Daha fazla rekabet, daha fazla jeopolitik..

Abdullah Muradoğlu
Abdullah MuradoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 02/01/2024, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Daha fazla rekabet, daha fazla jeopolitik..

Dünyanın değişen güç dengeleri küresel sistemde köklü reformları zorunlu kılıyor. Ancak ABD küresel sistem üzerindeki hegemonyasından vazgeçmek istemiyor. Dünya 2024’e “Büyük Güç Rekabeti”nin yeni bir soğuk savaş eşliğinde şekillenmesiyle birlikte giriyor. ABD ve Batı’nın dünya ekonomisi içindeki payları giderek azalırken, Çin’in ve orta güçlerin paylarıysa giderek artıyor. Halihazırda ABD dünyanın birinci ekonomisi, ancak Çin bir adım gerisinde. Hatta satın alma gücü bakımından Çin ABD’yi geçmiş bulunuyor. ABD ve Batı’nın “finansal” tabanlı ekonomik modeliyse küresel sınırlarına dayanmış durumda ve gidecek yeri kalmadı.

Oysa 30 yıl kadar önce, Sovyetler Birliği’nin tarih sahnesinden çekilmesiyle birlikte Batılı elitler, “tarihin sonu”nu ilan etmiştiler. Bu görüşe göre bir model olarak “BATI” insanlığın ulaştığı son noktaydı. ABD’nin tek baskın güç olduğu ara dönemin bir yanılmasa olduğu çıktı. Sovyetler’in tasfiyesinden sonra Batı’nın kusurları da ortaya çıktı. Uluslararası şirketlerin üretimlerini Çin başta olmak üzere Asya ülkelerine kaydırmaları kapitalizmin merkez ülkelerinde çok ciddi ekonomik ve sosyal sorunlara yol açtı. ABD’de Trump’ın siyasi bir figür olarak yükselişi, İngiltere’nin “AB”den çıkışı bu sorunların derinleştiğinin göstergesiydi. Yanı sıra Avrupa’da aşırı Sağ yükselişe geçti ve ana akım partileri bile dönüştürmeye başladı.

Bütün bu emareler ABD ve Batı’nın ekonomiden kaynaklanan güçlerinin azalmasıyla ilgili. Gelinen noktada, ABD’de “finansal tabanlı stratejik plânlama”dan “ulusal teknoloji tabanlı strateji plânlama”ya geçiş konusunda ciddi tartışmalar yaşanıyor. Liberal ekonominin küreselleşmesinden ABD’nin artık zarar gördüğüne ilişkin tartışmalar Amerikan iç siyasetinin başlıca konusu oldu. Nitekim liberal küreselleşmenin savunucusu olan Biden Yönetimi bile Trump’ın Çin’e karşı, hatta Avrupa Birliği’ne karşı çıkardığı gümrük tarifelerini iptal etmek bir yana devam ettirmek zorunda kaldı. Trump döneminde ABD çok taraflı “Trans-Pasifik Ortaklığı Anlaşması”ndan (TPP) çekilmişti. Biden Yönetimi bu anlaşmaya da geri dönemedi.

2020’de Başkan seçilen Joe Biden, Obama’nın “Hint-Pasifik” odaklı politikasını ilerletmek istedi. ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi, keza İsrail’in Arap ülkeleriyle sözde ‘İbrahimî Anlaşmalar’ yapmasını sağlayarak Ortadoğu’da işleri yoluna koymak bununla ilgiliydi. Trump’ın başlattığı İbrahimî Anlaşmalar süreci, ABD’nin sözde taahhüt ettiği “iki devletli çözüm”ün daha derin bir uykuya yatırılmasını içeriyordu. Biden’ın Hindistan-Körfez-İsrail merkezli Avrupa’ya açılan bir koridor inşa etme girişimi de Hint-Pasifik politikasının ürünü.

Hamas’ın 7 Ekim’de gerçekleştirdiği operasyonlar hem İbrahimî Anlaşmaları bağlamında ‘Filistin devleti’nin ölüm uykusuna yatırılmasını, hem “Avrupa koridoru” girişimini akamete uğrattı. Gazze’de İsrail’in yürüttüğü soykırım savaşıysa, ABD’nin jandarmalığını yaptığı sözde kurallara dayalı liberal uluslararası sistemin ne kadar çürük temellere dayandığını ifşa etti

2024’ün bir diğer meselesiyse ABD’nin Çin’e karşı yeni Soğuk Savaşının şekillenmesiyle ilgili. Bu savaş ekonomik ve teknolojik olduğu kadar ideolojiktir. Batı’lı olmayan bir ekonomik-politik modelin Çin tarafından ‘başarılı’ şekilde yürütülmesi bu ideolojik savaşımın gerekçelerinden biri. Ne ki ABD’nin kendisi de “devlet kapitalizmi” olma yolunda adımlar atıyor. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan Nisan 2023’te “Amerika Ekonomik Liderliğinin Yenilenmesi” başlıklı konuşmasında ABD’nin öncülük ettiği neoliberal ekonomik politikaları içeren “Washington Mutabakatı’nın öldüğünü ilân etmişti. Bu ölüm ilanı, ABD’nin liberal olmayan bir ekonomik bağlam içerisinde kendi içine dönmeye zorlandığının işaretiydi. Kimine göre bu yeni yaklaşım “Trumpizm”in daha zarif bir paket içinde Bidenlaştırılmasıydı.

ABD ve Çin arasındaki “Büyük Güç Rekabeti”nin veya “Yeni Soğuk Savaş”ın bir sıcak savaşa dönüşme riski de çokça tartışılıyor. ABD Başkanı Biden ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping uzun bir aradan sonra, Kasım 2023’te San Francisco’da görüştüler. Bu görüşme “Askerden Askere iletişim”in yeniden kurulması gibi pratik konularla ilerleme sağladı. Ancak iki büyük güç arasındaki temel konularda ciddi bir değişiklik söz konusu değil. ABD’nin Asya-Pasifik’in askerîleştilmesine yönelik girişimleri hız kesmedi. Kamuoylarına nasıl sunulursa sunulsun, Çin ABD tarafından “hasım devlet” olarak görülüyor. Çin’in de ABD’yi “tehdit” olarak algıladığı düşünülür ise iki güç arasında “işbirliği” için çok az, “çatışma” için ise çok daha fazla alan var.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026