Marjinal PKK ikinci Kızıl Elma koalisyonu mu?

00:006/05/2013, Pazartesi
G: 6/09/2019, Cuma
Bülent Orakoğlu

Yapılan kamuoyu araştırmalarında sürece en büyük toplumsal desteği Doğu ve Güneydoğu Anadolu veriyor. PKK"nın eylemsizlik ve sınır dışına çekilme kararının ardından bölgeye barış ve huzurun gelmesiyle birlikte terörün gündemden düşmesiyle yatırımcıların bu bölgeye akın ettikleri gelen haberler arasında. Ancak terör örgütü içinde toplumsal destekten rahatsız olan, eylemsizlik, silah bırakma ve kalıcı barış sürecinin sağlanması durumunda, rantlarının kesileceğinin bilincinde olan bazı gruplar ve örgütün

Yapılan kamuoyu araştırmalarında sürece en büyük toplumsal desteği Doğu ve Güneydoğu Anadolu veriyor. PKK"nın eylemsizlik ve sınır dışına çekilme kararının ardından bölgeye barış ve huzurun gelmesiyle birlikte terörün gündemden düşmesiyle yatırımcıların bu bölgeye akın ettikleri gelen haberler arasında. Ancak terör örgütü içinde toplumsal destekten rahatsız olan, eylemsizlik, silah bırakma ve kalıcı barış sürecinin sağlanması durumunda, rantlarının kesileceğinin bilincinde olan bazı gruplar ve örgütün şahin kanadı, İmralı"ya rağmen sürece ayak direme çabasında. Terör örgütünün uyuşturucu silah, sigara ve insan kaçakçılığı, kara para, vergi–haraç ve mafyasal ilişkilerini Avrupa"da organize eden savaş baronlarının Doğu ve Güneydoğu"da süreci baltalama adına Öcalan aleyhinde bir dizi psikolojik harekat ajitasyon istihbaratı başlatarak uygulamaya koydukları şeklinde haberler geliyor. Öcalan"ın terör örgütü üzerindeki nüfuz ve etkisini azaltmak amacıyla; Öcalan"ın Türk Devleti"nin esiri olduğu, eylemsizlik silah bırakma kararlarını baskı ile verdiği, 23 Mart"ta Öcalan"ın Kandil"e yazdığı mektubun MİT"in görüşleri olduğu, Öcalan"ın demokratik özerklik idealinden vazgeçerek sadece demokratik Türkiye istediğini, Öcalan"ın bu kararlarla 16.yy Osmanlı-Kürt ittifakını sağlayan İdris-i Bitlisi"den bir farkı olmadığı propagandası yapılmakta. Bilindiği gibi 16.Yüzyıl"da Yavuz Sultan Selim Safeviler"e (İran ) karşı Kürt aşiretlerinin desteğini almak için İdris Bitlisi"yi görevlendirdi. İdris Bitlisi yaptığı çalışmalarla Sünni Kürtleri Osmanlı"nın yanına çekti. Yavuz Sultan Selim 1514 yılında Çaldıran"da Şah İsmail"i mağlup etti. Savaştan sonra Yavuz İdris-i Bitlisi"nin gayretleriyle "Vilayet"i -Şarkiye"yi yani Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi"ni Osmanlı topraklarına ilhak ederek, bölgenin kontrolünü eline aldı. Bu desteğe karşılık Yavuz 33 Kürt aşiretine statü hakkı tanıyarak derebeylik verdi. Anlaşılan çözüm sürecinin başarıya ulaşarak kalıcı bir barışın tesis edilmesi sonrasında geride tüm ayrılıkçı örgütlerin kaderi olan marjinal bir PKK kalmaya devam edecek.

2003 yılının ilk aylarında İstanbul Hürriyet Meydanı"nda Annan Planı"nın gündemde olduğu dönemde siyaset ve ideoloji açısından farklı bir manzara dikkatleri çekiyordu. Denktaş"a destek amaçlı "Kızıl Elma" mitinginde Türk Solu dergisinin öncülük ettiği Türkçü, Maocu, milliyetçi, muhafazakar, solcu ve ulusalcı çizgide bazı siyasi partilere mensup gruplar, Ak Parti"nin Kıbrıs politikaları aleyhindeki konuşmalar ve atılan sloganlar ile kıyasıya hükümete saldırıyordu. Eylemciler tarafından son Türk devleti ve vatanının tehlike altında olduğu, Türkiye"de yeni bir Kurtuluş Savaşı sürecinin başladığı iddia edilerek, kaos ve istikrarsızlık yaratılmaya çalışılıyordu. Kızıl Elma Koalisyonu"nun ortak ruhu Kuvayı Milliye olarak ifade ediliyordu. Olayı soruşturan savcılık "Kızıl Elma Koalisyonu"nun Ergenekon tarafından kurulduğunu ve yönetildiğini hedefinin ise Ak Parti olduğunu belirtiyordu.

Günümüzde Ak Parti tarafından çözüm süreci ile ilgili olarak, toplumun nabzını tutmak, devlet-millet kaynaşmasını sağlamak, geliştirmek toplumsal uzlaşmanın önündeki engelleri tespit ederek barış ve huzur ortamına geçilmesinde önemli bir işlev görmesi beklenen Akil İnsanlar tespit edilerek faaliyete geçirildi. Ancak Akil İnsanlar"ın yaptığı başarılı çalışmalar, Türkiye genelinde organize olmuş İşçi Partisi CHP, MHP, TKP ve ulusalcı bazı küçük grupların protesto tehdit ve saldırılarına hedef oldu. Akil İnsanlar çalışma bölgelerinde tehdit edildiler, ağır hakaretlere ve saldırılara uğradılar. Saldırganlar milli değerler ve sembolleri de kullanarak Akil İnsanlar ile ilgili olarak toplumda şüpheler, tereddütler yaratmak gayesiyle bu kişilerin güvenilmez olduğu yönünde psikolojik harekat görüntüsü veren eylemlerine devam ediyorlar. İnsan sormadan edemiyor. İkinci Kızıl Elma Koalisyonu"nun provokatif eylemlerinden yetkililerin haberi mi yok?