
Bağdad''da Kelâmcıları koğuşturan bir valiye, halktan biri, komşusunu "zındıklık yapıyor" iddiasıyla ihbar eder. Vali, bu "zındıklık yapan" adamın mezhebini sorar. Muhbir, "Bu adam" der; "Mürciî, Kaderî, Nâsıbî ve Râfızî''dir". Vali bu sefer, aynı zındık''ın ne yapmakta olduğunu sorar. Muhbir, "O, As oğlu Ali ile savaşan Hattab oğlu Muaviye''ye kin besliyor" deyince; Vali, "Doğrusu, senin hangi özelliğini kıskanacağımı şaşırdım" der; "mezhebler konusundaki derin bilgini mi, yoksa soybilimi konusundaki kabiliyetini mi..."
Bu fıkrayı, geçtiğimiz Ramazan ayının sonunda Atv''de yayımlanan Siyaset Meydanı''ndaki "Türk(iye) Müslümanlığı" tartışmalarının seviyesine telmihen bir kez daha nakletmiştim. Tuncay Özkan''ın 3 Temmuz 1999 tarihli Radikal gazetesinde yayımlanmaya başlayan Sarıklı Terör başlıklı yazı dizisinin ilk bölümlerini okuyunca, -ne yalan söyleyeyim- bu sayın araştırmacı-gazetecinin (!) tarikatlar ve örgütler konusundaki derin bilgisini (!) kıskanmaktan kendimi alamadım ve yine bu fıkrayı hatırladım.
Şahsen, bu tür araştırmacılık ürünlerindeki yanlışları ciddiye alıp düzeltmenin pek işe yarayacağına inanmıyorum; zira bu tür galîz hataların kasıtlı olarak yapıldığını ve araştırmacı-gazetecileri (!) bilgilendiren çevrelerin böylesi sakillikleri bile bile beslediklerini düşünüyorum. Nitekim geçen hafta basını meşgul eden raporda Said-i Nursî ile Şeyh Said isimlerinin karıştırılması -zannedilenin aksine- bilgisizliğin değil, bir kasd-ı mahsûsun neticesidir ve verilen onca yalan-yanlış malumat (!), kendilerinden bu yalan-yanlış bilgilere inanmaları beklenmeyen çevrelerin işlerini kolaylaştırmak maksadıyla verilmektedir. Harekete geçirilen mekanizmaların alt kademelerinde görev alanlar ve tabii ki bu arada bu manipülasyonun hedef kitlesi olan zavallı halk, belki bu yalanlara inanabilir, hatta bu üçüncü sınıf yayınları ciddiye alıp şeriat özlemcisi fanatik gruplarla (!) savaşılması lazım geldiğini bile düşünebilirler. Fakat ihale sahipleri işin aslını bilirler; zira onların bu süreçte asıl ihtiyacını duydukları şey doğrular değil, yalanlardır.
Anlaşılan, Tuncay Özkan''ın istifade ettiği bilgi kaynakları kendisine eski düzmece raporlardan birini vermişler ve bu puslu havada böylesi yalanlara ihtiyacı olan çevreleri memnun etmeyi amaçlamışlar...
Mezheb, tarikat, cemaat, örgüt gibi sözcükler arasındaki farkı bile bilmeyen ve işin garibi bildiği yanıldığına yetmeyen bu araştırmacı-gazeteci, Nurculuk, Süleymancılık, Işıkçılık tarikatlarından (!) söz ettiği yetmiyormuş gibi Biberi Tarikatı, Vahabi Tarikatı gibi tarikatlar icad ediyor. Bu arada çok gizli ve o denli de etkileyici (!) bilgiler veriyor: Nakşibendilik Tarikatı''nın faaliyet alanı Türkiye, kurucusu ise Mehmet Zahit Kotku; Kadirî Tarikatı''nın faaliyet alanı Trabzon, lideri ise Haydar Baş; Işıkçılık Tarikatı''nın faaliyet alanı İstanbul, liderleri Hilmi Işık ile Enver Ören; Vahabî Tarikatı''nın faaliyet alanı Malatya, lideri Sait Çekmegil imiş. İBDA-C hareketinin lideri Salih Mirzabeyoğlu ise, Mahmud Efendi''ye bağlı İsmailağa Cemaati Tarikatı''nın (!) içinde söz sahibi imiş. (Verilen bilgilerden ayrıca Caferilik adlı bir örgütün bulunduğunu da öğreniyoruz).
-"Nakşibendi şeyhlerinden Seyid Ahmed Arvasi de bugünkü radikal İslami örgütlerin en önemlilerinden olan İBDA-C''nin fikir babası Necip Fazıl Kısakürek''i etkilemiştir. Kısakürek Arvasi''nin müridlerindedir."
Anlaşılan Tuncay Özkan''ın bilgi kaynağı kendisini yanıltmış ve Seyyid Abdülhakim Arvasî ile Seyyid Ahmed Arvasî''yi birbirine karıştırmaması lazım geldiğini söylemeyi unutup İslâmcı örgütler uzmanımızı bu iki zâtın arasındaki yaş ve makam farkından bile haberdar etmemiş. Üstelik kullanımına sunulan bilgilerin uydurma süresinin geçtiği de belirtilmemiş. Bence Tuncay Özkan bilgi kaynaklarından davacı olup uydurma süresi geçmiş mamullerle kendisini gülünç duruma düşüren kimselere hesap sormalı. Çünkü Yeni Yeryüzü ve Yeni Zemin dergilerinin yeniliği (!) çok önceydi ve bu dergiler kapanalı yıllar oldu. Ali Yüksel AMGT''nin başından ayrıldı; ve fakat halefi de çoktan göreve başladı. Bu zâtın ismini hatırlamıyorsam da Erbakan''ın yeğeni olmadığı kesin. Said Nuri Ertürk''e gelince, -kastedilen eğer Malatyalı Said Ertürk Hoca''ysa- o da yıllar önce rahmet-i Rahman''a kavuştu. Mazlumder, Akabe, Müsiad gibi kuruluşların Millî Görüş''le alakası varsa, muhakkak Beatles grubuyla da alâkaları vardır.
Bu İslâmcı örgütler uzmanımız diyor ki: "Özelleştirme ihaleleri çok önemlidir. Bu ihalelerde yapılan yanlışlar Türkiye''nin geleceğine bırakılan saatli bombalar gibidir. Türkiye''de hükümet edenlerin anlaması gereken en önemli şey, Hazine''nin soyulmasına göz yumdukça, ayaklarının altındaki toprağın kayıp gideceği gerçeğidir."
İşte onca vâveylânın asıl sebebi de bu "gerçek"!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.