|
Yazarlar

Pazartesi günü Kabine toplantısı sonrasında sözleşmelilerin kadroya geçiş süreci belli olacak (mı?)

04:00 . 27/11/2022 Pazar

Ahmet Ünlü

Ahmet Ünlü yıllardır Yeni Şafakın müdavimlerinden biri, gazetede çeşitli konularda köşe yazıları yazıyor.
Ahmet Ünlü

Sözleşmeli personellerin kadroya geçirilmesine ilişkin basına yansıyan açıklamalar beklenti içerisinde olan sözleşmeli personelleri heyecanlandırdı. Acaba sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesine ilişkin detaylar pazartesi günü Kabine toplantısı sonrasında açıklanacak mı? Bu yazımızda bu soruya cevap aramaya çalışacağız.

Sözleşmeli personelin kadroya geçiş çalışması tamamlandı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, bakanlığının 2023 bütçesinin sunumunda sözleşmeli personelin kadroya geçiş çalışmasının bu ay tamamlanacağını söylemiş, “Sözleşmeli memurları bu ayın içerisinde kadrolu hale getireceğiz. Çalışmayı tamamladık” şeklinde konuşmuştu.

Bu açıklamalara göre sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi çalışmalarının tamamlandığını ancak yol haritasının nasıl olacağının Sayın Cumhurbaşkanı tarafından belirleneceğini ve bu çerçevede düzenlemenin Meclis’e sunulacağını anlıyoruz. Yeni sistemde Bakanlar Kurulu tarafından kanun tasarısı sunulamadığı için hazırlanan ve uygun görülen düzenleme milletvekilleri tarafından teklif olarak Meclis’e sunulmakta ve kanunlaşma süreci başlamaktadır.

Bu çerçevede basına yansıyan sözleşmeli personelin kadroya geçişine ilişkin Cumhurbaşkanı tarafından pazartesi günü açıklama yapılacak ifadesi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzeltilmiştir.

Bakanlıktan yapılan açıklamada; “Bakanımız, sözleşmeli personel düzenlemesini Pazartesi günü Cumhurbaşkanı’mızın açıklayacağını söylemedi”, “Bakanımız sözleşmeli personel düzenlemesinin pazartesi günü Kabine Toplantısı’nın gündeminde olacağını ifade etmiştir.” denilerek düzeltme yapılmıştır.

Bu ifadelerden anlaşılacağı üzere, sözleşmeli personel düzenlemesinin Kabine toplantısının gündemine alınması önemli bir aşama olup, bu çerçevede bir açıklama yapılacağını anlamamız çok da abartı olmayacaktır. Çünkü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Bilgin’in bütçe görüşmelerindeki ifadeleri dikkate alındığında sözleşmeli personelin kadroya geçiş sürecinin Kabine toplantısında netleşeceği ve bu çerçevede de ortaya çıkan yol haritasının nasıl olacağına dair bir açıklama yapılacağını bekleyebiliriz.

Bakan tarafından Bütçe görüşmelerinde hangi açıklamalar yapılmıştı?

Bakan Bilgin tarafından bütçe görüşmelerinde yapılan açıklamaları hatırlamak gerekirse;

1- Sözleşmeli personelin kadroya geçirileceğini,

2- 32 çeşit sözleşmeli personel statüsünün sadeleştirileceğini ama sözleşmeli personel statüsünün devam edeceğini,

3- Aziz Sancar gibi özel bilim adamlarının istihdamı için sözleşmeli personel istihdamının devam edeceğini veya bu konularda kapsamlı düzenleme yapılacağını,

4- Sözleşmeli personelin iş güvencesindeki zayıflığın ortadan kaldırılacağını,

5- Kasım ayı içerisinde konunun çözüme kavuşacağını,

6- Toplu sözleşmeye göre statüsü eşitliği sağlanacak belirtilen sözleşmeli personele başka haklar verileceğini daha önce ifade etmiştik.

Sözleşmeli personelin beklentisi kadroda yoğunlaştı

Daha önceki yazımızda da belirttiğimiz üzere Bakan Bilgin yaptığı sunumda açıkça sözleşmeli personele kadro verilmesiyle ilgili olarak “Ne yapacağız? Onları kadrolu hâle getireceğiz.” ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklamada istisnai bir durumdan bahsedilmediğine göre bütün sözleşmelilerin kadroya geçirileceğini ifade etmiştik. Daha önceki yazılarımda da ifade ettiğim üzere sözleşmeli personelin tamamına kadro verilmemesi halinde büyük bir hayal kırıklığı oluşacağını düşünüyorum.

Sonuç olarak belirli bir süre görev yapan yani 3+1 şeklinde sözleşmeli personel olarak çalışanlara kadro verilmesi halinde sözleşmeli personelin büyük bir kısmı düzenlemeden hiçbir şekilde etkilenmeyecektir denilebilir. Belirtmek isteriz ki ortaya çıkan kadro beklentisi karşılanmadan yani sözleşmeli personelin tamamına kadro verilmeden sözleşmeli personelin feryadı dinmeyecektir.

Seçimlere çok kısa bir süre kaldığı düşünüldüğünde 2023 yılı Ocak ayı itibarıyla 3600 ek gösterge ve EYT gibi birçok soruna çözüm üretilmeye çalışılan bir ortamda hiçbir mali yükü olmamasına rağmen sözleşmeli personelin büyük bir çoğunluğunun sorununa çözüm üretilmemesi büyük bir rahatsızlık kaynağı olarak kalacaktır.

Pazartesi günü yapılacak Kabine toplantısı sonrasına odaklanan sözleşmeli personelin girdiği beklentinin büyüklüğü dikkate alındığında sözleşmeli personelin tamamına kadro verilmemesi büyük bir hayal kırıklığı oluşturacaktır. Bunun içindir ki seçimlere çok az bir süre kala yeni bir rahatsızlık oluşturmamak için sözleşmeli personelin tamamına kadro verileceğini düşünüyorum.

Pazartesi günü yapılacak Kabine toplantısı sonrasında ise müjdenin başka bir toplantı sonrasına kalmayacağını düşünüyor, sözleşmeli personeli sevindirecek güzel haberlerin açıklanması ümidiyle yapılan çalışmanın hayırlı olmasını ve sorunlarına çözüm getirmesini temenni ediyorum.

Niçin EYT’yi değil de sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesini destekliyorum?

Daha öncede ifade ettiğim üzere insan kaynakları yönetiminde aynı işin birden fazla statüde görev yapan personele yaptırılması ister istemez çalışma barışını bozacaktır. Hele hele bu durum eğitim-öğretim gibi hassas bir alanda yapılıyorsa durum daha da önem arz edecektir. Aynı öğrencinin veya hastanın karşısına bir tarafta sözleşmeli personel diğer tarafta ise kadrolu personel çıktığında algı olgunun önüne geçmektedir.

Bu nedenle personelin bazı illerde yığılmasının önüne sözleşmeli personel statüsüyle geçilmeye çalışılması başka başka sorunlar çıkarmıştır. Vurunca öldüren çözümlerden ziyade şeffaf ve adil yöntemlerle soruna çözüm üretilmeye çalışılması gerekmektedir.

Sonuç olarak okuyucudan gelen tepkileri göze alarak EYT’yi doğru bir yöntem olmadığı için hiçbir şekilde savunmadım ve bundan sonra da savunmayacağım. Ancak sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi için dün nasıl destek verdiysem bugün de ve yarın da aynı şekilde destek vermeye çalışacağım. Çünkü doğru her zaman doğrudur, yanlış ise her zaman yanlıştır. Keşke EYT’de geri adım atılmasaydı, ama muhalefetin konuyu çok farklı alanlara çekmesi işi bu noktaya getirmiştir. Babacan dahi, sorumluluk makamında iken EYT’nin tek harfine dahi tahammül edemezken şimdi çözüm üreteceğiz diyorsa demek ki bu sorunu çözmekten başka çare kalmamıştır. Zaman, EYT’nin ülkemizin sosyal güvenlik sistemine nasıl bir sıkıntı oluşturacağını gösterecektir. Bu konuda yanılmayı çok istiyorum. Keşke yanılsam.

#Sözleşmeli personel
#eyt
#kadroya geçiş
2 ay önce
default-profile-img
Pazartesi günü Kabine toplantısı sonrasında sözleşmelilerin kadroya geçiş süreci belli olacak (mı?)
Rehavet Fetullahçı teröre can suyu olur
Türk üniversitelerinin “misafir öğrencileri” ve uluslararasılaşma
Trump’a karşı Trumpçılık
Derin kriz
48 maddede 6’lı Masa’nın dış politikası: ‘Yeniden Batı’ya ama çaktırmadan’…