Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) ne ifade ediyor?

04:0027/04/2019, Cumartesi
G: 27/04/2019, Cumartesi
Levent Yılmaz

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), uluslararası yatırım pozisyonunu şu şekilde tanımlıyor; bir ekonomideki yerleşik kişilerin yurt dışındaki yerleşik kişiler ile finansal alacakları ve yükümlülüklerin yanında; rezerv varlık olarak tutulan altın şeklindeki finansal varlıklarının belli bir tarihteki stok değerini gösteren ve aylık olarak yayınlanan istatistiki bir tablodur. Bu tanımlamadan yola çıktığımızda iki ayrı büyüklüğü ifade eden alacaklar ile yükümlülükler arasındaki farkı bilmek net

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), uluslararası yatırım pozisyonunu şu şekilde tanımlıyor; bir ekonomideki yerleşik kişilerin yurt dışındaki yerleşik kişiler ile finansal alacakları ve yükümlülüklerin yanında; rezerv varlık olarak tutulan altın şeklindeki finansal varlıklarının belli bir tarihteki stok değerini gösteren ve aylık olarak yayınlanan istatistiki bir tablodur. Bu tanımlamadan yola çıktığımızda iki ayrı büyüklüğü ifade eden alacaklar ile yükümlülükler arasındaki farkı bilmek net uluslararası yatırım pozisyonu verisine ulaşmak anlamına geliyor. O halde net uluslararası yatırım pozisyonunu; toplam finansal varlıklar ile toplam finansal yükümlülüklerin farkı yani Türkiye’nin yurt dışından alacaklarıyla, Türkiye’nin yurt dışına borçlarının net farkı olarak ifade etmek yanlış olmayacaktır.



UYP’NİN KAPSAMINDA NELER VAR?
UYP kapsamındaki hesaplamalara dahil edilen veriler şunlar. İlki; yatırımcının yerleşik olduğu ekonomi dışındaki bir ekonomide bir işletmenin yönetimini kontrol ettiği veya yönetiminde söz sahibi olduğu uzun vadeli yatırımları ifade eden “
doğrudan yatırımlar
”. İkincisi; hisse senedi ve borç senetlerine yapılan yatırımları içeren “
portföy yatırımları
”. TCMB bu hesaplamada bir ayrım yapıyor. Doğrudan yatırımlarda yatırımcının işletmenin sermayesinde % 10 ya da daha fazla paya sahip olması şartını arıyor. Üçüncüsü; para ve kur politikalarını desteklemek, piyasalara güven vermek, hükûmetin döviz cinsi üzerinden iç ve dış borç servisini gerçekleştirmek, dışsal şoklar karşı gerekli döviz likiditesini bulundurmak gibi amaçlara yönelik olarak parasal otorite tarafından kontrol edilen kullanıma hazır dış varlıkları ifade eden “
rezerv
varlıklar
”. İlk üçünün dışında kalan mevduat, krediler ve ticari krediler gibi diğer varlık ve yükümlülükler ise “
diğer
varlıklar
” kaleminde takip ediliyor.
PEKİ UYP NE ANLAM İFADE EDİYOR?

UYP’yi hesaplarken toplam varlıklardan toplam yükümlülükleri çıkarıyoruz. Sonuç eğer eksi çıkıyorsa UYP açığı anlamına geliyor, artı çıkarsa UYP fazla veriyor diyoruz. Elbette bir ekonomi için beklenen şey fazla vermek. Yani varlıkların yükümlülüklerden fazla olması. Ancak maalesef Türkiye bu anlamda açık veren bir ülke ve dönem dönem bu açıklar yakından izlenmesi gereken rakamlara yükselebiliyor.

UYP açığının dış borç ile ilgisi yoktur. Ancak bir dönem IMF, bir ülkenin Uluslararası Döviz Pozisyonu açığının milli gelirinin yüzde 40’ını geçmemesi gerektiği yönünde bir ilkesi vardı ve eğer açık milli gelirin yüzde 50’sini geçer ise, o ülke IMF tarafından “riskli ülke“ olarak değerlendiriliyordu. Bu açından UYP verisi o dönemlerde çok yakından takip edilen bir veriydi. Her ne kadar son dönemde gündeme gelmese de “ekonomi güvenliği” açısından bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin yakından izlemesi gereken bir veri olduğunu düşünüyorum.

UYP’DE SON DURUM NE?

UYP’de son veriler 2019 Şubat ayına ait. TCMB hesaplamalarına göre 2019 Şubat sonu itibarıyla, Türkiye’nin yurtdışı varlıkları, 2018 yıl sonuna göre % 4 oranında artışla 243,6 milyar ABD doları, yükümlülükleri ise % 3,3 oranında artışla 606,5 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiş. 2018 yıl sonunda –353,1 milyar ABD doları olan UYP açığı 2019 Şubat sonunda –362,9 milyar ABD doları seviyesine gelmiş. Türkiye’nin 2018 yılı için Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) rakamı 851 Milyar Dolar civarında. Bu halde UYP/GSYİH oranı yüzde 42,6 olarak gerçekleşmiş durumda.

#TCMB
#IMF
#GSYİH
#UYP