
Dünyanın gözü önünde yıllardır "şerefsiz bir ambargoya" maruz kalan Gazzelilerin seslerine kulak veren ve onlara insani yardım götürmek isteyen, yakıtı "insanlık vicdanı" olan gemilere yapılan hunharca saldırı içeride ve dışarıda gündeme bomba gibi düştü.
Saldırının ilk şokunun atlatılmasıyla beraber, gerilen Türkiye-İsrail ilişkileri nedeni ile iç basında bazı yayın organlarında Türkiye''nin bu işten ne kadar zararlı çıkacağına dair yorumlar yapıldı.
"İçimizdeki İrlandalılar" önceden olduğu gibi görevlerini eksiksiz yapmak için çırpınıyorlar. Taraflı, yanlı ve yanlış yapılan yorumlarda, bazılarının İsrail''in enformasyon görevini üstlenerek, bilinçaltından kamuoyu oluşturmaya çalışmaları dikkatlerden kaçmıyor. İnce bir kurgu ile "aba altından sopa göstererek" Türkiye''nin bu işten ne kadar zararlı çıkacağına vurgular yapıldı ve yapılıyor.
Kaleyi içten fethetmeye alışık içimizdeki İrlandalılar, krizden geçen dünya ekonomisinde Türkiye''yi, İsrail''le karşı karşıya getiren bu olaydan dolayı, olayın ilk şokunun ardından "ama" ile başlayan cümlelerle Türkiye''nin uğrayacağı ekonomik kayıplara "saptırma ve çarpıtma" haberlerle dem vurmaya başladılar.
Kapitalist bir paradigma ile başlatılan korku psikolojisinde kullanılan malzemeler ve haberlere bir göz atalım; "Turizm olumsuz etkilenecek. 50 bin İsrailli turist Türkiye''ye gelmekten vazgeçerken, Türkiye''ye düzenlenen gemi seferleri iptal edildi. Ekonomik kayıp yaşanacak. İsrail piyasaları vurdu. Piyasalarda dolar kıtlığı yaşanıyor. İsrail''le ikili ticari ilişkilerin bozulması ekonomimiz üzerinde olumsuz etkiler yapacak" vs. vs…
Saldırı İsrail''in kendi içinde bile muhalefet bulurken, bu ülkenin bazı gazetelerinin ekonomi sayfalarında Türkiye-İsrail ilişkilerinin bozulmasından ne kadar darbe yiyeceğimizin "adi ve yanlış" hesapları yapılmıştır.
Kaldı ki bu hesaplar doğru olsa bile ne önemi olabilir. Zaten yapılan zavallı yorumlar zorlama ve yanlıştır. Saldırının ardından iddia edildiği gibi ne dolara hücum ne de piyasalarda deprem yaşanmıştır.
Ben, bu İsrail''in gönüllü enformasyonunu yapan arkadaşlara yardımcı olayım. İsrail''le ticari ilişkiler resmi rakamlarda zayıftır. İsrail''in, Türkiye''nin ticaret hacmindeki payı yüzde 1 civarındadır. İsrail''le Türkiye''nin 3,3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi vardır ve bunun 2 milyar dolarlık kısmı savunma işidir.
Yukarıdaki rakamlar resmi rakamlardır. Bu rakamlara yansımayan Türkiye''nin İsrail''den aldığı savunma harcamaları vardır. Türkiye yıllardır İsrail''e savunma sistemleri almak için resmi kayıtlara dâhil olmayan yüksek ödemeler yapmaktadır.
İkili ticarette dem vurdukları 3,3 milyar dolarlık resmi rakam devede kulak kalır. Türkiye''de 250''ye yakın İsrailli firma vardır. Bu şirketler üretimlerini Türkiye''deki fabrikalarda yaptırıyor ve bu şekilde Türkiye üzerinden dünyaya ihracat yapma fırsatı elde ediyorlar. İstatistiklere yansımayan bu rakamlar, iki ülke arasındaki ekonomik bağların aslında görünenden daha fazla olduğunu da ortaya koyuyor. Birazcık araştırsalar ve buzdağının görünmeyen yüzünü yazsalar bu kadar komik duruma düşmezlerdi…
Bu firmalar gerginlikten dolayı Türkiye''yi terk mi edecekler? Bu firmaların Türkiye pazarı gibi bir pazarı terk etmelerini beklemek "abesle iştigal" olur.
Bu ticari ilişkide net olarak Türkiye satıcı değil alıcı ülke. Bu işten ticari kurallar çerçevesinde satıcının, yani İsrail''in zararlı çıkması gerekmez mi? Diğer taraftan ticari ilişkilerin büyük bir kısmı İsrail devleti ile doğrudan olmayıp, çok uluslu küresel şirketler üzerinden yapılmaktadır. Türkiye burada da net alıcı durumdadır.
Türkiye kaybedilmeyi göze alamayacak kadar büyük bir pazardır. İki ülke arasındaki ticaretin tıkanmasından İsrail zararlı çıkar.
Bu arkadaşların üzüntüsü nafiledir, rahat olsunlar…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.