
2008 yılından beri ülke devlet başkanları düzeyinde toplanan G20 zirveleri artık küresel ekonominin, siyasetin, dış politikanın ve daha bir çok güncel konuların konuşulduğu ve tartışıldığı önemli bir inisiyatif.
2009 ve 2010 yıllarında ikişer defa toplanan G20 lidereler zirvesinin 30 Kasım - 1 Aralık tarihlerinde Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te 13’üncüsü yapılacak.
Peki G20 inisiyatifinde hangi ülkeler var ve bu ülkeler hangi kriterlere göre G20 içinde yer alıyor?
G20 ülkelerinin bir kısmı gelişmiş ülke diğer kısmı da gelişmekte olan ülkeler. Bu ülkeler; ABD, Kanada, Fransa, İngiltere, Almanya, Güney Kore, İtalya, Japonya, Avusturalya, AB Komisyonu, Türkiye , Meksika, Suudi Arabistan, Endonezya, Hindistan, Arjantin, Brezilya, Çin, Rusya ve Güney Afrika.
Yani 19 tane gelişmiş ve gelişmekte olan ülke bir tanesi de AB ülkelerin tamamını temsilen AB komisyonu.
Açıkçası G20 ülkeleri dünya ekonomisini temsil eden ve bu temsiliyette GSYH büyüklüğünü temel kriter olarak alan önemli bit inisiyatif. G20 ülkeleri içerisinde yer almayan ve G20 ülkelerine göre GSYH’si yüksek olan ülkeler de var. Mesela İspanya gibi.
G20, GSYH’nin yanında coğrafi temsiliyet, nüfus, din ve dünya ekonomisindeki değişen ekonomik ve siyasi güç dengesini de dikkate alarak oluşturulan önemli bir inisiyatif.
Diğer yandan, G20 dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 65’ini, GSYH’nin yüzde 85’ini, küresel yatırımların yüzde 80’ni ve dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 75’ni oluşturmakta. Bu veriler, G20’nin büyüklüğü hakkında önemli bir fikir vermektedir.
Dolayısıyla, 1945 yılı sonrasında oluşturulan ve yalnızca gelişmiş ülkeleri temsil eden mevcut kurum ve kuruluşlara nazaran en azından adil bir temsiliyet olduğu açık. Ayrıca, dünya ekonomik ve siyasi sorunlarını bizim gibi ülkelerin aracısız dile getirmesinde önemli bir imkan ve fırsat vermekte.
G20 zirvesinde ekonomik ve finansal problemlerin yanında göç konusu, AB’den ayrılacak İngiltere’nin AB ile ilişkisi, Çin ve ABD arasında başlayan ticaret savaşları ve yeni korumacılık konuları konuşulacağı beklenmekte.
Diğer yandan gelişmekte olan ülkelerin son dönemlerde yaşadıkları finansal zorluklar, ekonomik büyümenin önündeki olası riskler ve ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği, kripto paralar, yapay zeka çağında istihdam, kalkınma için altyapı yatırımları öne çıkan önemli konular olacak.
Bu sorunların yanında dünya liderlerinin güncel konularda ve ülkeler arası ilişkilerde öne çıkacak hususları görüşmeleri nedeniyle bir araya gelecek olmaları da son derece önemli.
G20 inisiyatifi özellikle 2008 küresel ekonomik krizi sonrasında yeni ekonomik düzende gelişmekte olan ülkelerin hem kendi sorunlarını dünya gündemine taşımaları hem de bu sorunların çözümü için eşit şartlarda aynı masada oturmaları açısından önemli bir sürecin başlangıcı niteliğinde.
Bu süreç bir yandan gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerin bir araya gelmeleri ve gelişmekte olan ülkelerin yükselen ekonomik ve siyasi güçlerine paralel olarak dünya ekonomisi ve siyasetiyle ilgili ortak karar alma sürecine dahil olmaları ve en önemlisi de 1945 sonrası dünya siyasetine ve ekonomisine yön veren kurumlara yönelik şikayetlerin dile getirilmesi adına önemli bir adım.
Dolayısıyla; gelişmiş ülkeleri temsil eden mevcut ekonomik kurum ve kuruluşlara alternatif kurumlar oluşturma ve bu kurumlar oluştururken yeni bir anlayışla, yani 1945 şartlarına göre değil de yeni ekonomik ve siyasi güç dengesine göre ortaya çıkacak kurumsal yapının oluşturulması hususunda da önemli bir fırsat olacaktır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sıklıkla dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” mottosu da aslında bu sürecin çoktan başladığını gösteriyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.