
Bir kamu kurumunda 657 sayılı DMK''na tâbi memurum. 12 yıllık hizmetim var ve 4 yıllık fakülte mezunuyum. Şef kadrosundayım ve 3/1''den maaş almaktayım. 2012/2663 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı''yla yapılan değişiklik çerçevesinde şu an Şef kadrosunda olmam hasebiyle 657 sayılı DMK 68/B Maddesi gereğince; 3. dereceli Şef kadromun 1. dereceye yükseltilmesi için talepte bulunmuştum. İdare ise Devlet Personel Başkanlığı''ndan görüş istedi. Ancak, gelen görüşte konuya olumsuz cevap verilmiştir. Buna göre, Şefler 1. dereceye atanabilir mi?
Daha önce benzer konularda bu köşeden birçok yazı yazmış ancak, sonuç alamamıştık. Bu bağlamda memurlar açısından 14.05.2011 tarihli yazımızda şunlara yer vermiştik; "Umarım bu kadro değişikliği döneminde bu önerilerimiz dikkate alınır. 2011 yılı için kadro değişiklikleri süreci başlamıştır. Yani 190 sayılı KHK gereğince her yıl 5''inci ayın sonuna kadar kadro değişikliği teklifleri Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığı''na gönderilmektedir. Bu nedenle memurların sorunlarını giderecek bazı hatırlatmalar yapmak zarureti hasıl olmuştur.
Bu çerçevede, bir milyonun üzerinde bir memur kitlesinin ortak bir sorununu gündeme taşıyarak bu sorunu çözmeye çalışacağız. Bu sorun ise bir çok memurun bize sürekli sorduğu ve bizim de klasik olarak mümkün değil diye cevapladığımız 5. dereceden yukarı çıkamayan memurların kadro sorunudur. Evet mevcut uygulamada 4. dereceli memur kadrosuna rastlayamazsınız.
Memurların 4. dereceye yükselmesine engel bir kanun, kanun hükmünde kararname veya yönetmelik var mıdır? Mevcut mevzuatta memurların 1, 2, 3 ve 4 üncü dereceye yükselmesine engel bir durum yoktur. O zaman sorun nedir? Sorunun kaynağı Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı bürokrasisidir. Yani, Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı bürokrasisi tamam dediği zaman sorun ortadan kalkacaktır. Daha basit bir anlatımla her yıl hazırlanan kadro kararnamesinin hazırlık toplantısında memurların 4 ve daha yukarı derecelere çıkması uygundur diye bir karar alınsa bir milyonun üzerindeki bir memur kitlesinin kangren olmuş sorunu ortadan kalkmış olacak."
Sonuç olarak Bakanlar Kurulu Kararı''yla 1. derece şef ve amir kadrosu ihdas edilmeden yan ödeme kararnamesindeki hükmün bir anlamı olmayacaktır. Çünkü, kadro olmadan atama olamaz. Şayet 3.derecedeki şeflerin kadro dereceleri dolu kadro değişikliğiyle 1.derece şef kadrosuna dönüştürülürse o zaman derece sorununuz çözülecektir. Kadro kararnamesi için kurumunuzu uyarmayı da ihmal etmeyin.
Maalesef hayır. Çünkü, 1.derece şef ile 3''üncü derece şefin özel hizmet tazminatı oranı aynıdır. Özel hizmet tazminatı, istisnalar dışında kadro derecesine göre ödendiğinden yapılan değişikliğin özel hizmet tazminatı oranını yükseltmeden çok fazla bir anlamı olmayacaktır. Ek ödemede ise kadro derecesi yerine kazanılmış hak aylık derecesi esas alınmaktadır. Sonuç olarak hem yan ödeme kararnamesinin hem de 666 sayılı HKK nın birçok unvan açısından yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Şeflerin durumu düzeltilerek mağduriyetleri giderilmelidir
Yeni düzenlemeyle şefler ile şube müdürleri arasında büyük bir maaş farkı oluştu. Yaklaşık 1000 TL. VHKİ ile arasında pek fark yok. VHKİ şef olduğunda şok yaşıyor. Bu konuyu gündeme taşıyabilir misiniz?
Yapılan iş açısından memurlarla VHKİ arasında hiçbir fark yoktur. VHKİ kadroları 5. dereceden daha yukarı memur kadrosu olmadığı içi bulunan bir ara formüldür. İşte memurların VHKİ kadrosuna atanmaları halinde de şeflerle aralarındaki maaş farkı kapanmaktadır.
Halbuki 3046 sayılı Kanun''a göre şefler yönetim kademesinde bulunmaktadır. Bu nedenle de haklı olarak durumlarının düzeltilmesini talep ediyorlar. 666 sayılı KHK ile birçok unvanın özlük haklarında ciddi iyileştirmeler yapılırken bazı unvanlarda bulunanlar ise ciddi bir hayal kırıklığına uğradılar. Bunlardan birisi de şef unvanında bulunanlardır.
10/01/2012 tarihli ve 28169 sayılı Resmi Gazete''de yayımlanan 2012/2663 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılan değişikliğin, ya da derece değişikliği sinyalinin hiçbir anlamı yoktur. Yani şeflerin derecelerinin 3 den 1 e yükseltilmesinin hiçbir mali getirisi bulunmamaktadır. Bu durumun düzeltilmesini binlerce şef unvanlı personel sabırsızlıkla beklemektedir. Elbette şube müdürlerinin durumunun düzeltilmesi çok önemliydi ama benzer bir iyileştirme şeflerden de esirgenmemelidir.
Okumalar daha çok daha önce alınan pozisyonlara veya yaşanan sıkıntılara göre şekillenmektedir. Bu süreci en ağır şekilde yaşayan bir kişi olarak bu konuda bir iki kelam etme hakkımın olduğunu düşünüyorum. Öncelikle herkesin ve kesimin ciddi bir ders alması gerekiyor. Güç sarhoşluğunun insanların başına neler açtığını ve ahir ömründe de olsa hapis köşelerinde ne hallere düşüldüğünü göstermesi açısından ibretlik bir durumdur. Dünün burnundan kıl aldırmayan insanlarının bugün bir gardiyandan medet umar hale geldiğini aslında acılar içinde düşünmeliyiz. Gücü şu an elinde bulunduranların kırk kere düşünerek yapacağı işleri hak, hukuk ve adalet içinde yapmalarının nasıl bir zaruret olduğunu anlamaları gerekiyor. İş işten geçtikten sonra ağlamanın sızlanmanın hiçbir faydasının olmadığını hepimizin anlaması gerekiyor. İşin özü kendimize yapılmasını istemediğimiz ve ortaya daha sonra çıkmasından utanacağımız işleri yapmamamız gerektiğinin bilinmesidir. Ya da elimizden ve dilimizden herkesin emin olmasını sağlamanın yollarını aramalıyız.
Bize gelen birçok sorudan Belediye seçimleri sonucunda yönetici kadrolarının tamamen değiştiği ve yeni yönetici kadrolarının işe başladığı anlaşılmaktadır. Mahkemeye başvurup da tekrar göreve dönenler ise bir kenara çekilerek özlük haklarına dokunulmamakta ve herhangi bir iş de verilmeden süreç devam ettirilmeye çalışılmaktadır. Bunların yerlerine ise yöneticilik şartını taşımayan birçok personelin getirildiği bilinmektedir.
Aynı durumun farklı versiyonlarının Bakanlıklarda da giderek yaygınlaşmaya başladığı görülmektedir. Bazen yüzlerce bazen de binlerce yönetici hiçbir iş yapmadan bankamatik memuru yapılmaktadır. Elbette bu değişiklikler kamu hizmetlerini daha etkin kılacaksa buna kimsenin diyeceği bir şey olamaz. Ama, amaç sadece benim dediğimi itirazsız yapacak yöneticiler olsun mantığı ise toplamda bu yöntem, kamuya çok ciddi bir yük ve onarılmaz yaralar açacaktır. Yani idareciler yaptığı işleri minnet altında oldukları için yapmaya başlarlarsa doğruları söyleyecek idareci sayısı azalacak ve giderek sistem nitelikli yöneticileri dışlayacaktır. Bir başka ifadeyle Bakan kendi kadrosunu, genel müdür kendi kadrosunu ve daire başkanı da kendi kadrosunu kurmaya çalışırsa her değişiklik arkasında ciddi bir enkaz bırakacaktır ve emanet ehlinden çıkacaktır. Bizden hatırlatması.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.