunu, düzenini bozmaya varıncaya kadar… Bir Müslüman her zaman onaran, imar eden, düzelten, üreten, ıslah eden bir işlev görür.
Müslüman ister en sade vatandaş olsun ister en yetkili kişi olsun; kendisinin, yakın çevresinin, milletin, ümmetin ve insanlığın iyiliği için çalışır. Ve böylece herkesin sevgisini kazanır. Böylelerini Allah da sever. Ama bozgunculuk yapanları sevmez. Tarımı yok edenini de sevmez. Doğal üretimi bozanı da sevmez. Nesillerin İslam’dan, dinden, ahlaktan yoksun olarak yetişmesini isteyenleri, İslami değerlerden uzak yetişmesini isteyenleri de sevmez. Kültür ve sanatta ifsat edici eserler ortaya koyanları da sevmez.
“O hâkimiyeti ele aldığında ülkede bozgunculuk çıkarıp ürünleri ve nesilleri yok etmeye çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.” (Bakara, 2/205)
“…Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.” (Kasas, 28/77, Maide, 5/64)
ALLAH, KENDİNİ BEĞENİP BÖBÜRLENENLERİ, BÜYÜKLENENLERİ SEVMEZ
“Kalbinde zerre kadar kibir olan insan (cezasını çekmeden) cennete giremez.”
Hz. Muhammed (sav)
Dünyanın en çekilmez insanlarındandır kibirli insanlar.
Hiçbir şeyi, hiçbir kimseyi beğenmezler.
Yapılan işleri de kolay kolay beğenmezler. Her işte bir bahane bulur, eleştiri getirir; insana teşekkürü ve emeğe saygıyı bilmezler.
Kendileri her işin en iyisini bilirler; en stratejist, en âlim, en bilgin, en filozof, en doğrucu, en yetenekli en çalışkan, en yararlı, en vazgeçilmez olan kendileridir. Onlardan hata çıkmaz, yanlış iş çıkmaz, herkes onlara hizmet etmek, etrafında pervane olmak için çırpınmalıdır. Böcek kadar değerleri yoktur etrafındakilerin. Aile fertleri de olsa, mahalle komşuları da olsa durum değişmez. Hele de bunlar fakir, makamsız ve kimsesiz ise zaten hiçbir değerleri yoktur.
Bu kafa yapısı hem insanlara hem de Yaratıcısına karşı benzer bir derekededir.
Hakkı kabul etmez, kıyamda durmaz, dursa bile burunları havadadır. Rükuya eğilmez, hele secdeye hiç kapanmaz.
“Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında (mahiyetinizde) bulunanlara iyi davranın; Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez.” (Nisa, 4/36, Nahl, 16/23, Hadîd, 57/23, Lokman, 31/18)






