
Suriye’de terör örgütü PKK unsurlarının bölge dışına çıkarılmasını ve YPG’nin fiilen sona erdirilmesini öngören tarihi anlaşmanın ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllar önce sergilediği kararlı tutum yeniden dünya gündemine oturdu. Suriye’de merkezi yönetimin tesisi ve terör koridoru planlarının çökmesiyle birlikte, Erdoğan’ın 2015 yılında yaptığı "Asla müsaade etmeyeceğiz" çıkışı sosyal medyada paylaşım rekorları kırdı.

11 yıl önceki kararlılık bugün meyvesini verdi
Suriye ordusu tarafından terör örgütü YPG’ye karşı yürütülen operasyonların ardından ilan edilen ateşkes ve entegrasyon anlaşması, bölgede kurulmak istenen olası bir terör devletinin ihtimalini tamamen ortadan kaldırdı. Bu tarihi gelişme sonrası, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 26 Haziran 2015 tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde yaptığı konuşma tekrar hatırlandı. O dönemde Türkiye’nin sınır ötesi operasyon hazırlıklarını başlattığı süreçte dile getirilen bu sözler, Türkiye’nin Suriye politikasındaki haklılığını ve on yıllık stratejik öngörüsünü tescilledi.

"Bedeli ne olursa olsun müsaade etmeyeceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 yıl önce tüm dünyaya seslendiği o konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştı: "Buradan tüm milletime ve dünyaya sesleniyorum. Suriye'nin kuzeyinde, güneyimizde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bunun bilinmesini istiyorum. Bedeli ne olursa olsun bu konudaki mücadelemizi sürdüreceğiz." Bu mesajın yer aldığı sosyal medya paylaşımı, Suriye’de barışın ve tek merkezi yönetimin hayata geçmeye başlamasıyla "Küresel Lider Erdoğan" etiketi altında binlerce kez paylaşıldı.

Türkiye Suriye halkını yüzüstü bırakmadı
Yıllardır Suriye konusunda dik duruşunu bozmayan Türkiye Cumhuriyeti, bölgede yaşanan insani dramlara ve terör tehditlerine karşı yürüttüğü stratejiyle Suriye halkının yanında yer almaya devam etti. Bugün gelinen noktada, Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğüne verdiği destek ve terörle tavizsiz mücadelesi, bölgedeki dengeleri yeniden şekillendiren temel güç olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, imzalanan son anlaşmanın Türkiye’nin sınır güvenliği ve bölge barışı için hayati bir zafer olduğu konusunda birleşiyor.






