Diyanet"in hac irşat hizmeti takdire şayan

00:0028/10/2012, Pazar
G: 6/09/2019, Cuma
Faruk Beşer

Diyanet"in İrşad Ekibi olarak hacda, "Emin Belde"deydik. Farklı üniversitelerimizden profesör arkadaşlarla beraber hizmet vermeye çalıştık. Mustafa Kara, Mehmet Özdemir, Ramazan Altıntaş, Orhan Çeker, İsmail Hakkı Ünal ve Davut Aydüz, ayrıca Raşik Küçük başkanlığında Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi bazı arkadaşlar hep aynı ekipte görev yaptık.Muhterem başkanla Aziziye"de yaptığımız değerlendirme toplantısında da söyledim; şu ana kadar Diyanet"in gerçekleştirdiği en hayırlı işlerden birisi bu faaliyettir.

Diyanet"in İrşad Ekibi olarak hacda, "Emin Belde"deydik. Farklı üniversitelerimizden profesör arkadaşlarla beraber hizmet vermeye çalıştık. Mustafa Kara, Mehmet Özdemir, Ramazan Altıntaş, Orhan Çeker, İsmail Hakkı Ünal ve Davut Aydüz, ayrıca Raşik Küçük başkanlığında Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi bazı arkadaşlar hep aynı ekipte görev yaptık.

Muhterem başkanla Aziziye"de yaptığımız değerlendirme toplantısında da söyledim; şu ana kadar Diyanet"in gerçekleştirdiği en hayırlı işlerden birisi bu faaliyettir. Diğer ikisi de Kutlu Doğum etkinlikleri ve Antalya"da sürdürülen vaaz edebilecek din görevlileri semineri. Hepsi de eğitimle ilgili. Benim gördüklerim bunlar. Muhtemelen başka güzel etkinlikler de vardır. Bu hizmetler Diyanet tarihinin yüz akı faaliyetlerdir ve bir tekâmül süreci doğrultusunda mükemmelleşerek sürmektedirler. Gevşemeden devam ettirilmesini dileriz.

Burada günde iki kez farklı yerlerde farklı hacı adaylarına konuşmalar yaptık. Herkeste duygular zirvedeydi. Dinleyenlerin bu hali karşısında konuşanların da duygulanmaması mümkün olmuyor. İşin içine gönül karışınca anlatmak da dinlemek de bir başka oluyor. Son olarak Zemzem Tower"de VIP hacılara, ardından da Ramada Otel"de en az üç dört yüz kişiye hitap ettim. Artık haccın da VIP"i var.

Bu program gereği Diyanet özel şirketlere de irşat hizmeti veriyor. Bu elbette onların da işine geliyor. Hacılarına ek bir etkinlik yapmış oluyorlar. Ama bunun en güzel yanı, farklı cemaatlerin ve tarikatların başka hocaları da dinleme fırsatı bulmaları. Sanırım Türkiye şartlarında bunu kimse kolay kolay kabullenemez. Buradaki duygu seli, kardeşlik çemberini genişletiyor ve kendi cemaatlerinden olmayan hocaları da "bizden birisi" olarak dinliyorlar. Bu elbette çok huzur verici bir durum. Zaten hac bir kardeşlik eğitimi değil mi?

Bu sayede görüyoruz ki, başkaları aracılığı ile tanıdıklarınız hakkındaki kanaatleriniz, onlarla bizzat görüşünce değişiyor. Uzaktan onlar sizi farklı tanımış, siz onları farklı tanımış olabiliyorsunuz. Bir araya gelince aslında çok da ayrı şeyler söylemediğinizi fark ediyor ve seviniyorsunuz. Sanırım bunda biraz da şimdi herkesin eskiden olduğundan daha çok Diyanet"e güveniyor olmasının ve bu kurumu kendinden saymasının etkisi var. Ayrıca tarikatlardaki bilgi düzeyi arttıkça onlar da çemberlerini genişletiyorlar.

Diyeceğim o ki, Diyanet"in bu hizmeti her türlü takdirin üzerinde.

Şöyle bir gözlemimi de söylemek zorundayım: Nadir de olsa bazı hacılarımız işin ciddiyetini anlayacak bir dini tecrübeye sahip olamayabiliyorlar. Bir turistik seyahate gelir gibi gelenler var. Ufak tefek sıkıntılar görünce, neden geldik der gibi dudak büktükleri oluyor. Hele de herkes ibadet için Kâbe"ye akın ederken otellerin önlerinde oturup bacak bacak üstüne atarak sigara tüttüren hacılarımız bana göre hiç de iyi bir manzara oluşturmadılar. Bunların içinde onlardan geri kalmayan teyzelerimiz bile var.

Bir gözlemim de şu: Yaş ortalaması Türkler kadar yüksek olan bir başka millet yok. Böyle olunca anlatmak ve anlamak da zorlaşıyor. Hamdolsun ki az da olsa gençlerimiz de var ve onlar çok yüksek bir bilinç düzeyindeler. Demek ki iyiye doğru gidiyoruz.

Ve bir başka gözlem: Burada uzaktan şöyle toparlak ve göbekli birisini görürseniz bunun bir Türk hacısı olduğunu anlayabilirsiniz. Erkeklerimiz de kadınlarımız da böyle. Bu bir hareketsizliği, bilinçsiz beslenmeyi, ehli keyifliği anlatıyor olmalıdır ve kesinlikle iyi bir işaret değildir. Tabiatıyla başka ülkelerin, mesela Pakistan, Hindistan, Bangladeş, Afganistan ve İran hacıları gibi cevval ve tahammüllü olamıyoruz. Onlar her hal ve şartta Kâbe"ye gidip tavaf ederken bizimkiler otel önlerinde oturup gelip geçenleri seyrediyorlar.

Kısacası Müslümanların gerçekleştirdiği olağanüstü bir dünya kongresine daha katıldık ve bu ortak hissedişi yaşama fırsatı bulduk, Rabbimiz"e hamdolsun.

Yarından itibaren hepinize hayırlı bir çalışma süreci dilerim.