Depremde hayatını kaybedenler için sosyal güvenlik açısından neler yapılabilir?

04:0019/02/2023, Pazar
G: 19/02/2023, Pazar
Ahmet Ünlü

Ülke olarak acı dolu günler geçiriyoruz. Ancak vatandaşlarımızın birlik ve beraberliği sayesinde acılar kısmen de olsa azaltılmaya çalışılıyor. Vatandaşların az çok demeden verdikleri ayni ve nakdi yardımlara şahit oldukça zor zamanlarda nasıl bir millet olduğumuzu dünya alem gördü.Bu yazımızda sosyal güvenlik açısından deprem sonrasında yapılması gerekenlere dikkat çekmeye çalışacağız.5510 sayılı Kanunda hangi değişiklikler yapılmalıdır?Muhtemelen ilgili bürokratlar gerekli çalışmayı yapıyorlardır

Ülke olarak acı dolu günler geçiriyoruz. Ancak vatandaşlarımızın birlik ve beraberliği sayesinde acılar kısmen de olsa azaltılmaya çalışılıyor. Vatandaşların az çok demeden verdikleri ayni ve nakdi yardımlara şahit oldukça zor zamanlarda nasıl bir millet olduğumuzu dünya alem gördü.

Bu yazımızda sosyal güvenlik açısından deprem sonrasında yapılması gerekenlere dikkat çekmeye çalışacağız.

5510 sayılı Kanunda hangi değişiklikler yapılmalıdır?

Muhtemelen ilgili bürokratlar gerekli çalışmayı yapıyorlardır diye düşünüyoruz. Ancak yine de bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyoruz.

2011 yılında meydana gelen depremler sonrasında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa eklenen geçici 37 nci madde ile 2011 yılında meydana gelen depremler sonucunda malul kalan sigortalılar ile ölen sigortalılar için, malullük ya da ölüme sebep olan deprem tarihinden önceki döneme ilişkin olarak belirli bir sigorta primi ödemiş olanlara belirli şartlarda aylık bağlanması sağlanmıştı. Ayrıca, depremler sonucunda yaralanan veya engelli hâle gelenlere verilecek protez, ortez, araç ve gereç bedelleri için katılım payı alınmaması sağlanmıştı. Bu düzenleme yaraların sarılmasını sağlamıştı.

Yapılan düzenlemede şu hususlara yer verilmişti; “19/5/2011, 23/10/2011 ve 9/11/2011 tarihlerinde meydana gelen depremler sonucunda
malul kalan sigortalılar ile ölen sigortalılar için, malullük ya da ölüme sebep olan deprem tarihinden önceki döneme ilişkin olarak en az 30 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi veya bir aylık kesenek ile karşılık ödenmiş ve bu süreye ilişkin sigortalı tescil işleminin Kanunda belirtilen sigortalı bildirim sürelerinden kaynaklanan haller saklı kalmak kaydıyla deprem tarihlerinden önce yapılmış olması şartıyla,
Kanunda öngörülen prim ödeme süresi, hizmet, prim ve prime ilişkin borcu olmama ve sigortalılık sürelerine ilişkin diğer şartlar aranmaksızın bu Kanun hükümlerine göre Kurumca
kendilerine veya hak sahiplerine aylık bağlanır.
Bu şekilde bağlanan aylıklarla ilgili Kanunda öngörülen prim veya kesenek ile karşılıkların eksik olan kısmı Maliye Bakanlığı tarafından Kuruma (Sosyal Güvenlik Kurumu) ödenir. Bu konudaki usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığınca müştereken tespit edilir.
Birinci fıkra kapsamına girenlerden depremler sonucunda yaralanan veya engelli hâle gelenlere verilecek protez, ortez, araç ve gereç bedelleri için katılım payı alınmaz.”

Görüleceği üzere, yapılan düzenleme ile deprem nedeniyle mağdur olan sigortalıların emekliliği için çok büyük imkan tanınmıştır. 10 ilimizi kapsayan deprem bölgesinde de benzer bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Hatta yapılacak düzenlemenin ek madde halinde yapılarak bundan sonraki tabii afetlerde de benzer işlev görmesi sağlanmalıdır. Çünkü Ülkemiz acı ama bir deprem ülkesidir ve bu gerçekle yaşamasını öğrenmemiz ve gerekli tedbirleri almamız gerekiyor. Bu tedbirlerden birisi de sosyal sigortalar alanında alınacak tedbirdir.

Daha önce maden kazaları için de düzenleme yapılmıştı

5510 sayılı Kanunda yapılan düzenleme ile 2011 yılında yaşanan deprem sonrasında yapılan düzenlemelere benzer düzenlemeler kömür ve linyit madenlerinin yer altı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda ölen sigortalılar için de yapılmış ve bunlara ve yakınlarına yönelik bazı haklar sağlanmıştı.

Önce geçici madde ile düzenleme yapılmışken 2022 yılında yapılan düzenleme ile ek madde ile kalıcı hale getirilmiştir.
Yine kazalarda ölen sigortalının eş ve çocuklarından birisi, eşi ve çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişinin, ilgili mevzuatta aranan şartlara tabi olmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmesine imkan sağlanmıştı.

Bu çerçevede, 5510 sayılı Kanunun ek 23 üncü maddesinde; “Kömür ve linyit madenlerinin yer altı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda ölen sigortalının; genel sağlık sigortası primi dâhil kendi sigortalılığı nedeniyle prim ve prime ilişkin her türlü borçları terkin edilir ve ölüm tarihinde sigortalıya ilişkin şartlar aranmaksızın hak sahiplerine aylık bağlanır. Bu şekilde bağlanan aylıklara ilişkin primlerin eksik olan kısmı Hazine ve Maliye Bakanlığınca Kuruma ödenir.

Gelir ve aylıkların hesaplanması ile hak sahiplerine paylaştırılmasında sigortalının ölüm tarihinde yürürlükte olan Kanun hükümleri esas alınır.

Birinci fıkra kapsamında ölen sigortalının anne ve babasına gelir ve aylık bağlanmasında, 34 üncü maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartları aranmaksızın gelir ve aylık bağlanır.

Bu maddenin yürürlük tarihinden önce kömür ve linyit madenlerinin yer altı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalıların hak sahiplerinin bu madde kapsamında yazılı istekte bulunması halinde gelir ve aylıkları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından başlatılır ve bağlanan gelir ve aylıklar için geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz.

Birinci fıkrada
belirtilen nedenlerden dolayı ölen sigortalının eş ve çocuklarından birisi, eşi ve çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi, ilgili mevzuatta aranan şartlara tabi olmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarında istihdam edilir.
İstihdam edilecek kişilerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca atama teklifi yapılır ve işçi kadrosu bulunmaması halinde atama teklifi yapılması ile birlikte ilgili kurum ve kuruluşta sürekli işçi kadrosu ihdas edilmiş ve bu kadroların boşalması halinde iptal edilmiş sayılır. Bu fıkraya göre istihdam hakkından yararlanacak kişilerin tespiti, bu kişilerde aranacak şartlar ve istihdama ilişkin diğer hususlar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığınca müştereken tespit edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Görüleceği üzere getirilen düzenlemelerle depremlerde ve madenlerde hayatını kaybedenler sigortalılara ve hak sahiplerine önemli haklar sağlanmıştır. Elbette hayatını kaybedenler geri getirilemiyor ama geride kalanların mağduriyetlerinin giderilmesi için bir şeyler yapılabilir. Nitekim daha önce de benzer düzenlemeler yapılmıştı. Sosyal devlet olmak da bu olsa gerektir diye düşünüyoruz. Zaman yaraları sarma ve acıları dindirme zamanıdır. Bu nedenle depremde hayatını kaybedenlerin geride kalanları için toplum olarak fedakarlık yapma zamanıdır diye düşünüyorum. Rabbim başka acılar yaşatmasın ve bizlere de gerekli tedbirleri almak için basiret versin.

#Deprem
#Sosyal Güvenlik
#İstihdam
#Ahmet Ünlü