
İlkini MÜSİAD Genel Merkezi’nde ikincisini MÜSİAD Ankara Şubesi’nde gerçekleştirdiğimiz Dijital Ekonomi Buluşmaları’nın üçüncüsü için MÜSİAD İzmir Şubesi’ndeydik. Yine son derece geniş katılımcı ve içerik olarak kapsamlı bu buluşmada Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Munyar ve TOBB-ETÜ Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Talha Yalta hocam ile beraber katılımcılarla 2 saati aşan bir sürede Türkiye’nin e-ihracatından finansman sorunlarına kadar pek çok konuyu interaktif bir şekilde değerlendirme fırsatı bulduk. MÜSİAD İzmir Şube Başkanı Gökhan Temur’un ev sahipliğindeki buluşmanın ana gündem maddelerinden birisi son dönemde e-ithalata ilişkin atılan adımlardı.
Yurtiçinde üretici olan ve ürünlerini hem yurtiçinde e-ticaret hem de yurt dışında e-ihracat yöntemi ile satmak isteyen iş insanları haksız rekabete yol açan ve ülke ekonomisine de doğrudan zarar veren platformlara yönelik Ticaret Bakanlığı’nın attığı adımları mutlulukla karşılamış görünüyorlar. Zira Türkiye’de vergi ödemeden, istihdam sağlamadan ve ihracata katkı sağlamadan sadece ithalata dayalı tüketimi tetikleyen bazı platformlara yönelik atılan son adımlar yurtiçi üreticilere bir nebze olsun nefes aldırmış görünüyor. Ancak toplantıya katılan pek çok sektör temsilcisi atılan bu adımlara kalıcı çözüm olarak görmüyor halen yürürlükte olan 6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun’un revize edilmesi için zaman kazandırdığını düşünüyor.
Bunun en önemli nedenlerinden birisi mevcut elektronik Pazar yerlerinin aldığı komisyonlar. Kanundaki düzenlemeler nedeni ile ortaya çıkan bazı yüksek maliyetlerin “komisyon oranı” artışı olarak satıcılara yansıdığı aşikar. Ayrıca üretici/satıcıları mikro ihracata yönlendiren platformlarla sadece satışa aracılık eden Pazar yerlerinin aynı regülasyona tabi olması da rekabeti olumsuz etkileyen faktörlerden bir tanesi. Zira işletmelerin daha rahat ve hızlı mikro ihracat yapabilmeleri için yapılması gereken yatırımların oldukça maliyetli olduğunu sanırım belirtmeye gerek yoktur.
Dijital Ekonomi Buluşmaları’nda hemen hemen herkesin hemfikir olduğu konu ise tüm dünyanın korumacı politikalar uyguladığı bir ortamda Türkiye’nin de kendisini koruması gerektiği.
Benim de bu toplantıda ısrarla üzerinde durduğum konu ise “sanayisizleşme” riski. Son dönemde Ticaret Bakanlığı’nın yapmış olduğu bazı regülasyonlar belirli kesimler tarafından “vatandaşın ucuza ürün alması engelleniyor” şeklinde speküle edilmeye çalışıldı. Ancak işin aslı çok başka çünkü bugün ucuza aldığımızı zannettiğimizin bir ürünün gerçek bedelini gelecekte sanayinin üretim kabiliyetini ve kapasitesini kaybederek öderiz.
Takdir edersiniz ki bir ürünün Çin devletinin sübvansiyonuyla Çin’deki üretim maliyetinin altında bir fiyatla Türkiye’de satılması ekonomimiz üzerinde pek çok açıdan risk oluşturan ve ekonomi güvenliğimizi doğrudan tehdit eden bir durum. Bu bakımdan o günün koşullarında doğru olan ve ihtiyaçlara cevap veren 6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun’un bugünün gerçeklerine göre revize edilmesi hususu büyük önem taşıyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.