Yeni Şafak·ERDAL TANAS KARAGÖL - Uluslararası kurumlarda reform talebiSon yıllarda dünyada meydan gelen kriz vesavaşlarda uluslararası kurumların kapasitelerinin ve çabalarının yetersiz kalmasıbu kurumlara yönelik eleştiriler gittikçe artan dozla arttığı görülmektedir.Bahsedilen bir çok uluslararası kurumun 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulmuş olması nedeniyle,ABD ve Avrupa’da birkaçülkenin ağırlığınınolduğu kurumlar haline geldiler.2008 küresel ekonomik krizdeIMF’ye yönelikeleştiriler var iken,Kovid-19
Son yıllarda dünyada meydan gelen kriz ve
savaşlarda uluslararası kurumların kapasitelerinin ve çabalarının yetersiz kalması
bu kurumlara yönelik eleştiriler gittikçe artan dozla arttığı görülmektedir.
Bahsedilen bir çok uluslararası kurumun 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulmuş olması nedeniyle,
ülkenin ağırlığının
olduğu kurumlar haline geldiler.
2008 küresel ekonomik krizde
’ye yönelik
Kovid-19 için Dünya Sağlık Örgütü’ne, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve daha önce yaşanan bir çok savaşta
’ye, dünya ticaretindeki çarpıklıklar nedeniyle
Dünya Ticaret Örgütü’ne ve daha bir çok kuruma eleştiriler oldu. Bugün de bu kurumlara eleştiriler artmaya devam etmektedir.
Mevcut kurumların
açısından zayıf olmaları hem de
ve talepleri karşılayamamaları nedeniyle, bir çok ülke başta da
Türkiye tarafından eleştiriler almaktadır.
Bu eleştiriler, uluslararası kurumların yeni kriterler göz önünde bulundurularak
yeniden reforme edilmesini zorunlu hale getiriyor.
ULUSLARARASI KURUMLARDA TEMSİLİYET KRİTERLERİ
Uluslararası kurumların dünyayı adil bir şekilde temsil etmeleri için bir çok kriteri karşılaması gerekiyor.
Uluslararası kurumlar, ülke ekonomilerin büyüklüklerini yani GSYH’yi mutlaka dikkate almalılar.
Çünkü, dünya ekonomisi içerisinde
yer alan ülkelerin
büyüklükleri, 2. Dünya Savaşı’na göre çok değişti. O günden bugüne kadar geçen süre içerisinde bir çok
ülkenin
GSYH’si, ticareti ve dünya ekonomisi içindeki payı önemli ölçüde değişti.
Dünya ekonomisinde yer alan ilk 20 ülkeye bakıldığında, bu
farklı kıtalarında ve bölgelerinde olduğu görülecektir.
için ülke ekonomilerin büyüklükleri yani GSYH önemli bir
G-20, temsiliyet açısından mevcut kurum, kuruluş ve inisiyatiflere göre daha makul olduğu açıktır.
G20 her ne kadar icracı bir kuruluş olmasa da bu alanda iyi bir örnek olduğu da söylenebilir.
Bununla beraber, uluslararası kurumlarda temsiliyetin güçlendirilmesi için kıtaların ve bölgelerin temsiliyeti de dikkate alınmalıdır.
Asya’da, Afrika’da gelişmekte olan bir çok ülke hem ekonomik olarak hem de yüksek nüfus yapıları nedeniyle uluslararası kurumlarda yerini almaları önemli.
, ülkelerin dini,
açısından önemli.
Başta da BM Güvenlik Konseyi gibi yapılarda yer alacak ülkelerin dünya barışını korumaları için temsiliyeti olmayan Müslüman bir ülkenin ya da ülkelerin temsil edilmesi dünya barışı için ciddi bir adım olacaktır.
En önemlisi de uluslararası kurumlar temsiliyet kriterleri
açık ve şeffaf olmalıdır. Bu kriterlerin açık ve şeffaf olmaları hem kurumların işleyişi kolaylaşır hem de kurumların karşılaştıkları sorunları çözmede uluslararası arenada destek bulmaları ve sorunları çözmeleri daha kolaya olacağı açıktır.
Uluslararası kurumlarda temsiliyet adil olunca
dünyada meydana gelen
krizlerin ve anlaşmazlıkların çözümü daha kolay olacaktır.
Ayrıca, uluslararası kurumlarda ağırlığı olan ülkelerin bu sorumluluğu yeni ülkeler ile paylaşmaları
bu kurumların kapasitelerinin artmasına da önemli katkı sağlamış olacaklar.
#ABD
#IMF
#Dünya Ticaret Örgütü
#BM