Ali Nesin"den "Aziz Nesin"lik" bir hikaye

00:0027/06/2010, Pazar
G: 3/09/2019, Salı
Kürşat Bumin

Geçen hafta nadiren karşılaştığımız bir şey oldu. Bir televizyon kanalının giderek daha sevilen-izlenen "Kelime Oyunu" adlı programında 8 bin küsur lira kazanan bir yarışmacı, ödülünün tamamını Prof. Ali Nesin''in her şeye rağmen ayakta tutmaya çalıştığı "Matematik Köyü"ne bağışladı. Hatırlıyorsunuzdur, söz konusu "köy" birkaç yıl önce kapatılmak istenince bu anlaşılmaz yasak Türkiye''den ve dünyanın dört bir bucağından onlarca matematikçinin imza koyduğu bir metinle protesto edilmişti.Ali Nesin,

Geçen hafta nadiren karşılaştığımız bir şey oldu. Bir televizyon kanalının giderek daha sevilen-izlenen "Kelime Oyunu" adlı programında 8 bin küsur lira kazanan bir yarışmacı, ödülünün tamamını Prof. Ali Nesin''in her şeye rağmen ayakta tutmaya çalıştığı "Matematik Köyü"ne bağışladı. Hatırlıyorsunuzdur, söz konusu "köy" birkaç yıl önce kapatılmak istenince bu anlaşılmaz yasak Türkiye''den ve dünyanın dört bir bucağından onlarca matematikçinin imza koyduğu bir metinle protesto edilmişti.

Ali Nesin, Şirince''de her yıl her yaştan onlarca matematik sevdalısını konuk eden bu köyün kuruluşunu şöyle anlatmıştı:

"Eğer masa başında saatlerce Matematik Köyü hayali kurmadınızsa tavsiye ederim, kendinizden geçeceksiniz. Çardaklar olacak örneğin, her birinin altında bir karatahta, bir tomar kâğıt ve birkaç kalem. (…) Müdürsüz, patronsuz, şefsiz, otoritesiz... Okeysiz, tavlasız, piştisiz... Müziksiz, radyosuz, televizyonsuz... İzmaritsiz yollar... (…) Bundan iki üç yıl kadar önce Nesin Vakfı için Şirince''den 10 dönümlük bir arazi almıştım üç otuz paraya. Gün gelir, değerlenir diye. O gün gecikmedi. Bir akşam Sevan aradı. İnşaata başlıyoruz diye... İnşaat mı, ne inşaatı? Ne inşaatı olacak, Matematik Köyü inşaatı elbette... Ama para yok! Hele bir başlayalım, Allah rızkını verir..."

Köyü tasvir eden başka güzel satırlar da var ama ben bu kadarını aktarabildim.

Görüyorsunuz; bir "medeni ülke"de kuvvetle desteklenecek hatta ödüllendirilecek bir proje. Matematik hocalarının nezaretinde –para-pulu dert etmeden- senin gibi matematik tutkunu insanlarla mı geçirmek istiyorsun? Sırtla çantanı doğru Şirince''ye…

Matematiği sevdirmek ve öğretmek için yıllardır uğraş veren Ali Nesin''e Şirince''nin "muhtarı" Nişanyan da destek verince ortaya eloğlunun yere göğe sığdırılamayacağı cinsten bir mücevher çıkmış ortaya…

"Sivil toplumsuz olmaz"mı diyordunuz; o halde iki kişinin öncülüğü ve bir kısım insanın maddi katkısı ve emeğiyle oluşturduğu bu türün en iyi örneklerinden birisi karşınızda duruyor.

Ali Nesin –haklı olarak- bu tür projelerin devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini düşündüğünden TÜBİTAK''a başvuruyor. TÜBİTAK''ın her yaz 500 dolayında liseli ve üniversiteli gencin dünya çapında matematikçilerle ve olağanüstü bir matematikle tanışacakları Matematik Köyü''ne destek vermesi zamanının gelduğunu düşünüyor. Ali Nesin, TÜBİTAK Başkanı Prof. Nüket Yetiş''e hitaben yaymladığı "Açık Mektup"ta "Dünyanın her yerinde böyle bir girişim devlet tarafından desteklenir. Biz de projelerimizi desteklemesi için doğal olarak TÜBİTAK''a başvuruyoruz. Bu yıl da 11 yaz okulu projemizin 7''sine maddi destek vermesi için TÜBİTAK''a başvurduk. Tüm projelerimizi desteklemeyeceğini deneyimle bildiğimizden, sunduğumuz projelerin iki ya da üçünü desteklerse, bu destekle diğer projelerimizi de yürütebileceğimizi düşündük" diyor.

Sonuç mu? Sonuç şöyle:

"TÜBİTAK, 7 projemizin 7''sini de reddetti!"

Ali Nesin''in "Açık Mektup"undan Matematik Köyü için birkaç kez başvuru yapıldığını –ve reddedildiği de- öğreniyoruz. Nesin, bu başvurularda karşılaştığı "tuhaf" sahnelerden de örnekler veriyor. Bu sahnelerden birisini kısaltarak aktarıyorum:

"Bir zaman sonra bir yazı geldi TÜBİTAK''tan. Ankara''ya gelip projeyi panelistler, yani hakemler önünde anlatmamı istiyorlardı.(…) Oysa projemizde her şey yazıyordu, ne eksik olabilirdi ki, nesi anlaşılmayabilirdi ki? (…) TÜBİTAK''a gittim. Bekleme odasında bir süre bekledikten sonra panelin önüne çıktım.

Başkan orta yaşlı bir hanımdı. İkinci başkan, ya da panelin ikinci etkili ismi Darwin skandalında da adı geçen Sayın Çiğdem Atakuman''dı. Diğer beş panelist 20''li yaşlarda gencecik insanlardı. Elli yaşında bir profesörü İstanbul''dan Ankara''ya getirterek huzurlarına çağırmakta hiçbir beis görmemişlerdi.

Başkan sözü aldı:

- Ali Bey, dedi, ben projeleri önceden okumam. Bana projenizi anlatır mısınız?

Biliyorum inanılır gibi değil ama aynen böyle söyledi. Sayın Çiğdem Atakuman o günü anımsar sanıyorum, kendisine de sorabilirsiniz. Dayanamayıp bunun nedenini sordum.

- Çünkü projelerden habersiz geldiğimde çok ilginç sorular soruyorum, başkalarının hiç dikkatini çekmeyen şeyleri görüyorum… Öyle değil mi arkadaşlar? diye sorup etrafındaki gençlere baktı onay bekleyerek.

Diğerleri, nerdeyse tek bir ağızdan,

- Evet efendim, öyle efendim, dediler, çok ilginç sorular soruyorsunuz…

Neden çağrıldığımı anlamıştım. Bu saygısızlık karşısında bana sadece susmak düşüyordu.

Projeyi anlatmam istendi. Anlattım. Başkan,

- Ali Bey, dedi, derslerinizde soracağınız sorulardan birkaçını rica edebilir miyim?

En ilginç bulduğum birkaç soruyu söyledim. Kısa bir sessizlik oldu. Başkan etrafına bakındı. Herhalde kendisinden soruların yanıtlarını beklediğimi sanmış olmalı ki, sinirli sinirli gülümseyerek,

- Eskiden olsaydı bunların hepsine şıp diye cevap verirdim, dedi, ama unuttum bu konuları şimdi…

Oysa sorularımın hepsi değme matematikçiyi zorlayacak sorulardı. Kendim uydurduğum bu soruların bazılarının yanıtını bulmak için günlerce düşünmüştüm. Bazılarınınkini de hiç bulamamıştım… Ben sadece "ne kadar güzel sorular değil mi, güzel olduklarını teyit edin, heyecanımı paylaşın" anlamına bakmıştım panelistlerin yüzüne. Oysa onlar soruları bile anlamamışlardı.(…)

Başkan konuyu değiştirdi:

- Ali Bey, dedi, bizim konseptimiz daha çok eğlence ve oyun içeren projeler…

- Olabilir… Benim konseptim de böyle… Farklılık güzel şeydir…

- Ama biz bu tür projelere destek vermiyoruz, bizim konseptimize uymuyor…

- Afedersiniz ama burası sizin konseptinizi destekleme derneği değil. Sizin konseptiniz yazmıyor şartnamede.

- Üzgünüz…"

"Kelime Oyunu"nda ödül alan yarışmacının olup biteni anlattığı televizyon programında Ali Nesin''e de bağlandılar. Nesin, "Açık Mektup"a henüz bir cevap gelmediğini söylüyordu.