
Ne zaman bu şarkıyı dinlesem...
“Simitçi, kahveci, gazozcu/ şinanay da yavrum şina şina nay” diye...
Dalarım, başka yerlere giderim...
Müzik sektöründe yalnızsan işin zor...
Çünkü tek başına bir hiçsin...
Önce iyi bir yapımcı bulacaksın...
Onunla oturup anlaşacaksın.
Kendine yatırım yapmaya ikna edeceksin...
Sonra kaset çıkaracaksın...
Yapımcın sana güvenecek...
İleride bu patlar diye düşünüp, elini cebine atacak, para harcayacak, klibini çekecek, kasedini çıkaracak, basın danışmanı, menecer bulacak, strateji çizecek...
Ve dahası promosyonunu çok iyi yapacak...
Eğer medya ile arası iyi değilse yapımcının...
Yandın demektir...
Milyarların çöpe gider...
Adamın biri yorgancıydı...
Ömrü yorgan dikmekle geçiyordu...
Kalktı bir de şarkı söyleyip kaset çıkardı...
Yorgan dikerken türkülerini çığırdı kamera karşısında...
Adamın biri çay bahçesinde garsondu.
Bana çay getirirken masama bir de kaset bırakmıştı.
Onun da şarkıları ve kasedi vardı...
Adamın biri taksiciydi.
Taksisine bindim, torpido gözünü açıp bana şarkılarından oluşan kasedini vermişti.
O şarkıcı taksiciydi.
Adamın biri işyerime motosikletle sütlaç getirmişti.
Sipariş vermiştim.
O bir sütlaç kuryesiydi.
Masama önce sütlacı sonra şarkılarından oluşan kasedi bıraktı...
Bunları yazmıştım bir süre önce…
Bir kız geldi epey zaman önce işyerine....
Kuaförmüş...
Saçları olmayan bendenize...
Yaptığı saç modellerini anlattı...
Ama asıl amacı...
Şarkılarını okuduğu kasediydi...
Hande Yener de bir zamanlar tezgahtarmış...
Şimdi şarkıcı olmuş...
O neden olmasınmış...
Kasedini bıraktı ve gitti...
Gidiş o gidiş...
Adamın biri balıkçıydı...
Pazarlarda balık satıyordu...
Kaset yapmış kendine...
Getirdi bıraktı...
Sonra balıkları konuştuk...
Adamın biri mermerciydi...
Aynı zamanda kasedi olan bir şarkıcı adayı...
Bir başka adamın biri ise mantıcıydı...
O da geldi ziyaretime sağolsun...
Milyarlar harcayarak çıkardığı kasedini bıraktı...
Ardından en güzel mantı nasıl açılır onu konuştuk...
İyi muhabetti...
Adam çiftçiydi...
Oturduk, lafladık...
Önce kasedini anlattı.
Sesi en kralını ezer geçermiş...
Sonra tarlaları konuştuk...
Uzun uzun zerzevatlar üzerine sohbet ettik...
Hormonlu ve hormonsuz sebzeleri bile dinledim ondan...
Kasedini hala dinleyemedim...
Bir gün ofisten içeri bir adam girdi...
Sucuk tüccarıydı...
Sucuk imalathanesi vardı..
Masama türkü kasedini bıraktı...
Ve on tane de kendi firmasına ait sucuk...
Sucukları dağıttık ofisteki arkadaşlara...
Kapışıldı...
Kasedini kapan yoktu...
Bunları yazmayı unutmuşum...
Özür dilerim...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.