SAĞLIK

Minik kalpler teklemesin!

Dünya Doğuştan Kalp Hastalıkları Farkındalık Günü'nde hayata gözlerini kalp hastalığıyla açan bebeklere dikkat çekildi. Türk Pediatrik Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisi Derneği, Türkiye'de her yıl 12 bin bebeğin kalp hastalığıyla dünyaya geldiğini söyledi

Haber Merkezi Yeni Şafak
Farkındalık gününde, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) ''Saint Valentine Bildirisi''ndeki 65 yaşına kadar kalp hastalıklarına maruziyetin önlenmesi hedefi vurgulandı. Türk Pediatrik Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisi Derneği'nce Dünya Doğuştan Kalp Hastalıkları Farkındalık Günü nedeniyle basın toplantısı düzenlendi.

Dernek Genel Başkanı Prof. Dr. Rana Olguntürk, farkındalık günü için DSÖ'nün, 65 yaşına kadar kalp hastalıklarına maruziyetin önlenmesi hedefinin de yer aldığı ''Saint Valentine Bildirisi''nin açıklandığı 14 Şubat'ın seçildiğini söyledi.

Doğumsal kalp hastalıklarıyla ilgili bilgi veren Olguntürk, toplumda, bebeklerin kalp hastalığına sahip olabileceği bilincinin yerleştirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, ''Kalbi delik çocuk yaşamaz inancı var, halbuki doğuştan kalp hastalıklarının yüzde 85'inin tedavisi mümkün'' dedi.

Doğuştan kalp hastalığı görülme sıklığının yüzde 1 olduğu Türkiye'de, her yıl yaklaşık 12 bin bebeğin doğuştan kalp hastalığıyla dünyaya geldiğini bildiren Olgüntürk, ''Bu bebeklerin düzenli kontrole, sonrasında da koruyucu önlemlere ihtiyacı var. Bu konuda hekimlere ve ailelere önemli sorumluluklar düşüyor'' diye konuştu.

Gebe takibi sırasında bebekler henüz dünyaya gelmeden kalp anomalisi bulunup bulunmadığının belirlenebileceğini belirten Olguntürk, bazı doğumsal kalp hastalıklarına bebek gözlerini açar açmaz müdahale edilmesi gerektiğini, bazılarının da uzun süreli takip gerektirdiğini söyledi.

"ALKOL VE SİGARA RİSKİ ARTIRIYOR"

Diyabet hastalığı bulunan, gebeliğin ilk üç ayında kızamıkçık ya da kabakulak geçiren, uyuşturucu, alkol, sigara kullanan anne adaylarının bebeklerinin risk altında olduğunu bildiren Olguntürk, yakın akraba evlilikleri ya da genetik hastalıklarda doğumsal kalp hastalığı görülebildiğini ancak bunların hiçbirinin bulunmadığı durumlarda da hastalığın gelişebildiğini söyledi.

Halk arasında ''üfürüm'' denilen duruma yol açan, bazı bebeklerin kalp karıncıkları arasındaki deliğin zamanla kendiliğinden kaybolduğunu ancak bunun 3 ay içinde gerçekleşmesi gerektiğini anlatan Olguntürk, ''Ailelere 12 yaşına kadar geçer diye yanlış bilgi veriliyor. O zaman da basit bir ameliyatla düzeltilecek sorun çocuğun sağlığına mal oluyor'' diye konuştu.

Doğumsal kalp hastalıklarının belirtileriyle ilgili de bilgi veren Olguntürk, erken doğan, kilo alamayan, moraran, emerken çabuk yorulan, sık alt solunum enfeksiyonu geçiren bebeklerde kalp hastalığından şüphelenilmesi gerektiğini bildirdi.

Toplantıda daha sonra uzun yıllar doğumsal kalp rahatsızlığıyla mücadele eden ve bugün 20 yaşına gelen hukuk fakültesi öğrencisi İbrahim Onur Akoğlu deneyimlerini anlattı.

Yorum

ÖNERİLEN VİDEO
Türkiye''nin en büyük sağlık kompleksi olacak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

+