
Bugün Türkiye ekonomisinin 2018 yılı 1. çeyrek ekonomik büyüme rakamlarının açıklandığı önemli bir gün. Bu satırları yazdığımda 2018 yılı 1. Çeyrek ekonomik büyüme rakamları henüz açıklanmamıştı.
Türkiye ekonomisinin 2017 yılının son çeyreğinde ve tamamında sergilediği başarılı büyüme performansından sonra 2018 yılının ilk çeyreğinde de yakaladığı bu büyüme ivmesini sürdüreceğine dair önemli sinyaller mevcut. Tabii burada öncü göstergelerin neye işaret ettiğine iyice bakmak gerekiyor.
Ekonomik büyümenin en önemli göstergesi sanayi üretim endeksidir. Sanayi üretim endeksi yılın ilk çeyreğinde yani (Ocak, Şubat ve Mart) üç aylık ortalamada yüzde 9’un üstüne çıktı. Dolayısıyla sanayi üretimi ve ekonomik büyüme arasında güçlü bağ nedeniyle şu anda ekonomik büyümenin yüksek olacağı konusunda güçlü bir beklenti bulunuyor.
Diğer yandan ihracat ve yatırım harcamaları verileri de 2018 yılının 1. çeyreğinde ekonomik büyümeyi destekleyen önemli faktörler olarak öne çıkıyor. Bu dönemde ihracatta görülen önemli toparlanmanın ve yatırımlardaki artışın büyüme rakamlarına olumlu bir şekilde yansıyacağı muhakkak.
Açıkçası öncü göstergelerden başta sanayi üretiminin üç aylık ortalamasının yüzde 9’un üzerinde olması, 2018 yılı 1. çeyreğinde ekonomik büyümenin yüzde 7’nin üzerinde gerçekleşeceğinin en önemli sinyali.
Öte yandan Anadolu Ajansı (AA) tarafından düzenli olarak gerçekleştirilen ekonomik büyüme beklenti anketine göre de 2018 yılı 1. çeyrekte Türkiye ekonomisinden yüzde 6.9 oranında büyüme bekleniyor.
Dolayısıyla bu göstergeler bize Türkiye’nin 2017 yılında göstermiş olduğu güçlü ekonomik büyüme performansının 2018 yılının ilk çeyreğinde de devam edeceğini gösteriyor.
2018 yılı için Orta Vadeli Program’da hedeflenen ekonomik büyüme oranının yüzde 5.5 olması, ilk çeyrek büyüme oranının beklentilerin üzerinde olacağı anlamına gelmektedir. Türkiye’nin yakaladığı bu ekonomik büyüme performansı 2018 yılı 2. çeyrekte ve sonraki çeyrek dönemlerde devam ettirilmelidir.
Bu açıdan ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği için kur hareketlilikleri ve faiz oranları arasında denge unsurunu yakalamakta fayda var. Öncelikle ekonomik büyümenin karşısında tehdit olarak duran hem kurlardaki hareketliliğin azaltılması hem de yatırımların önünde engel olan faiz oranlarının düşürülmesi gerekmektedir. Ardından bu dengeyi sürdürülebilir kılacak ve ekonomik büyümeyi destekleyecek yeni finansal enstrümanların geliştirilmesi gibi etkili çözümler ortaya konulmalıdır.
Tabi Türkiye’nin 2011 yılında yaşadığı gaz-fren tartışmalarının tekrar yaşanmaması için de 2018 yılı 2. çeyrekte yaşadığımız kur hareketleri ve arkasından Merkez Bankasının kullandığı yüksek faiz silahının geçici bir durum olduğunu hatırlatmakta fayda var.
Bu nedenle 24 Haziran seçimleri sonrasında yani belirsizliklerin ortadan kalktığı ve yeni hükümet sisteminin uzun vadede istikrarı temele aldığı dönemde ekonomik büyüme için tehdit olan bu yapısal sorunlara odaklanmanın Türkiye ekonomisinin büyüme performansının sürdürülebilirliği açısından oldukça önemli olduğunu belirtmek gerekiyor.
Dünyanın en büyük doğalgaz projelerinden biri olan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) Projesinin açılışı yarın Eskişehir’de düzenlenecek törenle yapılacak. Böylece yaklaşık üç yıldır inşa çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğü TANAP’tan ilk doğalgaz akışının gerçekleştirilmesiyle bu dev proje hayata geçmiş olacak.
TANAP bir çok yönüyle önemli bir proje. Şöyle ki;
Öncelikle TANAP, kendisinin devamı olacak ve AB ülkelerine doğalgaz sağlayacak olan Trans-Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı Projesi’ne (TAP) bağlantısı sebebiyle hem Türkiye’nin hem de AB ülkelerinin enerji arz güvenliğinde önemli bir yere sahip uluslararası nitelikte bir projedir.
Ayrıca TANAP’ta hem BOTAŞ’ın hem de BP’nin ortaklığının bulunması, Türkiye’nin burada yalnız transit ülke konumunda olmadığını aynı zamanda enerji aktörü olarak da yer aldığını göstermektedir.
Tabi hayata geçen bu projenin önümüzdeki süreçte diğer enerji aktörlerini de harekete geçirerek onları Türkiye güzergahına yönlendirecek olması Türkiye’nin enerjide ticaret merkezi olması için ayrıca önemli bir unsur.
Son olarak fiyat konusuna değinilecek olunursa TANAP’tan gerçekleşecek doğalgaz akışı ile birlikte rekabetin artacağı ve dolayısıyla Türkiye’nin daha düşük fiyatlardan doğalgaz alacağı öngörülmektedir.
Tüm bu fırsat ve avantajların yanında en önemlisi ise Türkiye’nin TANAP ile modern ipek yolunun enerji kuşağı için son derece önemli ve stratejik adımlar attığıdır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.